Haber Detayı

Alican Uludağ tutuklandı! Tutuklama sevk yazısına Ahaber.com.tr ulaştı
Gündem ahaber.com.tr
20/02/2026 16:46 (3 saat önce)

Alican Uludağ tutuklandı! Tutuklama sevk yazısına Ahaber.com.tr ulaştı

Sosyal medya hesabından provokatif paylaşımlar yaparak Başkan Erdoğan'ı hedef alan Gazeteci Alican Uludağ, “Cumhurbaşkanına Alenen Hakaret” ve “Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma” suçlarından tutuklandı. Uludağ’a ilişkin tutuklama sevk yazısına Ahaber.com.tr ulaştı. Başsavcılık tarafından hazırlanan sevk yazısında, Uludağ’ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlara geniş yer verilirken, söz konusu içeriklerin “provokatif nitelik taşıdığı” değerlendirildi."Saray rejimi" ve "zalim" ifadeleriyle Başkan Erdoğan'ın onur ve saygınlığını rencide eden zincirleme paylaşımları "kuvvetli suç şüphesi" olarak değerlendirildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Gazeteci Alican Uludağ'ın sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı bir takım paylaşımlar nedeniyle hakkında 'Cumhurbaşkanına Alenen Hakaret' ve 'Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma' suçlarından re'sen soruşturma başlattı.

ADLİYEYE GETİRİLDİ Soruşturma kapsamında Uludağ dün Ankara'da gözaltına alındı.

Uludağ, bu sabah saatlerinde ise İstanbul Adliyesi'ne getirildi.

Savcılık ifade işlemlerinin ardından tutuklama talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.

TUTUKLANDI Hakimlikteki sorgusu tamamlanan Alican Uludağ 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçundan tutuklandı.

ULUDAĞ'IN TUTUKLAMA SEVK YAZISI AHABER.COM.TR'YE ULAŞTI Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gazeteci Alican Uludağ hakkında hazırlanan tutuklama sevk yazısına Ahaber.com.tr ulaştı.

SEVK YAZISINDA 'PROVOKATİF PAYLAŞIMLAR' VURGUSU Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan tutuklama sevk yazısında, gazeteci Alican Uludağ'ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlara geniş yer verildi.

Sevk yazısında, söz konusu içeriklerin 'provokatif nitelik taşıdığı' değerlendirildi. 'SARAY REJİMİ' VE 'ZALİM' İFADELERİYLE BAŞKAN ERDOĞAN'I HEDEF ALDI!

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturmada, gazeteci Alican Uludağ'ın sosyal medya üzerinden gerçekleştirdiği provokatif paylaşımlar fragmanı yerine yerleştirildi.

Hazırlanan rehberlik sevk yazısında, Uludağ'ın kamu düzenini sarsmaya yönelik ifadeleri, yargı süreçlerini hedef alan sert eleştirileri ve Başkan Erdoğan'ın onur ve saygınlığını rencide eden zincirleme paylaşımları 'kuvvetli suç şüphesi' olarak değerlendirildi.

PROVOKATİF PAYLAŞIMLAR SEVK YAZISINDA Savcılık tarafından üretilen sevk yazısında, Alican Uludağ'ın X platformu üzerinden yaptığı paylaşımların kamu otoritesine yönelik ağır ithamlar barındırdığı vurgulandı.

Sevk yazısında, şüphelinin 28 Ocak 2025 tarihli paylaşımında, 'Hatta Erdoğan, iktidar sürsün diye devlet içerisinde oluşan 'derebeyliklere' göz yummak zorunda bile kalmak' şeklinde asılsız iddialarda bulunduğu belirtildi.

Savcılık, Uludağ'ın 2 Nisan 2025 tarihinde ise, 'Halkın haklarını yitiren Erdoğan, devlet mekanizmalarını vesayetçi bir anlayışla halka karşı kullanarak iktidarda kalma çabasında' halkını kullanarak galeyana getirilmediğini kaydetti.

BAŞKAN ERDOĞAN VE YARGI SÜREÇLERİ HEDEFTE Uludağ'ın özellikle yerel yönetimler ve yargı kararları üzerinden algı operasyonu yürüttüğü ifade edilen yazıda, 10 Haziran 2025 tarihli mesajda, 'O kadar zalim bir iktidar var ki, İsrail'den farkları yok' diyerek Türkiye Cumhuriyeti'nin işgalci bir güçle karşılaştırması cüretinde bulunduğu aktarıldı. 31 Mayıs 2025 tarihindeki paylaşımında, 'Sandıkta kaybettiği yerel iktidar bütçesi geri çalışmaya çalışıyor.

İşte bu kadar demokrat!' Sözleriyle yargı bağımsızlığını hedef alan Uludağ'ın, Silivri Cezaevi için de 'Silivri, Erdoğan rejiminin simgesi dünyasının' tanımlamasını yaptığı sevk yazısına yansıdı. 'SARAY REJİMİ' VE KAOS PLANI İDDİALARI Soruşturma dosyasında, Uludağ'ın 'Son bir yılda yaşananlar: Saray rejimini tahkim etmek' başlığı altında paylaşılan metinlerde, anayasal süreçlerini ve çözüm arayışlarını sabote etmeye yönelik ifadeler kullanıldığı bildirildi.

Yazıda, şüphelinin 25 Eylül 2025 tarihinde, 'Erdoğan'ın Trump'tan alınan 'meşruiyet' ne?

İktidarda kalmak için ABD'den mi icazet alacak?

Bir de hileli seçim meselesinin açıklanması' paylaşımlarıyla meşruiyetine gölge düşmeye devam edeceği vurgulandı.

Ayrıca 3 Ekim 2025'te Ayşe Barım üzerinden yaptığı bir başka paylaşımda, 'Eee siz bu Saray mevzuatından ne bekliyorsunuz ki Acıdan başka?

Zalimlik bu rejimin temel karakteridir' sözleriyle ihlal içerikli paylaşımlarını sürdürdüğü kaydedildi.

KAÇMA ŞÜPHESİ VE TUTUKLAMA TALEBİ Başsavcılık, Uludağ'ın paylaşımlarının genel açık olması nedeniyle suçun 'alenen' işlendiğini, farklı tarihlerdeki içerikler açısından 'zincirleme suç' hükmünün oluştuğunu belirtti.

Sevk krizinin sonuç bölümünde, şüphelinin kolluk marifetiyle yakalanmış olması ve dijital kesilme henüz tam incelenmemesi delilleri karartma veya kaçma şüphesinin içinde mevcutek, 'Cumhurbaşkanının onur, şeref ve saygınlığını yeniden kazanabilecek şekilde somut bir fiil istinadı muhtemelne yönelik şiddetli suç şüphesinin mevcut olduğu anlaşılmıştır' denilerek tutuklanması talep edildi.

İŞTE O PROVOKATİF PAYLAŞIMLAR 28 Ocak 2025 tarihli paylaşımında; 'Hatta Erdoğan , iktidar sürsün diye devlet içerisinde oluşan 'derebeyliklere' göz yummak zorunda bile kalıyor.

O derebeylikler devlet düzeninden ve hukuktan çok kendi ajandalarına göre iş tutuyor.

Dün, FETÖ'nün kurdugu paralel yapıların bugün bu 'derebeylikler' aldı.' -02 Nisan 2025 tarihli paylaşımında; 'Yasananların özeti: Halk destegini yitiren Erdogan, devlet mekanizmalarını vesayetçi bir anlayısla halka karsı kullanarak iktidarda kalma çabasında.' -12 Mayıs 2025 tarihli paylaşımında; 'TÜRKİYE, ERDOĞAN'IN 'GİZLİ AJANDASI' OLUP OLMADIĞINI, CUMHURİYET İLE HESAPLASMAYA GİRİP GİRMEYECEĞİNİ, YENİ ANAYASA ADI ALTINDA NELERİ DEĞİŞTİRMEK İSTEDİĞİNİ VE ÇÖZÜM SÜRECİNDE HANGİ ADIMLARI ATACAĞINI BİLMEK ZORUNDA.

