Haber Detayı

Mehmet Şimşek: Dezenflasyonda, Enflasyonun Aşağı Yönlü İnmesinde Bir Bozulma Yok
Ekonomi haberler.com
20/02/2026 13:34 (3 saat önce)

Mehmet Şimşek: Dezenflasyonda, Enflasyonun Aşağı Yönlü İnmesinde Bir Bozulma Yok

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, enflasyonda aşağı yönlü seyrin sürdüğünü vurgulayarak, "Bir yavaşlamadan bahsedilebilir. Fakat sebebine inmek lazım. Eğer gerçekten gıda ağırlıklıysa, mevsimsel etkilerle yüksek bir rakam geldiyse onu doğru okumak lazım. Dezenflasyonda, enflasyonun aşağı yönlü inmesinde bir bozulma yok" dedi. Şimşek, ocak ayındaki yüksek faiz ödemelerinin 2016’da ihraç edilen TÜFE endeksli bir iç borç senedinin vadesinden kaynaklandığını belirterek, "Faiz ödemelerinin yüzde 53’ü tek bir kâğıdın vadesinin dolmasından kaynaklanıyor. Yıllarca bu faizi ödememişsiniz. Enflasyon farkı faiz olarak birikmiş, birikmiş, ocak ayına denk gelmiş. Kalkıp buradan bir hikâye üretmek için ya cahil olmak lazım ya da kötü niyetli olmak lazım" ifadesini kullandı.

(ANKARA) - Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, enflasyonda aşağı yönlü seyrin sürdüğünü vurgulayarak, "Bir yavaşlamadan bahsedilebilir.

Fakat sebebine inmek lazım.

Eğer gerçekten gıda ağırlıklıysa, mevsimsel etkilerle yüksek bir rakam geldiyse onu doğru okumak lazım.

Dezenflasyonda, enflasyonun aşağı yönlü inmesinde bir bozulma yok" dedi.

Şimşek, ocak ayındaki yüksek faiz ödemelerinin 2016'da ihraç edilen TÜFE endeksli bir iç borç senedinin vadesinden kaynaklandığını belirterek, "Faiz ödemelerinin yüzde 53'ü tek bir kağıdın vadesinin dolmasından kaynaklanıyor.

Yıllarca bu faizi ödememişsiniz.

Enflasyon farkı faiz olarak birikmiş, birikmiş, ocak ayına denk gelmiş.

Kalkıp buradan bir hikaye üretmek için ya cahil olmak lazım ya da kötü niyetli olmak lazım" ifadesini kullandı.Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, NTV'de ekonomi ve maliye politikalarında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Küresel ekonominin görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, "Geçen sene küresel ekonomi yüzde 3,3 civarı büyüdü" ifadelerini kullandı.İçinden geçilen konjonktür dikkate alındığında büyümeyi "oldukça da makul ve dirençli bir büyüme" olarak tanımlayabileceklerini belirten Şimşek, "Bu muhtemelen bu sene de devam eder.

Yani büyüme ılımlı bir seyir izleyecek.

Ama risk iştahı büyümeye göre güçlü.

Çünkü gelişmekte olan ülkeler daha hızlı büyüyor" dedi.Enerji fiyatlarına ilişkin olarak, "İran'la ilgili belirsizlik olmasaydı çok büyük ihtimalle petrol fiyatları 60'lı dolarları aşmazdı" diyen Şimşek, mevcut artışların büyük oranda İran riskinin fiyatlanmasından kaynaklandığını, bunun da geçici bir riskin fiyatlanması olduğunu söyledi. "Belirsizliklerin olduğu bir coğrafya ama politikaya ilişkin öngörülebilirlikte ciddi bir artış var" Şimşek, yurt dışında yabancı yatırımcılar ile temaslarında yoğun bir ilgiyle karşılaştıklarını kaydederek, "İlk defa bu kadar yoğun ilgi görüyorum.

Yani gerçekten bu yoğunluktaki ilgiyi en son 2013 yılında hatırlıyorum" dedi.

Türkiye'nin güçlü bir hikayesi olduğunu söyleyen Şimşek, şu değerlendirmeyi yaptı:"Bir dezenflasyon var.

Büyüme çok dirençli bizde.

Yani bu kadar sıkı para politikasına, sıkı maliye politikasına rağmen büyüme çok güçlü seyretti.

Bir dezenflasyon var.

Büyüme çok dirençli bizde.

Sıkı para ve maliye politikasına rağmen büyüme çok güçlü seyretti.

Türkiye bir süredir, politikalarında oldukça tutarlı.

Belirsizliklerin olduğu bir coğrafya ama politikaya ilişkin öngörülebilirlikte ciddi bir artış var.

