Haber Detayı

‘Ben renklerimle barıştım’
Kelebek hurriyet.com.tr
21/02/2026 07:00 (4 saat önce)

‘Ben renklerimle barıştım’

Esra Üçcan, Sabahattin Ali’nin ‘Aldırma Gönül’ şiirini Fransızca yorumladığı ‘Mon Coeur Gönül’ teklisini yayımladı. Önce şarkısı, sonra hikâyesiyle radarımıza giren Üçcan’la yaşadığı kazayı, vitiligo lekeleriyle kurduğu ilişkiyi ve şarkılarını konuştuk.

Müzik eğitimine 9 yaşında Ankara Hacettepe Konservatuvarı’nda piyanoyla başladıktan sonra Fransa’da Strasbourg Müzik Konservatuvarı’nda devam ettiren Esra Üçcan, Sabahattin Ali’nin ‘Aldırma Gönül’ şiirini Fransızca yorumladığı ‘Mon Cœur Gönül’ teklisini geçen ay yayımladı.

Çalışmalarını piyanist, besteci, şarkıcı ve aranjör olarak sürdüren Üçcan, Strasbourg Ulusal Yüksek Mimarlık Okulu mezunu ve ‘Bir Deli Gece Yolculuğu’ adlı kitabın da yazarı.

Geçirdiği kaza sonrası 1,5 yıl piyanodan uzak kalmış.

O günleri “Yattığım yerde Frida Kahlo’yu düşündüm.

Tablolarına uzun uzun baktım” diyerek anlatıyor.

Vitiligo hastalığı konusundaysa çok net: “Sizlerden beklediğim ‘iyilik’, şifa değil.”◊ Mimarlık, yazarlık ve müzik arasında nasıl bir bağ kurdunuz?

Aralarındaki bağ sanat.

Sanat kişinin bir konuda duygu ve düşüncelerini aktarma formudur; sesle, kelimelerle veya mekânla.

Bu tarz kreatif meslekleri yapabilmek için hayal gücü geniş ve yaratıcı bir zihne sahip olmak lazım.

Tabii yaratıcı zihin tek başına yeterli değil, yetenekle desteklenmeli.

Bir araya geldiğindeyse bilgi ve görgüyle geliştirilmeli...

Okuma yazma öğrendiğimde öyküler yazmaya başlamıştım.

Piyano çalmayı öğrenir öğrenmez beste yapmaya başladım. 12 yaşımda şarkılarım ve hikâyelerim vardı.◊ Bir kaza yaşıyorsunuz ve 1,5 yıl piyanodan uzak kalıyorsunuz.

Nasıl bir kazaydı? 2023 Haziran’ında duvardan merdivenlere ve betona düştüm.

Omurgam ve sağ kolum kırıldı.

Uzun süre yattım.

Yattığım yerde Frida Kahlo’yu düşündüm.

Tablolarına uzun uzun baktım.

Samimiyetle sanat birleştiğinde, sanatçının dünyası tüm acımasızlığı ve nahifliğiyle tuvale dökülüyor.

Bunları çizdiği sırada Frida başarılı olamamış.

Başarının açılımı ‘takipçi, tıklama ve para’.

Eski zamanlarda da çok farklı değildi.

Frida öldükten sonra ünleniyor.

Kazadan 6 ay sonra kolumdan ikinci ameliyatımı oldum.

Doktorum piyano çalmamın iyileşmemi hızlandıracağını söyledi ve piyano çalmaya başladım.

Kol ve sırt ağrılarım tahammül edilemez hale gelene kadar çalıyordum.◊ ‘Her Şey Seninle Güzel’, ‘Ey Özgürlük’, ‘Acılara Tutunmak’ ve son olarak ‘Aldırma Gönül’...

Bu parçaları Fransızcaya taşırken neye dikkat ettiniz?

Bazen bestelere Fransızca sözler yazıp uyarladım.

Bazen şiirleri Fransızcaya çevirip besteledim.

Fransız şairlerle Türk bestecileri aynı şarkıda buluşturdum.

Baudelaire-Özdemir Erdoğan, Zülfü Livaneli-Paul Éluard.

Sanat eserlerini alıp, içine kendimi katıp yeni sanat eserleri oluşturuyorum.

Çift kültürlü bir kişiyim.

Hayatımın büyük bir bölümünü Fransa’da geçirdim.

Ben bu besteleri ve şiirleri yüreğimde hissediyorum.

Her şarkı yorumladığımda eser sahibinin ne düşüneceğini de çok merak ediyorum. ‘Acaba eserini çok fazla değiştirdiğim için kızar mı’ diyerek endişeleniyorum.

Bugüne kadar tüm eser sahipleri veya vârisleri yaptığım işleri beğendi ve desteklediler.

Çabamı ve niyetimi anlıyorlar.◊ 8 şarkıdan oluşan bir albüm hazırladınız.

Her ay bir şarkı mı gelecek?

Evet, şarkılar hazır.

İkinci şarkı ‘Sayamadım’ 16 Şubat’ta yayımlandı.

Fransızca-Türkçe, özgün bir şarkı oldu.

Albümde tamamen Fransızca veya tamamen Türkçe şarkılar da var.

İngilizce-Fransızca bir şarkı da...

Elektropop, senfonik veya caz aranjeler var.‘Yetişkinleri hiçbir  cevap tatmin etmiyor’◊ Vitiligoyla ne zaman tanıştınız? 12-13 yaşındaydım.

İlk yıllarda gözkapaklarımda vardı. 20 yaşlarımdan sonra ellerimde ve yüzümde belirginleştiğinde toplumla mücadelem başladı.

Beni her gören şifa bulacağım diyetlerden, aktarlardan şeyhlere  uzanan skalada bildiklerinden bahsediyordu.

Herkesin ana sohbet konusu buydu.

Vitiligolarımı iyileştirmek için kalıcı bir tedavi yoktu.

İyileşen her leke 6 ay sonra daha büyük olarak geri geliyordu.

Bu zorlama tedavileri gereksiz buldum.

Ben renklerimle barıştım.

Çocuklar vitiligolarımı sorduklarında “İki renkli bir insanım, kediler gibi’” diyorum.

Bazıları ellerini boyayıp “ İki renkli oldum” diye yanıma geliyorlar.

Verdiğim cevap onları tatmin ediyor.

Lakin yetişkinleri hiçbir cevap tatmin etmiyor.

Bu röportajı okuyanlar arasında tedavi önermek, ‘yanık ceviz kabuğu’ videosunu yollamak isteyenler olabilir.

Onlara şunu söylemek isterim: “Sizlerden beklediğim ‘iyilik’, şifa değil.

Farklılıklarımızı görmezden gelmeniz ve bizleri böyle kabul etmeniz.”

İlgili Sitenin Haberleri