Haber Detayı
Gazeteciler sordu, Kurtulmuş yanıtladı... Yasal süreç nasıl işleyecek... Ramazan'ı işaret etti... 'Türk-Kürt-Arap' açıklaması
TBMM Başkanı Kurtulmuş, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Verdiği yanıtlarda Kurtulmuş, ortak rapordaki tavsiyelerin yasallaşma sürecine ve rapora dönük eleştirilere dair konuştu. Meclis dönemi kapanmadan düzenlemelerin yetişip yetişmeyeceği sorusu için ise Kurtulmuş Ramazan sonrasını işaret etti.
TBMM Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, dün akşam bir iftar programında konuştu.Konuşmasının başında Suriye'deki gelişmelere değinen Kurtulmuş, ülkede yaşananların "fevkalade olumlu şekilde" seyrettiğini söyledi."En baştan itibaren Suriye’deki üç temel tercihimizi hep dile getirdik" diyen Kurtulmuş, "Bunlardan birisi yeni Suriye yönetiminin mutlaka kapsayıcı, kuşatıcı olması, etnik anlamda, mezhebi anlamda Suriye halkını kuşatan bir anlayışla yönetimi gerçekleştirmesi.
İkincisi, Suriye'deki silahlı grupların mevcut yeni yönetimin içerisinde entegrasyonunun sağlanması ve üçüncüsü de Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması, sağlanması" diye devam etti."Bizim bu bölge üzerinde hesabı, özellikle emperyal planı olanlardan temel farkımız şudur" diye devam eden Kurtulmuş, Suriye konusuna ilişkin sözlerini şöyle bitirdi:"Onlar bu bölgenin daha fazla bölünmesini, parçalanmasını istiyor; biz Türkiye olarak bu bölgenin daha fazla derlenip toparlanmasını, daha fazla entegrasyonunu ve daha fazla birlik beraberliğini temin etmek için mücadele ediyoruz.
Bunu sadece Suriye için söylemiyorum, bütün bölge için söylüyorum."'BİR MİHENK TAŞI'Kurtulmuş, bir diğer olumlu gelişmenin iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak isimlendirdiği süreç olduğunu söyledi.TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırladığı ortak rapora dikkat çeken Kurtulmuş, tüm partilerin yapıcı bir şekilde hareket ettiğini söyledi.Ortak raporun bir "mihenk taşı" olduğunu dile getiren Kurtulmuş, "Artık bu kadar mesafe alınmışken bölgemizdeki şartlar da Türkiye'nin güvenliği bakımından bu kadar olumlu seyrediyorken bu sorunun tamamıyla Türkiye'nin gündeminden kaldırılması mümkündür ve bu adımların atılması gerekir" ifadelerine yer verdi.Komisyondaki 50 milletvekilinin süreci hassasiyetli sürdürdüğünü belirten Kurtulmuş, "Neredeyse bırakın münakaşa etmeyi, seslerini yükselttikleri bile çok nadir oldu" dedi.Raporun bir son olmadığını belirten Kurtulmuş, içeriğin tavsiyelerden oluştuğunu söyledi.
Kurtulmuş, devamında, bu tavsiyelerin ise yasalaşması için partilerin bir araya geleceğini belirtti.'TÜRKİYE GÜÇLÜ İNİSİYATİFLER KULLANMALI'İran-ABD gerilimi, Gazze'deki soykırım ve Nicolas Maduro'nun Venezuela'dan kaçırılmasına dikkat çeken Kurtulmuş, uluslararası sistemin sadece güçlünün sözünün geçtiği bir dünyaya doğru gittiğini söyledi.
Kurtulmuş, bu yüzden Türkiye'nin bölgesinde güçlü inisiyatifler kullanmak mecburiyetinde olduğunu belirtti.'ÖNCELİK SIRALAMASI YAPILIR'Kurtulmuş'un konuşmasının ardından soru-cevap faslına geçildi.
Rapordaki tavsiyelerin yasalaşması süreci üzerine bir soruya Kurtulmuş, şu yanıtı verdi:"Buradaki tavsiyeler, belki belli bir süre içerisinde gerçekleşecek tavsiyeler.
Bunların bir öncelik sıralaması yapılır.
Bunları yapacak olan da yine partilerdir.
Partiler bir araya gelir.
Gönlümüz arzu eder ki bu komisyonun altına nasıl milletvekillerinin tamamına yakını imza attıysa, çıkarılacak olan yasa tekliflerine de bütün partiler imza atarak müşterek bir yasa teklifi şeklinde olsun.
Bunları temenni olarak konuştuk ama nasıl olacağı, nasıl şekilleneceği net bir yol haritası şeklinde henüz ortaya konulmadı."RAPORDAKİ AİHM VURGUSUNUN SEBEBİRaporda, "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi'nin kararlarının uygulanması" tavsiyesinin, "Bunun önünde şu anda bir engel var mı ki bu, rapora girdi" eleştirilerine yol açtığı belirtilen bir soru üzerine Kurtulmuş, şu yanıtı verdi:"Kuralı bir kere daha hatırlatmış olduk.