Dolayısıyla dayanıklı bir yapı var.

Bugünkü konjonktüre göre güçlü bir büyüme var."Bütçe disiplinin çok hızlı bir şekilde sağlandığını dile getiren Şimşek, "Büyük bir deprem felaketinin yaralarını sardık.

EYT'nin etkilerini önemli ölçüde yönettik, telafi ettik.

Bütün bunlara rağmen bütçe açığının milli gelire oranı geçen sene yüzde 2,9'a düştü.

Gelişmekte olan ülkelerde ortalama yüzde 6,3.

Borcumuz gelişmekte olan ülkelerin borcunun üçte birinden az" dedi. "Bütçe açığı yüzde 3'ün altına indirildi" Bütçe dengesine ilişkin konuşan Şimşek, "Bütçe açığının yüzde 5'in üzerinden yüzde 3'ün altına düşürülmesi bu önemli bir başarı.

Geçen sene faiz dışı fazlaya geçtik.

Milli gelirin yüzde 0,4'ü kadar faiz dışı fazla verdik" ifadelerini kullandı.Şimşek, borçlanma stratejisindeki değişime dikkati çekerek, "Bu sene ilk çeyrekte 100 lira Hazine borç ödeyecek, 80 lira borç alacak.

Yılın tamamında da 100 liralık borç ödemeye karşılık daha az borç alınacak" dedi. "Cari açık yüzde 5,5'ten yüzde 0,8'e düştü" Şimşek, 2023'te cari açığın milli gelire oranının yüzde 5,5'lere kadar çıktığını ifade ederek, "Şimdi o oran 2024'te yüzde 0,8'e düştü" dedi.

Altın hariç Türkiye'nin 2024'te cari fazla verdiğini kaydeden Şimşek, 2025'te ise altın hariç cari açığın yüzde 0,3 olduğunu ve bunun sıfıra yakın olduğunu söyledi.

Dış borç oranındaki düşüşe de değinen Şimşek, "Türkiye'nin dış borcunun milli gelire oranı yüzde 50'nin üzerinden yüzde 35'lere, 36 yani 37 civarına kadar indi" dedi.KKM'nin dış kırılganlığı artıran bir yükümlülük olduğunu ifade eden Şimşek, bu yükün ortadan kalkmasının önemli olduğunu söyledi.

Şimşek, "Zirvede 2023'ün ortasında 143 milyar dolara çıkan KKM stoku büyük oranda kalktı" diye belirtti. "Dezenflasyonda, enflasyonun aşağı yönlü inmesinde bir bozulma yok" Şimşek, enflasyonla mücadelenin hükümetin "en temel önceliği" olduğunu kaydederek, "Zaten diğer makro sorunlarda önemli ölçüde ilerleme sağlandı.

Şu anda bizim iki gündem maddemiz var.

Yapısal dönüşüm yani kazanımları kalıcı hale getirmek.

Diğeri de dezenflasyon yani enflasyonla mücadele.

Bu bizim şu anda en temel önceliğimiz" ifadelerini kullandı.Ocak ve şubat ayı verilerine ilişkin değerlendirmede bulunan Şimşek, "1-2 aylık veriler üzerinden tabii ki değerlendirme yapmak herkesin takdiri.

Biz ocak ayı, şubat ayı çok iyi gelseydi de bu konudaki kararlı uygulamalarda bir gevşemeye gitmeyecektik" dedi.Son verilerde bir yavaşlamadan söz edilebileceğini ancak bunun geçici faktörlerden kaynaklanabileceğini belirten Şimşek, şunları söyledi:"Burada aslında dezenflasyonda bir bozulma yok.

Bir yavaşlamadan bahsedilebilir.

Fakat sebebine inmek lazım.

Eğer gerçekten gıda ağırlıklıysa, mevsimsel etkilerle yüksek bir rakam geldiyse onu doğru okumak lazım.

Yani dezenflasyonda, enflasyonun aşağı yönlü inmesinde bir bozulma yok."Gıda enflasyonuna dikkati çeken Şimşek, "Ocak ayına baktığınız zaman gıda enflasyonu tarihi ortalamaların neredeyse iki katına yakındır. 6,6 civarıydı diye hatırlıyorum.

Ama 20-25 yıllık ortalamalara bakarsanız 3,7-3,8 civarında.

Dolayısıyla bu senenin ocak ayı gıda enflasyonu geçmiş 20 yıllık ortalamanın neredeyse 2 katına yakın.

Bu sene yağışlar çok iyi.

Yakın tarihin en iyi yağışının olduğu bir dönemin içindeyiz.

