Haber Detayı
İran’a saldırı konusunda ABD’nin önündeki sorular
İran’a saldırı konusunda ABD’nin önündeki sorular
ABD’nin İran ile bir yandan görüşmeleri sürdürürken, diğer yandan bölgeye yaptığı yığınak askeri saldırı ihtimalini artırdı.
Durum, sadece bölgede değil dünyanın genelinde tansiyonu yükseltti.
ABD Başkanı Trump’ın, görüşmelerin Cenevre’deki ikinci turundan sonra, bir yandan müzakerelerle ilgili olumlu tonda konuşurken diğer yandan İran’ın anlaşmayı kabul etmesi için 10-15 günlük süreden bahsetmesi dikkat çekti.
Buna karşın, ABD yönetimi içinde İran’a yönelik saldırı için tam bir fikir birliği olduğu konusunda şüpheler var.
ATLANTİK KONSEYİ İRAN UZMANINDAN 6 SORU İran’a askeri müdahalenin yapılıp yapılmayacağı, yapılırsa nasıl bir operasyon düzenleneceği konusunda tartışmalar ABD yönetim eliti içinde sürüyor.
Atlantik Konseyi’nin kıdemli İran uzmanı Nate Swanson’un kuruluşun internet sitesinde yayımlanan yazısı, bu konudaki farklı görüşleri yansıtan ve ABD yönetiminin olası senaryolara göre hesaplamaları hakkında ipuçları sunan bir değerlendirme (Atlantik Konseyi, 19 Şubat 2026).
Dışişleri Bakanlığı ve Ulusal Güvenlik Konseyi’nde İran konusunda sorumlu görevler yürütmüş bir devlet görevlisi olan Swanson, “Trump, İran’a saldırmadan önce şu altı soruyu yanıtlamalı” başlıklı yazısında konuyu ele alıyor.
Sorular şöyle: 1.
Askerî harekâtın amacı nedir? 2.
İran, buna karşılık ne yapabilir? 3.
Trump, bu sefer eyleminin semeresini görebilecek mi? 4.
Çatışma öncesinde uygulanabilir diplomatik bir çıkış yolu var mı? 5.
İran halkı askeri bir harekâta nasıl karşılık verecek? 6.
ABD’nin bölgesel ortakları nasıl bir rol üstlenecek?
ASKERİ SALDIRIYA KARŞI ETKENLER Atlantik Konseyi uzmanı, askeri saldırının amacı konusunda üç olası seçeneği şöyle açıklıyor: “Bir saldırıyla nükleer ve silahsızlanma müzakerelerinde ABD’nin elini güçlendirmek”, “İran’ın liderliğini, potansiyel olarak Ali Hamaney dahil olmak üzere, önemli ölçüde zayıflatmak veya ortadan kaldırmak” ve “Büyük ölçüde sembolik askeri saldırıyla, Trump’ın İranlı protestocuları destekleme sözünü yerine getirmek”.
Swanson, bu üç seçenek dikkate alınacak olursa, her ne şekilde olursa olsun, bir askeri saldırının amacına ulaşamayacağını vurguluyor.
Şöyle diyor: “Eğer yönetimin hedefleri bunlarsa, bunlara ulaşılmasının önünde önemli engeller var.
İran ne kadar zayıf olursa olsun, rejimin füze programı gibi temel konularda geri adım atması pek olası görünmüyor.
Zira rejim, (füze ve diğer) kabiliyetlerini yitirmenin, askeri bir saldırıya maruz kalmaktan daha riskli olacağına karar vermiş görünüyor.” Atlantik Konseyi uzmanı, İran’ın olası bir saldırıya vereceği yanıtın daha öncekilerden farklı ve geniş kapsamlı olabileceğini vurguluyor.
İran halkının 12 günlük savaştaki tutumunu örnek göstererek, askeri bir saldırının yanında değil karşısında yer aldığını hatırlatan uzman, aynı zamanda Irak’ta ve bölge genelindeki İran’ı destekleyen örgütlerin de hesaba katılması gerektiğini kaydediyor.
Swanson’un önemle dikkat çektiği bir nokta da ABD’nin müttefiği olan bölge devletlerinin olası bir askeri saldırıya karşı olması.
Sonuç olarak, her ne kadar ABD’nin İran’a saldırı olasılığı artmış görünse de bunu önleyebilecek ya da en azından büyük ölçekli bir bölgesel savaşa dönüşmesini sınırlayan çok sayıda etken var.