Haber Detayı

Bakan Yumaklı: İlk aşamada 30 milyar liralık bir tarımsal krediye teminat sağlanacak
Sektör ekonomigazetesi.com
20/02/2026 16:25 (3 saat önce)

Bakan Yumaklı: İlk aşamada 30 milyar liralık bir tarımsal krediye teminat sağlanacak

Tarım Kefalet Destek Programı Tanıtımı ve İmza Töreni'nde konuşan Bakan Yumaklı, "İlk aşamada 30 milyar liralık bir tarımsal krediye teminat sağlanacak. İlerleyen dönemlerde hem bütçenin artmasını hem de mevcutta bu konuya ilgi duyan bankalarımızın, finans kuruluşlarımızın buna katılımını bekliyoruz." dedi.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla Tarım Kefalet Destek Programı Tanıtımı ve İmza Töreni, İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlendi.

Sekiz kamu ve özel bankanın yer aldığı program kapsamında, ilk aşamada 30 milyar liralık tarımsal krediye teminat sağlanacak.

Tödende konuşan Bakan Yumaklı, tarımı sadece bir sektör olarak ele almanın yanılgı olacağını belirterek, "Ülkelerin istiklali ve istikbali için son derece önemli bir başlıktır.

Sosyal ve stratejik güvenliğin de aynı zamanda temelidir.

Gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, istihdam, ihracat kapasitesi bunların hepsi doğrudan tarım sektörünün gücüyle alakalıdır." diye konuştu.

Yumaklı, sürdürülebilir bir üretimin olabilmesi için arazi, emek ve sermaye üçlüsünün eşgüdüm içerisinde çalışması gerektiğine dikkati çekerek, "Bakanlığımız son yıllarda tarımsal üretimde çok önemli yapısal dönüşümleri gerçekleştirmeye, hayata geçirmeye devam ediyor.

Burada özellikle üzerinde durduğumuz husus gıda arz güvenliğinin temini.

Bu başta en büyük hedefimiz elbette.

Kaynakların etkin kullanımı, stratejik ürünlerin en uygun havzalarda yetiştirilmesi ki suyu merkeze alan bir üretim olarak da bunu ifade ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Doğal kaynakların da sürdürülebilir olmasını sağlamak amacıyla üretim planlamasına başladıklarını, 2025'in ilk yıl olduğunu anımsatan Yumaklı, üreticilerin, çiftçilerin, tarım sektörünün üretim planlamasını ne denli sahiplendiğini ve pozitif sonuçlar oluşturmaya daha ilk yılından başladığını görmekten mutluluk duyduğunu kaydetti. "Finansman sadece bir kaynak değil, aynı zamanda bir kaldıraçtır" Bakan Yumaklı, planlamada üretim kapasitesini artırmanın en önemli unsurlarından birinin de zamanında uygun koşullarda ve erişilebilir bir finansman elde etmek olduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Finansman sadece bir kaynak değil, aynı zamanda bir kaldıraçtır.

Bakanlık olarak üretim planlamasının uygulama etkinliğini artırmak için özellikle finansal araçlarımızı yeniden düzenledik.

Bu kapsamda üretim planlamasıyla uyumlu hem destek sistemimiz yeniden revize edildi hem de kredilere ulaşım konusu üretim planlamasına entegre edildi.

Yani birbirlerinden bağımsız bir şekilde çalışmasını sona erdirmiş olduk.

Kaynaklar sonsuz değil, dolayısıyla elde ettiğimiz kaynakları da bu anlamda uygun şekilde kullanmak durumundayız.

Planlamaya uygun hareket eden üreticilerimize ilave destekler ve yüzde 20 faiz indirimi uyguluyoruz.

Hazine faiz kar payı destekli krediler, tarım sektörünün her alanında 28 farklı kredi konusunda tarım politikalarıyla uyumlu bir halde uygulanmaya başladı.

Elbette zaman içerisinde bazı farklı anlaşmalar olabilecektir.

Üç yıllık bir perspektif vermiştik zaten bu üç yılın içerisinde inşallah herkes son derece etkin bir finansman kullanımı gerçekleşmiş olacak. 2025'te bu kredilerden faydalanan üretici sayısı yaklaşık 1 milyona ulaşmış." Ziraat Bankası, Ziraat Katılım ve Tarım Kredi Kooperatiflerince 2025'te 661 milyar liralık hazine faiz ve kar payı destekli kredi kullandırıldığını söyleyen Yumaklı, "Rakamın büyüklüğünü dikkate alacak olursak burada bu programda aslında Kredi Garanti Fonuyla birlikte finansmanın nasıl bir kaldıraç etkisinin olabileceğini de tahmin etmek zor değil." diye konuştu. "Tarımsal üretim kapasitesini artıracak" Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, tarımı desteklemenin sadece bir sektörü desteklemek olmadığını, aslında ülkenin bütün unsurlarını desteklemek anlamına geldiğini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çünkü tarım varsa üretim vardır, büyüme vardır.

Büyüme varsa da elbette refah vardır.

Bugün hayata geçirilecek olan bu kefalet programı da teminat yetersizliği sebebiyle finansmana erişimde zorlanan üreticilerimiz için güçlü bir güven mekanizması olacaktır.

Finansal sistemle tarımsal üretim arasında daha güçlü ve sağlam bir kapsayıcı yapının da böylece tahkim edilmesi de sağlanmış olacak.

Kredi hacmini artıran bir etki sağlamayacak tarım kefalet programı.

Tarımsal üretim kapasitesini artıracak.

Bu ikisinin ayrımını özellikle ifade etmek istiyorum.

Buradaki amaç tarımsal üretimin kapasitesini artırmak." Programın bugüne itibarıyla 8 kamu ve özel bankayla başlayacağını anlatan Yumaklı, "İlk aşamada 30 milyar liralık bir tarımsal krediye teminat sağlanacak.

İlerleyen dönemlerde hem bütçenin artmasını hem de mevcutta bu konuya ilgi duyan bankalarımızın, finans kuruluşlarımızın buna katılımını bekliyoruz.

Programın elbette diğer bir etki unsuru da tarım sektöründe Kredi Garanti Fonu kefalet kullanım oranı yaklaşık yüzde 1'ler düzeyindeydi.

Artık bu oranları umuyorum ki bir daha konuşmamış olacağız." açıklamasında bulundu.

Yumaklı, kurulan bu yapının bugün üretim ihtiyaçlarını karşılayan bir finansman mekanizması değil, yine belirtildiği gibi ülkenin gıda arz güvenliği başta olmak üzere doğal kaynaklarının korunması, tarım sektörünün uzun vadeli rekabet avantajı kazanması açısından da son derece önemli olduğunu vurguladı.

Bu hususu sadece Türkiye içerisindeki tarımsal üretimin artması ya da diğer önemli unsurlar olarak görmediklerinidile getiren Yumaklı, "Aynı zamanda dünyada gerçekten başarı hikayeleri yazan ve ihracat anlamında ülkemize çok ciddi ekonomik getiriler sağlayan sektör içinde önemli bir etki oluşturacaktır.

Genelde tarım için 'çok önemli, o kadar önemli ki savunma sanayisi kadar ciddi bir önemi vardır' denilir.

Tarım sektörünün önemi ve değeri bir eşgüdüm halinde düşünülmesi gereken bir husustur." ifadelerini kullandı.

Çakar: Tarım stratejik bağımsızlığımız açısından çok değerli bir alan Törende konuşan Alpaslan Çakar da, tarımın bir ülke için sadece bir ekonomik faaliyet olmadığını belirterek, “Tarım bizim için gıda güvenliği, ihracat potansiyelimiz, kırsal kalkınmamızdır.

Tarım bizim için her şeyden önce stratejik bağımsızlığımız açısından çok değerli bir alan.” diye konuştu.

Ukrayna-Rusya Savaşı, pandemi, iklim değişiklikleri ve küresel ekonomideki belirsizliklerin yol açtığı tedarik zincirindeki yeniden yapılanmanın, özellikle emtia fiyatlarındaki dalgalanmalarla birlikte gıda güvenliği ve kendi kendine yeterliliğin önemini açıkça ortaya koyduğunu belirten Çakar, “Dünyada enflasyondaki değişimlerde tarımın etkisi dikkate alındığında, gıda güvenliğinin hayatiyeti çok daha ön plana çıkmış durumda.

Özellikle güvenilir, sürdürülebilir, besleyici, fiziki ve maddi anlamda ulaşılabilir gıda bir ülke için en değerli kavramlardan bir tanesi.” ifadelerini kullandı. "Türk bankacılık sektörü içerisindeki tarım sektörünün payı yüzde 7" Çakar, Gayri Safi Yurt İçi Hasılanın (GSYH) yüzde 6’sının tarım sektöründen geldiğini kaydederek sektörün önemine vurgu yaptı.