Eğer artış gıda kaynaklıysa, özellikle taze sebze meyve etkili olduysa, önümüzdeki aylarda geçmiş dönem ortalamalarının altına düşebilir" ifadelerini kullandı. "Program sadece para politikasından ibaret değil" Şimşek, enflasyonla mücadelede tek aracın sıkı para politikası olmadığını aktararak, maliye politikasının güçlü biçimde devrede olduğunu ifade etti.

Şimşek, "Yeniden değerleme oranını yüzde 25 olarak değil, yüzde 19'un altında belirledik.

Akaryakıt, tütün, alkollü içeceklerde maktu vergileri normalde 6 ayda bir artırmanız lazım.

Onu o boyutta yapmadık. yüzde 6-7 civarında artırdık.

Maliye politikasının çok güçlü bir şekilde devreye girdiği bir dönemdeyiz" diye konuştu. "Biz hayat pahalılığını arz yönlü tedbirlerle de çözüyoruz" Arz yönlü politikalara da dikkati çeken Şimşek, konut arzının artırılmasının kira enflasyonu açısından kritik olduğunu belirtti.

Deprem bölgesinde 455 bin konutun teslim edildiğini, 166 bin konutun daha tamamlanacağını ifade eden Şimşek, "600-620 bin konut deprem bölgesinde tamamlanmış olacak.

Deprem bölgesinde kiralarda reel artış yok, reel düşüşler var" ifadelerini kullandı.Daha önce kararı alınan 250 bin sosyal konuta ek olarak 500 bin sosyal konut için program başlatıldığını belirten Şimşek, "Önümüzdeki 2-3 yıl içerisinde 750 bin sosyal konut vatandaşımıza sunulmuş olacak.

Dolayısıyla biz hayat pahalılığını arz yönlü tedbirlerle de çözüyoruz" dedi.Gıda arzının artırılmasının öncelikli alanlardan biri olduğunu vurgulayan Şimşek, "Toplulaştırma, sulama, tarladan tüketiciye zincirin desteklenmesi öncelikli. 45 organize tarım bölgesi devreye alınacak. 14'ünü devreye alıyoruz, aldık" ifadelerini kullandı. "Faiz ödemelerinin yüzde 53'ü 2016'da ihraç edilen kağıttan" Ocak ayındaki yüksek faiz ödemelerine ilişkin de konuşan Şimşek, 2016'dan itibaren dönem dönem yeniden ihraç edilen TÜFE endeksli iç borç senetlerine işaret ederek, bu kağıtlarda enflasyon farkının vade sonunda ödendiğini söyledi.

Şimşek, şu ifadeleri kullandı:"Ocak ayı faiz ödemelerinin yüzde 53'ü bir tek kağıdın vadesinin dolmasından kaynaklanıyor.

O da 2016'da ihraç edilmiş.

Yıllarca bu faizi ödememişsiniz.

Enflasyon farkı faiz olarak birikmiş, birikmiş, ocak ayına denk gelmiş.

Kalkıp buradan bir hikaye üretmek için ya cahil olmak lazım ya da kötü niyetli olmak lazım.

Bugün ödediğimiz faiz dün verdiğimiz kararın bir sonucu değil ki.

Geçmişte borcun yapısı önemli.

Ne tür kağıtlar satmışsınız? 2002-2025 ortalamasında faiz ödemelerinin milli gelire oranı yüzde 4,4. 2026'da ne kadar ödeyeceğiz?

Yüzde 3,5 civarında.

Uzun vadeli ortalamaların üzerinde değiliz." "Yeni bir vergi artışı gündemimizde yok" Şimşek, bu yıl yeni bir vergi artışı olup olmayacağına ilişkin soruya, "Gelir vergisinde, kurumlar vergisinde, KDV'de şu anda bir çalışmamız yok.

Gündemimizde bir vergi artışı yok" yanıtını verdi.Vergi politikalarında iki öncelikleri olduğunu söyleyen Şimşek, bunları "vergide etkililik" ve "vergide adalet" olarak sıraladı.

Vergi harcamalarının milli gelire oranının 2023'te yüzde 6,5 olduğunu, 2024'te yüzde 6,2'ye, 2025'te yüzde 5,1'e düştüğünü dile getiren Şimşek, "2028'de hedef 4-4,1'e indirmek.

Dolayısıyla vergi harcamalarını ciddi bir şekilde azaltıyoruz.

Bu programın başında dolaylı vergilerin toplam vergilere oranı yüzde 66 civarıydı.

Geçen sene yüzde 62'ye düştü.

Yani uzun bir süredir ilk defa dolaylı vergilerin toplam vergilere oranı düştü" diye konuştu.

İlgili Sitenin Haberleri