Haber Detayı
ABD’nin Suriye’deki serüveni: Vekalet savaşlarından tahliye uçaklarına
15 yıl, üç farklı ABD başkanı ve sayısız zikzak... 2011’de diplomatik tahliyeyle başlayan ABD'nin Suriye defteri, son bin askerin vedasıyla kapanmak üzere. Obama’nın "kırmızı çizgilerinden" Trump’ın "kesin dönüş" planına uzanan süreç, ABD’nin Orta Doğu’daki en uzun askeri sayfalarından bir tanesi.
2011 yılında Şam’daki büyükelçilik bayrağının sessizce indirilmesiyle başlayan ve on beş yıl boyunca "girmeli miyiz, kalmalı mıyız?" ikilemi arasında savrulan ABD’nin Suriye stratejisi yeni bir aşamaya geçiyor.Obama’nın tozlu raflarda kalan "kırmızı çizgilerinden" Trump’ın sarsıcı tweetlerine, IŞİD ile verilen kanlı mücadeleden petrol sahalarındaki stratejik bekleyişe kadar uzanan devasa bir belirsizlikler silsilesinin ardından sona eriyor gibi gözüküyor.Süreç, El-Tanf ve Şeddadi gibi kritik üslerin yerel güçlere devriyle birlikte, "modern Amerikan dış politikasının en tartışmalı askeri serüveni" unvanıyla nihai sonuna ulaşıyor.
Peki on beş yılda neler yaşandı?
Odatv derledi...2011: MÜDAHALE Mİ, İHMAL Mİ?Savaşın ilk yılında ABD medyasında "çekilme" değil, "girmeme" tartışmaları hakimdi.
The New York Times ve Washington Post, Obama yönetiminin dönemin Suriye Cumhurbaşkanı Esad'a yönelik "gitmeli" çağrılarını manşet yaparken, bir yandan da Irak ve Afganistan tecrübeleri sonrası "sahaya asker sürmekten kaçınma" stratejisini "stratejik sabır" olarak nitelendiriyordu.
Medya, o dönemde asker çekmeyi değil, diplomatların Şam’dan tahliye edilmesini (Ekim 2011) ana gündem maddesi yaptı.2012: KIRMIZI ÇİZGİLER VE DOLAYLI DESTEK2012'de, ABD basınında Obama’nın "kırmızı çizgi" (kimyasal silah) açıklaması yankı buldu.
Esad bunu hiçbir zaman kabul etmedi.
Medya, Pentagon’un Suriye'ye doğrudan asker gönderme konusundaki isteksizliğini analiz ederken, CIA’in muhaliflere yönelik gizli yardım programları üzerinden "dolaylı müdahale" haberlerine odaklandı.
Çekilme tartışması henüz literatürde yoktu çünkü resmi bir askeri varlık söz konusu değildi.2013: KİMYASAL KRİZ VE GİRMEME KARARIGuta’daki kimyasal saldırı iddiası sonrası CNN ve Fox News gibi kanallar günlerce "Müdahale ne zaman?" sorusunu sordu.
Ancak Rusya ile yapılan anlaşma sonrası ABD medyasında "Obama’nın geri adımı" ve "Suriye bataklığına girmeme kararlılığı" temaları işlendi.
Medya, ABD'nin sahada fiziksel bir iz bırakmaktan kaçınmasını "bir tür önleyici geri çekilme" olarak yorumluyordu.2014: IŞİD TEHDİDİ VE İLK "BOTLAR"Arşivlerde 2014, ABD'nin Suriye'ye geri dönüş yılı olarak geçer.
Wall Street Journal, ABD hava saldırılarının başladığını duyururken, medyadaki tartışmalar "mission creep" (görev kayması) üzerine yoğunlaştı.
Küçük çaplı askeri danışman gruplarının sahaya inmesiyle, çekilme tartışmaları yerini "bu savaşın sonu nereye varacak?" sorularına bıraktı.2015: ÖZEL KUVVETLER VE "KISITLI MEVCUDİYET"Ekim ayında Obama’nın yaklaşık 50 Özel Kuvvet askerini Suriye’nin kuzeyine gönderme kararı, medyada "stratejik bir kırılma" olarak görüldü.
The Guardian US ve Politico, bu küçük gücün orada kalıcı olup olmayacağını sorgularken, yönetimin "karada muharip güç olmayacak" vaadi ile bu sevkiyat arasındaki çelişkiyi "sınırlı ama riskli bir angajman" olarak manşetlere taşıdı.2016: SAYI ARTIŞI VE "ÇIKIŞ STRATEJİSİ" YOKSUNLUĞUSahadaki asker sayısının 300-500 bandına çıkmasıyla birlikte, muhafazakar medya (örneğin National Review) yönetimi "net bir çıkış stratejisi olmamakla" suçladı.
Haberler, Rakka operasyonu hazırlıklarına odaklanırken, bir yandan da bu askeri varlığın ne zaman sonlanacağına dair Pentagon’dan gelen "ucu açık takvim" açıklamalarını eleştiriyordu.2017: TRUMP DÖNEMİ VE İLK SİNYALLERTrump’ın göreve gelmesiyle medya tonu değişti.
Nisan ayındaki Şayrat saldırısı sonrası Time ve Newsweek, Trump’ın "önce Amerika" vizyonu ile Suriye’deki askeri varlık arasındaki gerilimi analiz etti.
