Haber Detayı
Marmara Denizi'nde Denizanası ve Atık İstilası!
Marmara Denizi'ndeki renk değişimi ve kirlilik tartışmaları henüz soğumamışken, İstanbul boğazı'nın simge noktalarından Kandilli açıklarında endişe verici görüntüler kaydedildi.
Deniz yüzeyini kaplayan yoğun denizanası sürüleri, evsel atıklar ve plastiklerle birleşerek Boğaz ekosistemindeki bozulmayı bir kez daha gözler önüne serdi.
Geçtiğimiz günlerde İSKİ’nin arıtılmış atık su deşarj noktalarında görülen renk değişiminin ardından yaşanan bu artış, uzmanların "ekosistem dengesizliği" uyarılarını haklı çıkardı.
Kandilli açıklarında kameralara yansıyan görüntülerde, denizanalarının akıntı boyunca kümelenerek su yüzeyinde metrelerce uzanan beyaz şeritler oluşturduğu görüldü.
Ancak bu doğal olmayan yoğunluğa, su yüzeyindeki plastik şişeler ve çeşitli evsel atıklar da eşlik etti.
Uzmanlara göre bu tablo, denizin "nefes alamadığının" en somut göstergesi.
Deniz ekosistemi uzmanları, Kandilli’deki bu yoğunluğun üç ana nedeni olduğunu vurguluyor: Arıtılmış dahi olsa denize deşarj edilen atık sular, denizdeki besin zincirini bozarak denizanası popülasyonunu besliyor.
Mevsim normallerinin üzerindeki su sıcaklığı, bu canlıların üreme hızını artırıyor.
Boğaz’daki akıntı hatları, hem atıkları hem de denizanalarını aynı dar koridorda hapsederek kirlilik tabakasını belirginleştiriyor.
Daha önce Marmara Denizi genelinde yapılan incelemelerde, İSKİ deşarj noktalarındaki kirlilik tabakası dikkat çekmişti.
Bilim insanları, arıtma tesislerinden çıkan suların plankton patlamalarına ve dolaylı olarak bu planktonlarla beslenen denizanalarının aşırı çoğalmasına neden olduğunu belirtiyor.
Uzmanlar, "Denizanası artışı bir sonuçtur.
Asıl sorun, denize taşıyabileceğinden fazla organik yük ve plastik atık bırakılmasıdır.
Kandilli'deki bu manzara, Marmara ve Boğaz'ın acil bir rehabilitasyona ihtiyaç duyduğunun kanıtıdır." diyor.
Denizanası istilası sadece görsel bir kirlilik yaratmakla kalmıyor; aynı zamanda balık yumurtaları ve larvalarıyla beslendikleri için bölgedeki balık stoklarını da tehdit ediyor.
Balıkçı barınakları ve çevre sakinleri, bu yoğunluğun son yıllarda görülmemiş seviyeye ulaştığını ifade ediyor.