ÖZETLE; ERDOĞAN VE BAHÇELİ, HEYBESİNDEKİLERİ ORTAYA DÖKMEK ZORUNDA.

KAPALI KAPILAR ARDINDA, HALKIN İÇERİĞİNİ BİLMEDİĞİ, ÇÖZÜM ADI ALTINDA HANGİ ADIMLARIN ATILACAĞINI SOMUT OLARAK AÇIKLANMADAN BU SÜREÇ YÜRÜTÜLEMEZ.

AKSİ DURUM, BİR TARAFTA 'ÇÖZÜM' ÜRETİRKEN, DİGER TARAFTA YENİ 'SORUNLAR' YARATIR.

VE EN ÖNEMLİSİ, TOPLUMUN BİR KESİMİNE 'BARIŞ' İLAN EDERKEN, CUMHURİYETİ KURAN CHP'YE KARSI ÖRGÜTLÜ 'SAVAŞI' SÜRDÜRECEK Mİ?

KI; PKK, açıklamasında doğrudan ortaya çıkısını; Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş belgesi olan Lozan Anlaşması ve 1924 Anayası'na karsı olarak açıkladı.

PKK'ya göre 'sorun'un kaynağı: 'Partimiz PKK; kaynağını Lozan Antlaşması ve 1924 Anayasasından alan Kürt inkar ve imha siyasetine karsı, halkımızın özgürlük hareketi olarak tarih sahnesine çıktı.

Doğusunda reel sosyalizmin etkilerini yasadı ve ulusların kendi kaderini tayin hakkı ilkesini benimseyerek, silahlı mücadele stratejisi temelinde meşru, haklı bir mücadele yürüttü.' PKK GÜZELLEMESİ: ÖNDER APO PKK'ya göre 'Çözüm' 'Önder Apo Kürt-Türk ilişkilerinin sorunsallaştığı Lozan Antlamasının ve 1924 Anayasasının öncesini referans alarak, Ortak Vatan ve Kürt-Türk halklarının kurucu öge oldugu Demokratik Türkiye Cumhuriyeti perspektifini ve Demokratik Ulus anlayışını Kürt sorununun çözüm çerçevesi olarak benimsedi.

Cumhuriyet tarihi boyunca gerçeklesen Kürt isyanları, 1000 yıllık tarihi Kürt-Türk ilişki diyalektiği ve 52 yıllık Önderlik mücadelesi Kürt sorununun ancak Ortak Vatan ve Esit Yurttaşlık temelinde çözülmesinin kazandıracağını göstermiştir. 3.

Dünya Savası kapsamında Ortadoğu'da yaşanan güncel gelişmeler de Kürt-Türk ilişkilerini yeniden düzenlemeyi kaçınılmaz kılmaktadır.' TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNE PROVOKATİF PAYLAŞIM 'Kongremizin aldığı PKK'nin fesih ve silahlı mücadele yöntemini sonlandırma kararı kalıcı barışa ve demokratik çözüme güçlü bir zemin sunmaktadır.

Söz konusu kararların uygulanması Önder APO'nun süreci yürütüp yönlendirmesini, demokratik siyaset hakkının tanınmasını ve sağlam bütünlüklü bir hukuki güvenceyi gerektirir.' Bu ifadeler, 'statü' beklentisini ifade eder.

Bu beklentileri ancak yeni Anayasa karsılar.

PKK, Türkiye Cumhuriyeti'nin iki önemli kuruluş belgesini 'sorun' olarak görüyorsa, Erdogan/Bahçeli, simdi İmralı/Kandil'e karşı 'çözüm' olarak ne önerecek?

Erdoğan, simdi 'çözüm' adı altında Cumhuriyet ile hesaplaşmaya mı gidecek?

