Haber Detayı
Yapıcıoğlu: Rapora 'evet' oyu kullandık ancak eleştirilerimizi de dile getirdik!
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Rûdaw TV canlı yayınına katılarak Meclis Komisyonu raporu, Kürt meselesinin çözümüne dair önemli açıklamalarda bulundu. Yapıcıoğlu, şiddet olayları ile asırlık Kürt meselesinin birbirine karıştırılmaması gerektiğini vurguladı.
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Rûdaw TV'de gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Parlamento komisyonundaki görüşmelere ve hazırlanan ortak rapora dair partisinin tutumunu detaylandıran Yapıcıoğlu, çözümün önündeki engellere ve atılması gereken adımlara dikkat çekti.
Önerilerini daha önce 50 sayfalık bir rapor olarak komisyona sunduklarını ifade eden Yapıcıoğlu, “Tüm partilerin raporlarını okuduk, raporların birbirinden çok uzak, çok farklı olduğunu gördük.
Ancak ortaya çıkan bu ortak rapor, belki de hiçbir partinin fikir ve düşüncelerine veya beklentilerine uymadı.
Çünkü partilerin raporları birbirinden farklıydı, birbirinden uzaktı.
Bu yüzden bu ortak rapor belki de her partinin raporundan bir parça barındırıyor.
Biz de rapora 'evet' oyu kullandık.
Ancak eleştirilerimizi de dile getirdik.
Bizim gibi diğer birçok parti de raporda kendi fikirlerine uymayan maddelerde eleştirilerini dile getirdi." “Kürtler ve Türkler bu cumhuriyeti birlikte kurdular ama Kürtler yok sayıldı” Kürt meselesi ile şiddet sorunun bir birinden ayrılması gerektiğine vurgu yapan Yapıcıoğlu, şöyle devam etti: “Kürt meselesi 100 yılı aşkın süredir devam ediyor.
Ancak bu son dönemdeki şiddet 40 yıldır var, o yokken de Kürt meselesi vardı.
Hatta o silahlı çatışmalar şiddetlenmeden önce de.
Kürtler ve Türkler bu cumhuriyeti birlikte kurdular.
Ancak üzerinden birkaç yıl geçtikten sonra Kürtler yok sayıldı, dilleri yasaklandı, varlıkları inkâr edildi.
Ve Kürt meselesi zorlu bir aşamaya geldi.
Belki de yüz binlerce insan canını verdi.
Ancak bu iki konu birbirine karıştırıldığında çözümün önünde büyük bir engel ortaya çıkıyor.
Bu iki meselenin birbirinden ayrı görülmesi gerektiğini söyledik ve her ikisinin çözümü de birbirinden farklıdır.
Ancak maalesef komisyon sadece PKK'nın lağvedilmesini ve silah bırakmasını kendine bir amaç olarak belirledi ve bunun üzerinde çalıştı.” “Geçmişte yapılan yanlışlar bir daha tekrarlanmamalı, kabul edilmeli ve özür dilenmeli” Silahların devreden çıkmasının önemine değinen Yapıcıoğlu, şiddetin ortadan kalkması halinde dil hakları ve anayasal vatandaşlık gibi temel meselelerin, önümüzdeki 1-2 yıllık süreçte siyaset zemininde çok daha rahat konuşulabileceğine inandığını dile getirdi.
Kürtlere karşı geçmişte işlenen suçlar, köylerin yakılması ve işkencelerle ilgili devletin özür dileyip dilemeyeceği sorusuna yanıt veren Yapıcıoğlu, "Bu bizim talebimizdir.
Geçmişte yapılan bu yanlışların, hataların ve zulümlerin bir daha tekrarlanmaması için kabul edilmesi ve özür dilenmesi gerektiğini söylüyoruz.
Ancak devletin, yaşanan bu şiddeti bir 'güvenlik mecburiyeti' olarak adlandırıp özür dilemekten uzak durma ihtimali de maalesef görünüyor." dedi. “PKK bir örgüttür tüm Kürtlerin temsilcisi değildir” Sürecin sadece örgütün silah bırakmasına indirgenmesinin büyük bir hata olacağının altını çizen HÜDA PAR Genel Başkanı, şu uyarılarda bulundu: "İlk günden beri söylüyoruz; PKK bir örgüttür ama tüm Kürtlerin temsilcisi değildir.
On milyonlarca Kürt, pek çok farklı siyasi parti, kurum ve şahsiyet var.
Bu mesele sadece PKK'nin silah bırakması olarak adlandırılır ve sorun tamamen çözülmüş gibi sunulursa, bunu asla kabul etmeyiz.
Eğer devlet çözümde samimiyse, meselenin muhatabının tüm Kürtler olduğunu kabul etmeli ve buna uygun sahici adımlar atmalıdır." Bazı medya organlarında çıkan eksik bilgilendirmelere de tepki gösteren Yapıcıoğlu, HÜDA PAR'ın komisyon raporuna eleştirilerini mahfuz tutarak "Evet" oyu verdiğini kamuoyunun bilgisine sundu.