Haber Detayı

Ahesen Genel Başkanı Kandemir: "Aile Hekimleri Her Ay Ne Ücret Alacağını Bilmiyor"
Yerel haberler.com
21/02/2026 12:33 (1 saat önce)

Ahesen Genel Başkanı Kandemir: "Aile Hekimleri Her Ay Ne Ücret Alacağını Bilmiyor"

Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN) Genel Başkanı Ahmet Kandemir, aile hekimliği sisteminde uygulanan performans esaslı ücretlendirme modelinin çalışanları ekonomik belirsizlikle karşı karşıya bıraktığını belirterek, aile hekimleri ile aile sağlığı merkezlerinde görev yapan ebe ve hemşirelerin maaşlarının yüzde 65’inin performansa bağlı olduğunu, izin ya da hastalık durumlarında ise gelirlerinin yoksulluk sınırının altına düştüğünü söyledi.

(İZMİR) – Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN) Genel Başkanı Ahmet Kandemir, aile hekimliği sisteminde uygulanan performans esaslı ücretlendirme modelinin çalışanları ekonomik belirsizlikle karşı karşıya bıraktığını belirterek, aile hekimleri ile aile sağlığı merkezlerinde görev yapan ebe ve hemşirelerin maaşlarının yüzde 65'inin performansa bağlı olduğunu, izin ya da hastalık durumlarında ise gelirlerinin yoksulluk sınırının altına düştüğünü söyledi.AHESEN Genel Başkanı Ahmet Kandemir, ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada aile sağlığı merkezlerinin bina sorunu, artan giderler ve performans sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kandemir, hem hekimlerin hem de vatandaşların mağdur olduğunu belirtti.Kandemir, aile sağlığı merkezlerinde en başta bina sorunu bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu:"Deprem bölgesinde, 3 yıl geçmesine rağmen hala arkadaşlarımız prefabriklerde görev yapıyorlar.

Oradaki sorunlar çözülmediği gibi aslında tüm Türkiye'de aile sağlığı merkezlerinin bina sorunu devam ediyor.

En basitinden kira artışlarının çok yüksek olduğu aile sağlığı merkezlerinde, oradaki çalışan hekimlerle ev sahipleri arasında davalık bir durum var ve bu davaları kaybettikleri anda da aile sağlığı merkezlerinden tahliye edilmek durumunda kalacaklar ki o mahallelerde de yeni aile sağlığı merkezi kurulamamış olacak."Depreme uygun olmadığı gerekçesiyle yıkılması gereken aile sağlığı merkezleri oluyor.

Fakat buradaki binalara da bakanlık, aile sağlığı merkezleri için kamu binası gösteremiyor.

Hekimlere bir kamu binası gösteremiyor.

Gösteremediği zaman da buradaki arkadaşlarımız yeni ASM de kuramıyorlar, çünkü yeterli bir ödenek de verilmiyor buradaki arkadaşlarımıza.

Doğal olarak ne olacak?

Bu mahallelerde aile sağlığı merkezi artık olmayacak.

Oradaki vatandaşlarımız farklı mahallelere, daha uzak lokasyonlara gitmek zorunda kalacaklar.

Zaten vatandaş devlet hastanelerine ulaşmakta zorluk çekerken, mahallesindeki hekimlere de ulaşmakta zorluk çekerse, bu ileride vatandaşı özel sektöre gitmek zorunda bırakacak.

En çok da olan vatandaşa olacak bu durumda.

Bizler zaten aile hekimliğinde sağlıkta şiddet sorunu yaşıyorduk.

Bunun akabinde yeni gelen bakanımızla birlikte çıkan yönetmelikle, 'eziyet yönetmeliği' diyoruz biz ona, tamamen performansa bağlı ve çok sayıda angaryaya bağlı bir yönetmelikle zaten sıkıntılar yaşıyorduk, özlük haklarımızı kaybettik.