Ki bunun işaretini Mehmet Uçum, su sözlerle verdi: 'Görüldüğü üzere Kurtuluşla başlayan, Cumhuriyetin ilanıyla tescillenen Kuruluş sürecimiz, Terörsüz Türkiye'ye geçişi takiben yeni anayasa basta olmak üzere kapsayıcı reformların yapılmasıyla tamamlanacaktır.' Artık Erdoğan, çıkıp atılacak adımları somut olarak açıklamak zorunda.

Aksi durum, kurbağa misali, toplumun soğuk suya atılıp yavaş yavaş ısılıp pişirilmesi anlamına gelir.

Bir tarafta 'barış', 'demokrasi' ve 'hukuk' iddiasında olan iktidar, diğer tarafta CHP'nin Cumhurbaskanı adayını hapse atıyorsa ve CHP'ye karsı yargı darbesine kalkışıyorsa o iktidar demokrasi beklemek saflık olur.

CHP uyanık olmak zorunda.' -31 Mayıs 2025 tarihli paylaşımında ; 'Sandıkta kaybettiği yerel iktidarı yargı eliyle geri almaya çalışıyor.

İste bu kadar demokrat!' ERDOĞAN'I BEBEK KATİLLERİ İLE BİR TUTTU 10 Haziran 2025 tarihli paylaşımında; 'O kadar zalim bir iktidar var ki, İsrail'den farkları yok.' -09 Temmuz 2025 tarihli paylaşımında; 'Erdoğan'ın bugünkü grup toplantısındaki konuşması, CHP'li belediyelere yönelik yargı operasyonlarının devam etmesi kararının net göstergesi.

Rejim geri adım atmayacak.

Plan işliyor.' SKANDAL SÖZLER: SİLİVRİ ERDOĞAN REJİMİNİN SİMGESİ MEKANI -16 Temmuz 2025 tarihli paylaşımında; 'Türkiye gündemi bugün yine yoğun.

Tutuklu İstanbul Büyüksehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoglu, İstanbul Cumhuriyet Bassavcısı Akın Gürlek'i eleştirdiği için bugün 'terörle mücadelede görev almış kisileri hedef gösterme' ve 'hakaret' suçlarından Silivri Cezaevi'nde hakim karsısına çıkacak.

Silivri, Erdoğan rejiminin simgesi mekanı.

Duruşmayı CHP lideri Özür Özel de izleyecek.

Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık, tutuklu bulunduğu İzmir'den İstanbul'a sevk edildi.

Adli Tıp'ta sağlık durumuna ilişkin rapor alınacak.

DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Faik Özgür Erol, saat 11.00'da Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile görüşecek.

Görüşmede, sürece dair yasal adımlar ele alınacak.

İmralı Heyeti, saat 12.00'de Ahmet Davutoğlu'nu, 14.00'te ise MHP lideri Devlet Bahçeli'yi ziyaret edecek.

Erdoğan bugün tüm gün Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Baskanı El Nahyan'ı kabul edecek.' HALKI GALEYANA GETİREN PAYLAŞIMLAR -06 Ağustos 2025 tarihli paylaşımında; 'Rejim zulmetmeye devam ediyor.

Tarih, Erdoğan dönemini de yazacak.

Sözde muhafazakar demokratlar daha ne kadar susacaksınız; yarın amalı cümleler kurmamak için...

Yoksa 'Evet, AKP döneminde muhaliflere 28 Şubat'ta yaşadığımızdan bin kat zulüm yaşatıldı.

Biz de eleştiriyorduk ama içimizden mi' diyeceksiniz?' BAŞKAN ERDOĞAN'IN ABD TEMASINI DA HEDEF ALMIŞ 25 Eylül 2025 tarihli paylaşımında; 'Erdoğan'ın Trump'tan alacağı 'meşruiyet' ne?

İktidarda kalmak için ABD'den mi icazet alacak?

