Haber Detayı

Dervişoğlu'ndan rapor tepkisi: Sakladıklarıyla okumalıyız
Gündem nefes.com.tr
20/02/2026 16:25 (2 saat önce)

Dervişoğlu'ndan rapor tepkisi: Sakladıklarıyla okumalıyız

İYİ Parti lideri Dervişoğlu, süreç komisyonu tarafından hazırlanan rapora tepki göstererek "Raporu sadece yazdıklarıyla değil, sakladıklarıyla da okumalıyız. Dünyanın her yerinde aynı senaryoyu gördük" dedi.

MAHİR BAĞIŞ / NEFESİYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı rapora ilişkin detaylı bir açıklama yaptı.Konuşmasında hem CHP’ye hem de MHP’ye yüklenen Dervişoğlu, şunları kaydetti:'RAPOR, PKK’NIN SİLAH BIRAKMADIĞINI AÇIKÇA İTİRAF ETMEKTEDİR'“Rapor diye okuduğumuz satırlarsa, Cumhuriyet Devletine 100 yıllık zulüm düzeni diyenlerle, 100 yıllık reklam arası diyenlerin uzlaştığı metindir.

Buna sözcülük ve paratonerlik yapmaksa, 57 yıllık MHP ile Cumhuriyeti kuran tüzel kişilik olduğunu iddia eden CHP’ne düşmüştür.

Bu organize ihaneti meşrulaştırmak ve topluma benimsetmek, sürecin sonunda ortaya çıkması muhtemel milli felaketten onları muaf kılmayacaktır.

Rapor, PKK’nın silah bırakmadığını açıkça itiraf etmektedir.

Sözde komisyondan bağımsız olarak, Türk Milletinin bütününün kayıtsız ve şartsız arzu ettiği bu bahis dahi gerçekleşmediyse, o siyasi partiler, raporun altına imza atanlar ve görüşü alınan onca kişi, aylarca ne yapmıştır? 40 sene boyunca büyük bir millî fedakârlık ve toplumsal hassasiyetle yürütülen terörle mücadele döneminin bile satır aralarında küçümsendiği görülmektedir.

Metinde yazılanlardan ziyade, ulaşılmak istenen hedef ve bu yolda yapılmak istenenler önemlidir.

Çünkü Erdoğan, kurmak istediği yeni iktidar mimarisinin yasal, kurumsal ve toplumsal onayını almak için açıktır ki, bir düzenek kurmuş ve 51 benzemezi de istediği şekle sokmuştur.'İHANETİN ZAMANAŞIMI YOKTUR'Tarih kaydetmiştir.

Türk milleti not etmiştir ve her zaman söylediğim gibi ihanetin zamanaşımı yoktur.

Komisyoncuların raporunda Türkiye’nin Üniter Yapısını gevşetecek, Ulus Devlet anlayışını tartışmaya açacak, çok kurnazca yerleştirilmiş ifadeler vardır.'BU DEVLET VATANDAŞININ ONURUNU KÖKENİNE GÖRE Mİ KORUYACAK?'‘Türkler, Kürtler, Araplar ve diğer kardeş halklar’ denilerek Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını tek bir millet olarak değil, etnik toplulukların toplamı gibi tanımlama gafletine düşülmüştür. ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına, Türk Milleti denir.’ Bunu söyleyen ben değil, Mustafa Kemal Atatürk’tür.

Komisyoncu rapor diyor ki; ‘Kürt’ün onuru, Türk’ün gururu korunmalı.’ Bu Numan Kurtulmuş’un sıklıkla tekrarladığı bir ifadedir.

Bu devlet vatandaşının onurunu ve gururunu etnik kökenine göre mi koruyacaktır?

IRAK, SURİYE, LÜBNAN BENZETMESİRaporu sadece yazdıklarıyla değil, sakladıklarıyla da okumalıyız.

Dünyanın her yerinde aynı senaryoyu gördük.

Önce terörü bitirme söylemi gelir.

Sonra ‘çok kimlikli toplum’ dili gelir.

Sonra yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, özel hukuk düzenlemeleri, peşinden af tartışmaları.

En sonunda da devletin yapısı tartışmaya açılır.

Benzerlerini Irak’ta, Suriye’de, Lübnan’da ve Balkanlarda gördük.

Şimdi aynı kavram setleri Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin önüne konuyor.'MERKEZİ DEVLETİ ZAYIFLAT, KİMLİK SİYASETİNİ KURUMSALLAŞTIR'Bu rapor Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını tek bir millet olarak değil, kardeş halklar, topluluklar, kimlikler toplamı olarak tanımlayan şifreli bir dil kullanıyor.

Eğer bu dili kabul ederseniz, hiçbir şüpheye yer yoktur ki yarın anayasanın vatandaşlık tanımı tartışılır.

Öbür gün yerel özerklik konuşulur.

Sonra da federasyon masaya gelir.

Merkezi devleti zayıflat ve kimlik siyasetini kurumsallaştır.

Senaryo budur.

İhanet sürecinin sonuna kadar karşısında olacağız.”

İlgili Sitenin Haberleri