Haber Detayı

Gemilerdeki gizemli küreler ne işe yarıyor?
Chip galeri chip.com.tr
21/02/2026 23:10 (2 saat önce)

Gemilerdeki gizemli küreler ne işe yarıyor?

Savaş gemilerinden yolcu gemilerine, hatta özel yatlara kadar her yerde karşımıza çıkan "beyaz küreler" aslında modern dünyanın en önemli koruma kalkanları. Hem casus gözlerden saklıyor hem de doğanın yıkıcı gücüne karşı meydan okuyorlar.

Denizlerin ortasında süzülen bir savaş gemisine, yolcu gemisine ve hatta bazı özel yatlara baktığınızda, güvertesinde yer alan büyük beyaz küreler (ya da kubbeler) hemen dikkatinizi çeker.

Kimilerinin dev bir golf topuna benzettiği bu yapılar, aslında modern denizciliğin ve askeri savunmanın en kritik parçalarından birini temsil ediyor. "Radom" adı verilen bu kubbeler, sadece görsel bir detay olmanın ötesinde, geminin hayati önem taşıyan "sinir sistemini" koruma görevini üstleniyor.Bu büyük beyaz yapıların temel varlık sebebi, içlerinde barındırdıkları hassas radar sistemlerini ve uydu iletişim antenlerini dış dünyadan izole etmek.

Açık denizlerin amansız rüzgarları, tuzlu suyun aşındırıcı etkisi ve dondurucu soğuklar, bu hassas elektronik cihazlar için büyük risk oluşturuyor.

Radomlar, içerdeki ekipmanın performansını etkilemeden onları fırtınalardan, kardan ve hatta devasa hortumlardan koruyacak kadar dayanıklı malzemelerden üretiliyor.

Üstelik bu yapıların tek görevi fiziksel koruma değil.

Dışarıdan bakıldığında içerideki cihazın hangi yöne baktığı veya tam olarak hangi teknolojiye sahip olduğu anlaşılamıyor.

Bu da askeri operasyonlarda düşmana karşı stratejik bir gizlilik avantajı sağlıyor.Dünyadaki radom örnekleri arasında öyle bir tanesi var ki, büyüklüğüyle görenleri hayrete düşürüyor.

SBX-1 olarak bilinen Deniz Tabanlı X-Band Radarı, adeta yüzen bir ada kadar büyük.

Eski bir petrol platformu üzerine inşa edilen bu sistem, Amerikan balistik füze savunma ağının en önemli parçalarından biri.

Öyle hassas bir teknolojiye sahip ki, binlerce kilometre uzaklıktaki beyzbol topu büyüklüğündeki bir nesneyi bile tespit edebiliyor. 100 metreden fazla yüksekliği ve devasa çapıyla "Ölüm Yıldızı" lakabını alan bu dev küre, esnek sentetik bir malzemeden yapılmış durumda ve içindeki hava basıncı sayesinde ayakta duruyor.

Saatte 200 kilometreyi aşan rüzgar hızlarına dayanabilecek şekilde tasarlanan bu yapı, modern mühendisliğin sınırlarını zorluyor.Zaman ilerledikçe bu devasa yapılara olan ihtiyaç bazı alanlarda şekil değiştiriyor.

İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana gelişen radar teknolojisi, artık daha kompakt ve yetenekli hale geldi.

Örneğin yeni nesil SPY-6 radarları, geleneksel dev kubbeler yerine "radar modüler montajları" denilen küçük bloklar halinde inşa ediliyor.

Bu modüler yapı, gemilere 360 derecelik kesintisiz bir görüş alanı sağlarken bakımı da çok daha kolay hale getiriyor.

Yine de o meşhur "beyaz küreler", gökyüzünü ve denizleri izlemeye devam eden sadık bekçiler olarak uzun süre hayatımızda kalacak gibi görünüyor.

İlgili Sitenin Haberleri