Burada bütün partilerin ittifakı oldu.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının eksiksiz uygulanması.
Türkiye bu konuda, raporda da ifade ettik, hakikaten dünyada özellikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını en yüksek uygulayan ülkelerden birisi.
Ama bunların hepsinin uygulanması, uygulanmayan bazı mahkeme kararları dolayısıyla da Türkiye hep uluslararası alanda eleştirilen bir konumda oldu.
Bunun ortadan kaldırılmasına dönük bir tavsiye cümlesidir."YASAL SÜREÇ NASIL İŞLEYECEKTerör örgütü PKK mensuplarıyla ilgili yasal sürece dair bir soruya ise Kurtulmuş, şu yanıtı verdi:"Buradaki esas olan şey, bu hazırlanacak yasanın geçici ve özel bir yasa olması.
Yani bundan neyi kastediyoruz? “Ben silahlarımı bıraktım.” diyen bir örgüt var.
İlan ediyor, silahlarımı bıraktım… Şimdi biz devlet olarak “Hayır, silahlarını bırakma” diyemeyiz.
Bu iradeyi ortaya koyduysa, bunun gereği, bu söylediğiniz hususlar, raporda ana başlık olarak yer alan, henüz oralarda partilerin bir uzlaşısı olmadığı için ortak bir kanaati söyleyemem.
Burada geçici ve özel olarak, bu örgütle ilgili bir yasanın çıkması… Şu bakımdan önemli.
Bu bütün örgütlere, başka örgütlere de şamil bir uygulama olmasın.
Kendisini tasfiye ettiğini, silahlarını bıraktığını, feshettiğini ilan eden örgüt bu.
Dolayısıyla bu yasal çalışma kısmı yani iyi niyetle, kararlılıkla işin üstüne gidilirse çok kısa süre içerisinde toparlanır ve uzlaşılır.
Oradaki kritik hususlardan birisi de bu af algısıydı.
Kamuoyundaki “Burada siz örgütün adamlarını affediyorsunuz” algısı ortaya çıkmasın.
Örgütün elemanı da geliyor, ben pişmanım demeyeceğine göre, yani örgüt mantığına aykırı, bu silahları bırakma durumuna aykırı olduğuna göre, onunla ilgili de bir yasal işlemin yapılması, örgüt üyelerinin tescil edilmesi ve ondan sonra zaten Türk Ceza Kanunu'nda bulunan ilgili düzenleme, mesela koşullu salıverilme şartları dahil olmak üzere, onlar düzenlenir ve serbest bırakılabilir.
Ama yine bir mahkeme kaydı ve bir adli kaydın altına alınmak şartıyla"YENİ ANAYASA AÇIKLAMASIAnayasa'nın değişip değişmemesi gerektiğine dair soruya Kurtulmuş, "Kestirmeden söyleyeyim, gerekir" yanıtını verdi.
Sözlerinin devamında Kurtulmuş, "Şunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Şu anda Türkiye'deki siyasi partilerin hemen tamamına yakını, ya parti tüzük beyannamelerinde ya seçim beyannamelerinde ya yeni bir anayasa tabirini kullanmışlar ya da anayasa değişikliği tabirini kullanmışlar" ifadelerine yer verdi.Aynı konuda bir başka soruya yanıt veren Kurtulmuş, Anayasa ile ilgili herhangi bir gizli gündem olmadığını söyledi.
Anayasa konusunda ne yapılacaksa açık bir şekilde olacağını söyleyen Kurtulmuş, "Çünkü bir anayasa değişikliğini referanduma götürecekseniz, oyu verecek olan milletten neyi kaçıracaksınız?
Bunlar akıl dışı, kuşkuyu siyaset aracı haline getirmiş olan birtakım yaklaşımlardır" dedi.Sözlerinin devamında Kurtulmuş, Adalet Bakanı ile İçişleri Bakanı'nın yemin töreni sırasında CHP'li milletvekillerinin kürsüye çıkıp yemini engellemesi için ise, "Kendi protestolarını yapıp süreci kayıtlara geçirerek keşke bitirebilselerdi.
Maalesef olmadı.
Bu tavır anayasaya aykırı bir tavırdır" dedi.'AMERİKALILARIN ŞUNU GÖRMESİ LAZIM...'ABD'nin İran'a saldırı ihtimali üzerine gelen bir soruya Kurtulmuş, "Amerikalıların da şunu görmesi lazım.
Amerika Birleşik Devletleri daha evvel uzun süreli işgal ettikleri ülkelerin hiçbirisinden kendi milli menfaatleri bakımından da yararlanmamıştır" yanıtını verdi.Kurtulmuş şöyle devam etti:"Ama Amerikan yönetimi sadece kendisinden de ibaret değil.
Oradaki siyonist lobinin ne kadar etkili olduğunu biliyoruz.
Özellikle Netanyahu'yu kurtarmak isteyen siyonist lobinin Amerikan'ın İran siyaseti üzerinde ne kadar etkili olacağı, Amerika'nın saldırıp saldırmayacağını, eğer saldırırsa, boyutlarının ne olacağını da belirleyecek ana faktördür.
Ümit ederim böyle bir şey yapmazlar.
Bu bölge için büyük bir felaket olur.
Türkiye de bunu önlemek için elinden gelen her türlü imkanı ortaya koyuyor"RAMAZAN'I İŞARET ETTİKurtulmuş'a rapordaki tavsiyelerin yasalaşmasına dair bir başka soru geldi.
Meclis dönemi kapanmadan düzenlemelerin yetişip yetişmeyeceği sorusu için Kurtulmuş, "Ramazan sonrasında bu yasal düzenlemelerin gündeme gelmesinin şart olduğu kanaatindeyim" dedi.
Kurtulmuş, "Bizim Türkçede güzel bir laf var, "Hayırlı işlerinizde acele ediniz." Bir yere kadar geldikten sonra böyle bir ittifak ortaya çıktıktan sonra bunun gereğini yerine getirmek lazım" diye devam etti.'TÜRK-KÜRT-ARAP' AÇIKLAMASIRapordaki "Türk-Kürt-Arap" vurgusundan doğan eleştirileri değerlendiren Kurtulmuş, şu yanıtı verdi:Türk-Kürt-Arap meselesinin yazılmış olmasının Türkiye'nin üniter yapısını bozacağına ilişkin kuşkuyu, endişeyi son derece yersiz olarak görüyorum.
Çünkü raporda çok açık, iki yerde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin üniter yapısı, anayasal düzeni, bölünmez bütünlüğü, laik devlet yapısı çok açık bir şekilde vurgulanmış ve bir kere daha deklare edilmiştir.
Buralarda en ufak bir tartışma zaten olmadı, en ufak bir tartışma düşünülemez.Siyasi konumlarımızdan konuyu değerlendirirken bir de işin sosyolojisine bakmak lazım.
Bizim yıllardır söylediğimiz, biz bir faraziyeden bahsetmiyoruz, bir asır evvel bu coğrafyada yine ağırlıklı olarak, diğer etnisiteler de var, diğer gruplar da var ama ağırlıklı olarak Türkler, Kürtler, Araplar bu coğrafyada var ve adamlar geldiler birinci Sykes-Picot'da sınırları çektiler aynı aşiretin yarısı Irak'ta, yarısı Suriye'de, yarısı Türkiye'de kaldı.Türklerin, Arapların, Kürtlerin arasına sınır koymalarına rağmen birbirine düşman yapamadılar.
Kastettiğimiz şey budur.
Emperyalistlerin birbirine düşman yapamadığı bu bölgenin ağırlıklı nüfusuna sahip olan halklarını asla düşmanlaştıracak bir anlayışın içine girmeyin.
Bu düşmanlaştırıcı anlayıştan kurtaracak olan şey, bu üç temel halkın bir arada, dayanışma içerisinde yaşaması; ortak projelerle, ortak anlayışlarla bu bölgede bir barış iklimini oluşturmasıdır.
Emperyalizmin çanına ot tıkayacak olan budur.
Ondan sonra herhangi birisi de bilmem ne, “Davut koridoru, buradan şunu açarım da yukarıya giderim, Türkiye'yi bölerim” diye bir rüya görmesin.
Bizim söylediğimiz budur.
Tabi ki bunun içinde Nusayri’si, Alevi’si, Ezidi’si, Dürzi’si, bütün bu bölge halkları var.
Bu bölge halkları bundan 120 sene evvel bu tabirlerin hiçbirisini kullanmıyordu.
Ne oldu da böyle kullanır hale ve bunu ayrıştırıcı hale getirdiler?
Bu eleştiriyi yapanların önce bunu bir anlamaları lazım.
Sosyolojik olarak bu coğrafyanın insanlarının bütünleşmesinden, birleşmesinden başka bir şart yoktur.
Asla Türkiye'nin üniter yapısı, devlet sistemiyle ilgili ne bir tereddüt dile getirildi ne herhangi birisi böyle bir teklifte bulundu ne de "Böyle bir şeyi raporda konuşalım, yazalım" diye bir şey söylendi.
Tamamen yanlıştır, yanlış bir algıdır.
Raporun üzerindeki bu ittifakı gölgelemek için yapılan bir yanlış yorum olarak görüyorum, doğru bulmuyorum.
Açık bir konudur.
Çok net bir şekilde bu söylediklerim asla tartışma konusu yapılmadığını, yapılmayacağını raporda bütün partiler belirtti."Odatv.com