Bir de hileli seçim meselesi izaha muhtaç.' -11 Ekim 2025 tarihli paylaşımında; 'Türkiye'nin yeni rejiminde ifade ve basın özgürlüğüne yer olmadığının kanıtı olarak bu olay basın tarihine geçti.

Tutuklattığı siyasi rakibinin mektubunu okumak dahi yasak.

Ya buna boyun egen medya patronu.

Yarın iktidar, bir soruşturma ile tüm şirketlerine kayyım atamayacağını mı sanıyorsun?' YOLSUZLUKLARA ARKA ÇIKTI -02 Ekim 2025 tarihli paylasımında; 'SON BİR YILDA YASANANLAR: SARAY REJİMİNİ TAHKİM ETMEK 2024 Ekim ayı, Türkiye siyasi hayatında önemli bir dönüm noktası oldu.

Bu tarih, muhalefet üzerinde yürütülen yeni operasyonların başlangıcı...

Saray rejimi, Erdoğan'ı koltuğunda tutmak ve yeni Anayasa ile rejimini garanti altına almak için kapsamlı bir plan uygulamaya koydu.

Bu planın iki temel hedefi vardı: 1-)31 Mart seçimlerinde birinci parti olan CHP'yi geriletmek ve en güçlü Cumhurbaskanı adaylarını pasifize etmek. 2-)CHP'yi destekleyen DEM Parti'yi Cumhur Ittifakı cephesine çekmek.

Ekim 2024'te bu strateji es zamanlı olarak hayata geçirildi.

CHP'ye Yönelik Operasyonlar İlk adım olarak Istanbul Cumhuriyet Bassavcılıgı'na Adalet Bakan Yardımcısı Akın Gürlek atandı.

Yanında Ankara'dan bir bassavcı vekili de görevlendirildi.

Gürlek'in atanmasıyla CHP'nin en güçlü Cumhurbaskanı adayı Ekrem Imamoglu hakkında sorusturma baslatıldı. +18 Mart'ta diploması iptal edildi. +19 Mart'ta gözaltına alındı. +23 Mart'ta tutuklandı.

Buna ek olarak İstinaf, 'ahmak' davasında İmamoglu'nun cezasını onayladı ve siyasi yasak riski artır.

Diplomasının iptali nedeniyle de Cumhurbaşkanı adayı olamıyor.

Yargıtay cezası onanırsa, bu onun için ikinci bir engel oluşturacak.

Diğer yandan İstanbul'da toplam 11 CHP'li belediye başkanı tutuklandı.

Gaziosmanpaşa ve Beykoz belediyeleri AKP'ye geçti.

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioglu ise operasyon korkusuyla AKP'ye katıldı.

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar da tutuklandı.

Ankara'da ise Mansur Yavas'a yönelik itibarsızlastırma operasyonlarının baslatılması bekleniyor.

CHP'ye yönelik operasyonlar bununla sınırlı kalmadı. 4-5 Kasım 2023'te yapılan CHP 38.

Olağan Kurultayı'nın iptali için hukuk davası açıldı.

Ardından, kurultayda şaibe olduğu iddiasıyla İImamoglu'nun da aralarında bulunduğu 12 CHP'liye ceza davası açıldı.

Mahkeme kararıyla CHP İstanbul Il Başkanı Özgür Çelik ve yönetimi görevden alındı, yerine Gürsel Tekin kayyım olarak atandı.

Bu adım, CHP'de bölünmüşlük ve kargaşa algısı yaratmayı amaçlıyordu.

Terörsüz Türkiye süreci, DEM Parti ve Cumhur İttifakı Erdoğan, hem yeniden aday olabilmek hem de Anayasa değisikligini sağlamak için DEM Parti'ye ihtiyaç duyuyor.

Bu nedenle DEM Parti'nin Cumhur İttifakı'na dahil edilmesi için stratejik hamleler yapıldı. 1 Ekim 2024'te Devlet Bahçeli, TBMM'de DEM yöneticilerinin elini sıktı. 22 Ekim 2024'te Bahçeli, Öcalan'a 'PKK'ya silah bıraktırma karşılığında umut hakkı verileceği' yönünde bir çağrı yaptı.

