Haber Detayı
İran’ın 'stratejik sabrı' sona mı erdi? Körfez’de asimetrik savaş kapıda!
Ortadoğu’da tansiyon düşmek bilmezken, İran’ın ABD ve İsrail’e karşı kurguladığı "asimetrik savaş" stratejisi ve "Direniş Ekseni" mercek altına alındı. Akademisyen ve İran Uzmanı Doç. Dr. İsmail Sarı ve AA Ortadoğu Haberleri Müdürü Turgut Alp Boyraz, A Haber ekranlarında İran’ın "stratejik sabır" politikasını ve olası bir saldırıda Körfez ülkelerinin ekonomik vizyonlarına ilişkin çarpıcı detaylar aktardı. Buna göre Tahran’ın artık sembolik yanıtlar yerine "topyekün savaş" tehdidini masaya sürdüğüne dikkat çekildi.
Ortadoğu'da tansiyon yeniden yükselirken İran'dan gelen 'herhangi bir saldırıyı topyekün sayarız' açıklaması bölgesel dengeleri sarstı.
Uzmanlara göre Tahran, yıllardır sürdürdüğü 'stratejik sabır' politikasını geride bırakabilir.
Konuyu A Haber'de değerlendiren uzman isimler, ABD ve İsrail'in olası bir hamlesine karşı İran'ın asimetrik savaş doktrini ve Körfez ülkelerinin ekonomik kaygılarının yeni bir kırılma hattı oluşturabileceğine dikkat çekti. 40 YILLIK ASİMETRİK STRATEJİ VE VEKİL GÜÇLER İran'ın askeri doktrinini değerlendiren Doç.
Dr.
İsmail Sarı, 'İran 40 yıldır aslında büyük tehdit olarak ABD'yi algılıyor ve ABD'ye yönelik de bir asimetrik savaş stratejisi geliştirmiş durumda; bütün stratejisi, ABD ile konvansiyonel anlamda mücadele edemeyeceği bir asimetrik savaş stratejisiyle hareket etmesi noktasındaydı' ifadelerini kullandı.
Bölgedeki vekil güçlerin bu yapının temel taşları olduğunu vurgulayan Sarı, 'Direniş Ekseni olarak ifade edilen Hizbullah'tan tutun, Haşdi Şabi'ye kadar bu alandaki kurguladığı temel yapı zaten asimetrik savaş stratejisinin temel unsurlarıdır' sözleriyle Tahran'ın bölgedeki askeri mimarisini özetledi.
KÖRFEZ EKONOMİLERİ VE PETROL VANALARI TEHLİKEDE Olası bir çatışmanın sadece askeri değil, devasa ekonomik sonuçları olacağını belirten İsmail Sarı, 'Dubai'ye, Abu Dabi'ye veya Riyad'a düşecek tek bir füze bile bu ülkeleri ciddi anlamda ekonomik krize sokar ve buralardaki krizler petrol piyasasını sarsar' dedi.
Körfez ülkelerinin 2030 ve 2050 vizyonlarını korumak istediğini hatırlatan Sarı, 'İran, kendisine yönelik herhangi bir sınırlı saldırıyı bile topyekün olarak algılayacağını ve savaşı bölgeselleştireceğini duyurdu; bu durum Körfez ülkelerinde ciddi bir rahatsızlık uyandırıyor' değerlendirmesinde bulundu.
CAYDIRICILIK KAYBI VE 'STRATEJİK SABIR'IN İFLASI İran'ın son yıllardaki sessizliğinin karşı tarafı cesaretlendirdiğini ifade eden Turgut Alp Boyraz, 'İran şu ana kadar bu süreci 'stratejik sabır' olarak adlandırıyordu ancak Kasım Süleymani'nin öldürülmesinden bu yana caydırıcılığını tesis edemedi' şeklinde konuştu.
Hizbullah'ın lider kadrosunun tasfiyesine kadar uzanan süreci hatırlatan Boyraz, 'İran şunu gördü; karşılık verilmediğinde karşı taraf daha çok üzerlerine geliyor, bu durum nükleer tesislere yönelik sembolik karşılıkların aslında caydırıcılığı ortadan kaldırdığını kanıtladı' sözleriyle İran içindeki yeni sorgulama dönemine dikkat çekti.
TOPYEKÜN SAVAŞ MI REJİM DEĞİŞİKLİĞİ Mİ?
ABD'nin bölgedeki yığınaklanmasının ve olası harekat planlarının altını çizen Turgut Alp Boyraz, 'Amerikan botu İran toprağına inmeden rejim değişikliği kolay olmayabilir ama petrol sahalarının vurulması ve rejimin üst düzey isimlerinin hedef alınması gibi hızlı bir harekata hazırlanıyor olabilirler' ifadelerini kullandı.
Körfez ülkelerinin 2019'un aksine bugün bir savaşı desteklemediğini belirten Boyraz, 'Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ihtimali petrol fiyatlarını fırlatır; bu durum Trump'ın 'savaşları bitirme' vaadiyle çelişse de bölgeye yapılan devasa yığınaklanma boşuna görünmüyor' sözleriyle bölgedeki kritik bekleyişi aktardı.
ABD VE İRAN ARASINDAKİ GERİLİMDE ÇİN DENKLEMİ TRUMP'TAN İRAN'A OLASI SALDIRI AÇIKLAMASI A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN