Haber Detayı
Yozgat'ta El Kesimi Kadayıf Üretimi de Tarihe Karışıyor
Yozgat'ta 60 yaşındaki kadayıf ustası Rıza Ümit, baba mesleğini yaşatmak için geleneksel yöntemlerle kadayıf üretmeye devam ediyor. Ancak gelişen teknoloji ve artan maliyetler, bu geleneksel mesleğin son temsilcilerini zor durumda bırakıyor.
(YOZGAT) -Haber: Seyfi ÇELİKKAYA Yozgat'ta el kesimi kadayıf ustası 60 yaşındaki Rıza Ümit, baba mesleğini yaşatabilmek için evinde ürettirdiği kadayıfı Çapanoğlu Büyük Cami önünde satışa sunuyor.
Gelişen teknolojiye rağmen tandır ocağında babadan kalma yöntemlerle kadayıf kıyarak mesleğini devam ettiren Rıza Ümit, "Zaten en son biziz.
Bizden olan da yapmıyor.
Allah gecinden versin öldüğüm zaman bitti" dedi.Yozgat'ta bir dönem oldukça tercih edilen ve ramazan sofralarını süsleyen el kesmesi tel kadayıf da gelişen teknolojiye yenik düşüyor.
Kentte babadan, deden kalma tel kadayıf kesme işini yürüten 60 yaşındaki Rıza Ümit ile 71 yaşındaki Adil Yıldırım mesleğin son temsilcileri oldu.
Tandırda kadınlar tarafından açılan yufkalar hafif ateşte pişirildikten sonra ahşap yer tahtasında ince ince kıyılarak tel kadayıfa dönüştürülüyor.
Kıyılan tel kadayıf Meydan Yeri Caddesi'nde tarihi Çapanoğlu Büyük Cami önünde tüketicinin beğenisine sunuyor.Yıllar önce Yozgat il merkezinde el kesmesi kadayıf işiyle uğraşan 10'dan fazla usta bulunduğunu ancak gelişen teknolojiyle bu sayının ikiye düştüğünü belirten Rıza Ümit, kendilerinden sonra bu işi yapacak kimsenin kalmayacağını söyledi.
Çocuk yaşta el kıyımı kadayıf üretmeye başladığını anlatan Ümit, "Benim babamın 70 senelik sanatı.
Ben 60 yaşındayım, 8 yaşından beri burayı bekledim.
Şimdi tek bir tane yapan var, o da biziz.
Tek bir tane var bizim, başka yok.
Bu el kesimi, tandır yufkası. 7-8 yaşındayım şuradan caminin kapısına kadar kadayıf tezgahıydı.
Ama kıyanlar vardı, satıcı yoktu.
Herkes kendisi kıyar, kendisi satardı.
Cami'nin kapısına kadar, şimdi tek biz kaldık.
Nerelere gitmiyor ki?
Dış devlete götürüyor adam.
Bu sanat, öyle sıradan sanat değil" ifadelerini kullandı. " Kağıdın kilosu 80 lira, poşetin kilosu 100 lira, inan ki kurtarmıyor" Tel kadayıf ustası Rıza Ümit, iyi bir kadayıfın nasıl yapılması gerektiği konusunda, özel tarifini verdikten sonra, geçen yıl 130 liraya sattıkları el kıyımı tel kadayıfın kilosunu bu yıl 150 liradan sattıklarını, artan maliyetler nedeniyle sattıkları fiyatın masrafları karşılamaktan uzak olduğunu söyledi.
Ümit şöyle konuştu:"Şu anda 150 lira da yine de kurtarmıyor.
İnan ki kurtarmıyor.
Geçen sene ramazanda 130 liraydı ama un fiyatı ikiye katladı.
Bildiğin gibi değil.
Zaten zam veren biz değiliz.
O ay aldığın unu şimdi aynı paraya almanın imkanı yok.
Adamın deposundaki un durduğu yere para ediyor, bunda devletin de suçu yok, bunu uncular yapıyor.
Kağıdın kilosu 80 lira, poşetin kilosu 100 lira, inan ki kurtarmıyor.
İşçi geldiği zaman 3 bin lira istiyor, 5 kişi ile oluyor.
Bunun unu şu anda 1700-1800 lira.
Bu ekmek unundan, fırındaki un ile olmaz.
Bunun özelliği çok.
Sarıbursa, Çorum'un Hatap unu olacak, 15 kiloluk, 10 kiloluk.
Bıçak seninle konuşuyor, 'ben kıymam seni' der.
Sarıbursa olacak bunun unu.
Kalite olacak.
Geri dön bu fiyata da kurtarmıyor, yapacak bir şey de yok." "Allah geçinden versin öldüğüm zaman bitti" Rıza Ümit, mesleğin son temsilcileri olduklarını dile getirerek, şunları kaydetti:"Bizden olan da yapmıyor.
Allah gecinden versin öldüğüm zaman bitti.
Burada ne adamlar vardı ne kadayıfçılar vardı.
Mesela, benden daha küçüktü boyu köfteci Bahri'nin, 20 kilo, 25 kilo kadayıf kıyardı, alüminyum tepsiye koyardı ki, 30 kilo kıyma şansı yoktu adamın.
Ama kadayıf kıyardı, makine kıyamazdı o kadayıfı, o derece ustaydı.
Ramazan geldi, en az 70-80 kilodan aşağıya düşmez satışımız, iki tezgahta.
İki tezgah ne kadar eder, 150 kilo kadar günlük.
Yerköy bizden çok daha iyi.
Yerköy'e veriyoruz, Şefaatli'ye veriyoruz, Sarıkaya'ya veriyoruz, Boğazlıyan'a veriyoruz.
Bu el kesimi olduğu için tercih ediliyor.
Babam 20 sene Alaca'ya çalıştı rahmetlik.
Alaca'dan yine gelirler, alır, giderler.
Şu anda Sarıkaya, Boğazlıyan, Sorgun'a kestik, ucuz istiyor, içinden çıkamıyorlar makine kadayıfı yiyorlar.
Yerköy, Şefaatli, bir de Kozaklı alıyor.
Kazalar buradan çok iyi.
Burası vilayet orası kaza.
Sen 50 satıyorsun, adam 100 satıyor.
İki katı, üç katı.
Bizim sıkıntımız şu; eskiden bir şambaba vardı birde ekmek kadayıfı vardı, fazla çeşit yoktu.
Şimdi bak saat kulesinin oraya kadar bu kaldırımlar tatlı tezgahıyla doluyor.
Bilen de yapıyor, bilmeyen de yapıyor."