Yıl sonunda IŞİD'in geriletilmesiyle birlikte, sağ kanat medyada "Zafer kazanıldı, askerler ne zaman dönecek?" haberleri ilk kez yüksek sesle duyulmaya başlandı.2018: İLK "ŞOK" ÇEKİLME KARARIABD medya tarihinin en hareketli yıllarından biriydi.
Trump’ın Mart ayında "Suriye'den çok yakında çıkacağız" açıklaması ve ardından Aralık ayında attığı "IŞİD'i yendik, eve dönüyoruz" tweeti medyada deprem etkisi yarattı.
The New York Times, Savunma Bakanı Jim Mattis’in bu karar üzerine istifasını "bir devrin sonu" olarak duyururken, televizyon kanalları saatlerce "kaotik çekilme" senaryolarını tartıştı.2019: KISMİ ÇEKİLME VE "PETROLÜ TUTMAK"Ekim 2019'da Türkiye'nin operasyonu öncesi Trump’ın sınır bölgelerinden asker çekme kararı, medyada "Kürt müttefiklerin terk edilmesi" başlıklarıyla geniş yer buldu.
Ancak hemen ardından gelen "Petrol alanlarını korumak için asker kalacak" haberleri, Associated Press gibi ajanslar tarafından "çekilme değil, yeniden konumlanma" şeklinde düzeltildi.
Medya, ABD'nin stratejisindeki tutarsızlığı "kafa karıştırıcı manevralar" olarak niteledi.2020: PANDEMİ VE "UNUTULAN SAVAŞ"2020 yılında medya odağı COVID-19 ve seçimlere kaysa da, Military Times gibi yayınlar Suriye’deki yaklaşık 900 askerin varlığını koruduğunu bildirdi.
Trump’ın seçim kampanyası sürecinde "Suriye’den askerlerimizi getirdik" iddiaları, ana akım medya tarafından "faktör kontrolü" (fact-check) yapılarak, aslında askerlerin sadece yer değiştirdiği haberleriyle yalanlandı.2021: BİDEN YÖNETİMİ VE "DURUM DEĞERLENDİRMESİ"Joe Biden’ın göreve gelmesiyle birlikte medyada "Syria Policy Review" (Suriye Politika İncelemesi) haberleri çıktı.
Politico, Biden ekibinin Afganistan’dan çekilme sonrası Suriye’den de çıkıp çıkmayacağını sorguladı.
Ancak Pentagon’un "Şu an için bir çekilme planı yok" açıklaması, medyanın "Suriye'de statüko devam ediyor" sonucuna varmasına neden oldu.2022: İRAN DESTEKLİ GRUPLAR VE GÜVENLİK TARTIŞMASIABD üslerine yönelik artan SİHA saldırıları, medyada "Askerlerimiz orada hedef tahtası mı?" sorusunu gündeme getirdi.
NBC News ve CBS, askerlerin güvenliğini sorgulayan haberler yaparken, çekilme tartışmaları "stratejik gereklilik"ten ziyade "can güvenliği" üzerinden yeniden alevlendi.
Ancak resmi bir çekilme haberi manşetlere girmedi.2023: "SONSUZ SAVAŞ" ELEŞTİRİLERİKongre’deki bazı Cumhuriyetçi ve Demokrat vekillerin "Suriye’den asker çekme" tasarısını oylamaya sunması medyada geniş yankı buldu.
Tasarı reddedilse de, The Hill gibi yayınlar bu oylamayı "Amerikan halkının Suriye’deki varlıktan duyduğu yorgunluğun bir yansıması" olarak okuyucularına aktardı.
Haberler daha çok "kalmalı mıyız, gitmeli miyiz?" ekseninde şekillendi.2024: ESAD'IN ÇÖKÜŞÜ VE GEÇİCİ TAKVİYE2024’ün son aylarında Şam’daki rejim değişikliği sonrası medyadaki manşetler radikal bir dönüş yaşadı.
Reuters ve NYT, Pentagon’un geçiş sürecini yönetmek için asker sayısını geçici olarak 2 bine çıkardığını duyurdu.
Ancak Aralık 2024 itibarıyla "Misyon tamamlandı mı?" başlıkları, Esad sonrası yeni dönemin ilk habercisi oldu.2025: İKİNCİ TRUMP DÖNEMİ VE "KESİN DÖNÜŞ" PLANITrump'ın yeniden seçilmesiyle birlikte Ocak ve Şubat aylarında NBC News, Pentagon'un 30, 60 ve 90 günlük çekilme planları hazırladığını özel haber olarak geçti.
Medya, "Bu kez gerçekten gidiyorlar" tonuyla, ABD'nin Suriye'deki askeri üs sayısını hızla azalttığına dair uydu görüntülerini ve saha raporlarını paylaşmaya başladı.2026: NİHAİ VEDA VE "SON BOT"Şu an içinde bulunduğumuz 2026 Şubat ayında, Wall Street Journal (18 Şubat 2026) ABD’nin Suriye’deki son bin askerini de iki ay içinde çekeceğini duyurdu.
Medyadaki haberler artık "çekilme ihtimali" değil, El-Tanf ve Şeddadi gibi stratejik üslerin yerel güçlere veya yeni Suriye yönetimine devredilme törenlerine odaklanmış durumda.
Gazeteler bu durumu "On yıllık bir askeri serüvenin son perdesi" olarak yorumluyor.