Tarımın finansmanına erişimin bu ekosistemin en önemli parçalarından biri olduğunu söyleyen Çakar, şunları kaydetti: “2025 yılında tarım sektöründe kullandırdığımız kredileri yüzde 41 artırdık.

Türk bankacılık sektörü içerisinde tarım sektörünün payı yüzde 7 civarında. 1,2 trilyon lira tarım sektörüne kredi kullandırmış durumdayız.

Tarım sektöründeki yükümlülüklerin yerine getirilmesi noktasına da bakıldığında Türk bankacılık sektörünün takipteki krediler oranı yüzde 2,5’ler seviyesinde ama tarım sektörüne baktığımızda bu oran yüzde 1,2.” Çakar, bugün itibarıyla Ziraat Bankası’nda tarım sektöründe kullandırılan kredilerin 875 milyar lirayı aştığını belirtti.

Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) ilk kez tarım sektörüne yönelik böyle bir paket açıkladığını aktaran Çakar, “Türk tarımında ölçek ekonomisi, yaşlanan nüfus, kırsaldan kente göç kavramları dikkate alındığında kadınlarımızın ve gençlerimizin tarım sektörünün önemli paydaşı olması ve tekrar orada proaktif olmaları çok önemli.

Bu paket finansmana erişim noktasında buna çok ciddi destek sağlayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Özegen: Tarım sektörü ve çiftçilerimizin finansmana erişimine odaklanan özel bir model Kredi Garanti Fonu (KGF) Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen de KGF olarak bugüne kadar KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla pek çok alanda kefalet desteği sağladıklarını belirterek, “Bugün hayata geçirdiğimiz programın en önemli özelliği doğrudan tarım sektörüne ve çiftçilerimizin finansmana erişimine odaklanan özel bir model sunmasıdır.” diye konuştu.

KGF olarak 620 bin firmaya 1 milyon 500 binin üzerinde kefalet üreterek yaklaşık 1 trilyon 750 milyar liralık krediye kefalet sağladıklarını anımsatan Özegen, bu rakamın içerisinde tarıma özel bir programın bugüne kadar yer almadığını söyledi.

Özegen, tarımda finansmanın artık en az tohum ve su kadar önemli olduğunu belirterek, “Sürdürülebilir üretimde de vazgeçilmez bir unsur haline gelmeye başladı.

Sürdürülebilirlik açısından finansmanın ölçek ekonomisindeki değerini hepimiz biliyoruz.

Bu doğrultuda KGF olarak teminat yetersizliği bulunan çiftçilerimizin ve finansmana erişimde zorluk yaşayan tarım sektöründeki KOBİ’lerimizin finansman maliyetlerini düşürmeyi ve böylece sürdürülebilir bir tarım ekosistemine güçlü bir katkı sunmayı temel hedef olarak bu programda görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Programla gıda enflasyonuyla mücadeleye somut katkı sağlamayı ümit ettiklerini söyleyen Özegen, şunları kaydetti: “Bu çerçevede iki temel başlık bulunmaktadır.

Bir tanesi işletme, diğeri de tarım işletmelerimizde yatırımlara yönelik kefalet modeli.

Her iki modelde de 12 aya kadar ana para ödemesiz dönem öngörülmektedir.

İşletme kredilerinde toplam vade 24 aya, yatırım kredilerinde ise 60 aya kadar uzayabilecek.

İşletmeler için 12,5 milyon lira, yatırım için de 25 milyon liralık krediye kefalet öngörüyoruz.

Ayrıca KGF kefaletiyle kullandırılan kredilerde ödeme kolaylığı sağlayan bir yapılandırma imkanının bulunması da işletmelerimiz açısından önemli bir avantaj olacak.

Biz inanıyoruz ki güçlü bir tarım sektörü güçlü bir ekonomi demektir.

Güçlü bir üretim altyapısı ise güçlü bir Türkiye demektir.

KGF olarak bugün attığımız bu adımı yalnızca bir finansman programı olarak değil, üretimin sürdürülebilirliğine, çiftçimizin emeğine ve ülkemizin gıda güvenliğine verilmiş stratejik bir destek olarak görüyoruz.” Açılış konuşmalarının ardından Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, TBB Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, KGF Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen, Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, DenizBank KOBİ ve Tarım Bankacılığı Grubu Genel Müdür Yardımcısı Öcal Ağar, Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya, İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş ve Şekerbank Tarım Bankacılığı Grup Başkanı Emre Doğan programı imzaladı. (AA)

İlgili Sitenin Haberleri