Ardından Öcalan'ın çağrıları geldi ve göstermelik olarak PKK'lı küçük bir grup silahlarını yaktı.

Bu çağrının amacı gerçekten Türkiye'de terörü sonlandırmak mıydı, yoksa DEM Parti'yi kontrol altında tutmak mıydı?

Gelişmeler ikinci seçeneği doğrular nitelikte: PKK'nın göstermelik silah bırakması, TBMM'de komisyon kurulmasına rağmen somut adım atılmaması, cezaevindeki HDP'li siyasetçilerin tahliye edilmemesi ve görevden alınan DEM Partili belediye başkanlarının iade edilmemesi...

Temel amaç, süreci seçimlere kadar uzatarak DEM Parti'yi Cumhur İttifakı'nı desteklemek zorunda bırakmak.

Bu süreç, CHP'ye yönelik yargı operasyonlarından bağımsız değerlendirilemez.

TBMM'deki fotoğraftaki sorun DEM Parti yöneticileri, TBMM'deki son resepsiyonda Erdoğan'la sık sık fotoğraf verdi.

Bu, Erdoğan'ın istediği 'birlik' görüntüsünü yansıtıyor.

Erdoğan, 'meşruiyet' arayışında.

Ancak cezaevindeki siyasetçiler varken bu tür fotoğraflara gerek var mıydı?

DEM Parti yöneticileri, eski Es Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ yaklaşık 9 yıldır cezaevinde yatarken, Erdoğan ile bu fotoğrafları vermek zorunda mıydı?

İktidar adım atmıyorsa, DEM'e düsen görev bu tür fotoğraflardan kaçınmaktır.

İktidar bugüne kadar güven artırıcı ciddi hiçbir adım atmamışken, DEM Parti'nin böyle zorlama fotoğraflar vermesi, kendi cephesine yasatılan ve halen devam eden acılara saygı duymamak anlamı taşır ve bu politik savruluştur.

Sonuç CHP'ye yönelik yargı operasyonları ve İmralı üzerinden baslatılan süreçlerin temel amacı, Erdoğan'ın iktidarını korumak ve sürdürmektir.

Erdoğan, bizzat kendisinin kazançlı çıkmayacağı hiçbir politik sürece girmez.

Erdoğan'ın tek ihtiyacı, 360 milletvekili sayısına ulaşmak, TBMM'den adaylık kararı çıkarmak, seçimlerde de DEM Parti'nin desteğiyle CB seçilmek ve bu süreçte yeni Anayasa yapmak. *AIHM'in üç kararını tanımayan ve Selahattin Demirtaş'ı tahliye etmeyenler, *Osman Kavala ve diger Gezi hükümlülerini serbest bırakmayanlar, *AYM'nin iki ihlal kararına ragmen milletvekili Can Atalay'ı cezaevinde tutanlar, *Halkın oylarıyla seçilmiş Ekrem İmamoglu ve CHP'li belediye başkanlarını cezaevine gönderenler...

Bunlardan ne barış ne demokrasi ne hukuk ne de insan hakları beklenebilir.

Varsa yoksa koltuk...' -02 Ekim 2025 tarihli paylaşımında; 'Ekrem İmamoğlu Selahattin Demirtaş Figen Yüksekdağ Alp Altınörs Murat Çalık Can Atalay Osman Kavala, Tayfun Kahraman Çiğdem Mater Mine Özerden Ahmet Özer Selçuk Mızraklı Resul Emrah Sahan Zeydan Karalar Fatih Altaylı Furkan Karabay dahil birçok siyasi tutuklu ve hükümlü cezaevindeyken, Erdoğan'dan adalet, demokrasi, hukuk ve barış beklemek ne kadar inandırıcı?

Muhalifler haksız yere cezaevindeyken iktidar ile çözüm süreci de yeni Anayasa süreci de yürütülemez.

Masaya oturmak için masanın temiz olması gerek.