Bunun üstüne çalıştığımız aile sağlığı merkezlerimizi de artık kaybediyoruz.

Vatandaş da mahallesindeki aile sağlığı merkezlerini kaybediyor." "Mahallelerde çünkü aile sağlığı merkezini en çok kullanan yaşlılarımız, çocuklarımız" Artan kira ve fatura giderleri karşısında aile sağlığı merkezlerinin ayakta kalmakta zorlandığını dile getiren Kandemir, mevcut ödenek sisteminin enflasyon karşısında yetersiz kaldığını söyledi.

Kandemir, şu ifadeleri kullandı:"Aile sağlığı merkezindeki bütün harcama giderlerini aile hekimleri karşılıyor.

O ASM'deki aile hekimleri karşılıyor ve onlara sağlanan ödenek de her yıl sadece memur maaş artış oranıyla artıyor.

Bu yüzde 15–16 civarlarındaydı en son.

Peki bizim hangi harcama kalemimiz bu oranda artıyor?

Hepsi daha fazla artış yapıyor.

Doğal gaz, elektrik, kira artış oranlarına baktığınız zaman her sene aile hekimi orayı işletirken aslında eksiye düşüyor.

Sürekli eksiye düştüğü için de oranın artık sürdürülebilirliği kalmıyor.

Yani bunu aile hekimi yapmalı mıyız tartışmasını geçtik, yapacağı bir ortam da sağlanmıyor.

Herhangi bir köprü ihalesi verirken özel sektöre, ödenek sağlarken bu şartlarda verebilir mi herhangi bir firmaya?

Herhangi bir sağlık ihalesini verdiği zaman herhangi bir firma bu şartları kabul eder mi? 'Size vereceğimiz ücret memur artış oranıyla artacak ama harcamalarınız güncel enflasyon oranlarıyla artacak.' TÜİK verilerinin bile çok güvenilirliği tartışılırken, güncel enflasyonu vatandaş sonuna kadar yaşarken bizlerden, kamu sağlığı adına birinci basamak koruyucu sağlık hizmeti yapan hekimler olarak bizlerden, devlet adına yaptığımız kamu hizmetini yürütürken bizden beklenen memur artış oranıyla güncel enflasyonları her sene karşılayabilmemiz.

Tabii ki bu bizim işimizi daha da zorlaştırıyor.

Bizlere bu iş yaptırılacaksa eğer, bununla ilgili yeterli ödenek sağlanması zorunluluktur.

En başta da o mahallede hizmet alan vatandaş için.

O mahallelerde çünkü aile sağlığı merkezini en çok kullanan yaşlılarımız, çocuklarımız.

Onlar buralara ulaşamazsa, hastanelere ulaşmakta zorluk çektikleri zaman ne oluyor?

Özel sektöre muhtaç duruma geliyorlar."Aile hekimliği sisteminde uygulanan performans esaslı ücretlendirme modelinin çalışanları ekonomik belirsizlikle karşı karşıya bıraktığını kaydeden Kandemir, "Aile hekimleri ve Aile sağlığı merkezinde çalışan ebe, hemşire arkadaşlarımız her ay ne ücret alacaklarını bilmiyorlar.

Çünkü yüzde 65 oranında performansa bağlı çalışıyorlar.

Hiçbir kamu kurumunda devlete bağlı çalışan kimse yüzde 65 oranında performansa bağlı çalışmıyor.

Maaşının yüzde 65'ini performansın çoğunu yapabilirse alabiliyor.

Yüzde 35'ine kadar alabiliyor.

Bu da onların yoksulluk sınırının altında çalışmalarına sebep oluyor.

Hastalandıklarında, yıllık izin kullanmak istediklerinde, yakınları vefat ettiğinde, işe gidemediği anda yoksulluk sınırının altında ücretler alıyorlar aile hekimleri ve aile sağlığı merkezindeki ebe, hemşire arkadaşlarımız." diye konuştu.

İlgili Sitenin Haberleri