Bu şartlarda iktidar kayığına binenler istemediği yerde inmek zorunda kalır.' AYŞE BARIM'A DESTEK -03 Ekim 2025 tarihli paylaşımında; 'Ayşe Barım hakkında gece yarısı yeniden tutuklama kararı çıktı.

Üstelik hastanedeyken.

Eee siz bu Saray rejiminden ne bekliyorsunuz ki zulümden başka?

Zalimlik bu rejimin temel karakteridir.

Simdi Ayşe Barım'ı bu listeye yeniden ekleyelim.' seklinde paylaşımlar yaptığının tespit edildiği, Şüphelinin farklı tarihlerde yapmış olduğu paylaşımlar içerisinde yer alan : -'Halk desteğini yitiren Erdoğan, devlet mekanizmalarını vesayetçi bir anlayışla halka karsı kullanarak iktidarda kalma çabasında.' -' -Sandıkta kaybettiği yerel iktidarı yargı eliyle geri almaya çalışıyor.

İste bu kadar demokrat!' -'Hatta Erdoğan , iktidar sürsün diye devlet içerisinde oluşan 'derebeyliklere' göz yummak zorunda bile kalıyor.' -'Silivri, Erdoğan rejiminin simgesi mekanı.' -'Rejim zulmetmeye devam ediyor.

Tarih, Erdoğan dönemini de yazacak.' -'Tutuklattığı siyasi rakibinin mektubunu okumak dahi yasak.birçok siyasi tutuklu ve hükümlü cezaevindeyken, Erdoğan'dan adalet, demokrasi, hukuk ve barış beklemek ne kadar inandırıcı? ' -' Artık Erdogan, çıkıp atılacak adımları somut olarak açıklamak zorunda.

Aksi durum, kurbağa misali, toplumun soğuk suya atılıp yavaş yavaş ısılıp pişirilmesi anlamına gelir.

Bir tarafta 'barış', 'demokrasi' ve 'hukuk' iddiasında olan iktidar, diger tarafta CHP'nin Cumhurbaşkanı adayını hapse atıyorsa ve CHP'ye karsı yargı darbesine kalkışıyorsa o iktidar demokrasi beklemek saflık olur.' -'-Erdoğan'ın bugünkü grup toplantısındaki konuşması, CHP'li belediyelere yönelik yargı operasyonlarının devam etmesi kararının net göstergesi.

Rejim geri adım atmayacak.

Plan isliyor.' -'Erdoğan'ın Trump'tan alacağı 'meşruiyet' ne?

İktidarda kalmak için ABD'den mi icazet alacak?' -'Eee siz bu Saray rejiminden ne bekliyorsunuz ki zulümden baska?

Zalimlik bu rejimin temel karakteridir.' CUMHURBAŞKANININ ONUR, ŞEREF VE SAYGINLIĞINI RENCİDE Sevk yazısızında şunlara yer verildi: 'Cumhurbaşkanının onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek sekilde somut bir fiil istinadı içerdiğine yönelik kuvvetli suç şüphesinin somut olay yönünden mevcut olduğu, şüphelinin farklı tarihlerde yapmış olduğu paylaşımlarla üzerine atılı suçu zincirleme sekilde işlediğinin değerlendirilgi, yine şüphelinin ilgili paylaşımları herkese açık sekilde X isimli sosyal medya platformunda yapmış olması ve paylaşımların belirlenemeyen sayıda kişiye ulaştığının anlaşılması karsısında suçun alenen işlendiğinin değerlendirilgi, şüphelinin dijital materyalleri üzerinde henüz inceleme yapılamamış olması karsısında delillerin toplanma aşamasında olduğu, şüphelinin kolluk marifetiyle yakalandığı ve kaçma şüphesinin olduğunun değerlendirilgi, böylelikle CMK'nın 100/2.

Maddesinde sayılı tutuklama nedeninin somut olay yönünden mevcut olduğu anlaşılmıştır.' A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

İlgili Sitenin Haberleri