Haber Detayı

Gaziantep'te Eğitim Sen ve İHD Anadile İlişkin Hakların Genişletilmesini İstedi
Yerel haberler.com
22/02/2026 11:01 (1 saat önce)

Gaziantep'te Eğitim Sen ve İHD Anadile İlişkin Hakların Genişletilmesini İstedi

Eğitim Sen ve İnsan Hakları Derneği üyeleri, 21 Şubat Dünya Anadili Günü dolayısıyla düzenledikleri basın toplantısında, anadilde eğitimin bir hak olduğunu belirtti ve anadile yönelik düzenlemelerin genişletilmesini talep etti.

(GAZİANTEP) - Gaziantep'te Eğitim Sen ve İnsan Hakları Derneği (İHD) üyeleri, 21 Şubat Dünya Anadili Günü kapsamında yaptıkları açıklamalarda, anadilde eğitimin pedagojik ve toplumsal bir hak olduğunu ifade ederek, anadile ilişkin düzenlemelerin genişletilmesini istedi.Gaziantep'te 21 Şubat Dünya Anadili Günü dolayısıyla Eğitim Sen ile İHD temsilcileri açıklama yaptı.Eğitim Sen Gaziantep Şubesi adına konuşan Ömer Parlakçı, dünyada çok sayıda dilin yok olma tehlikesi altında olduğunu hatırlatarak anadilinde eğitimin bilimsel ve pedagojik yönüne işaret etti.Parlakçı, "Anadilinde eğitim alamamak, bir yandan akademik becerileri ve başarıyı çocuğun yaşına ve gelişim dönemine uygun düzeyde yakalamasını güçleştirirken, özellikle ergenlik döneminde sadece dil ve ifade becerilerinde değil, duygusal ve sosyal gelişim süreçlerinde de olumsuz yansımalar yaratmaktadır.

Resmi dil dışındaki anadillerinin varlığına, yaşamasına ve öğrenilmesine karşı çıkmak, bir yönüyle eğitim biliminin en temel ilkesine karşı çıkmak, bilime meydan okumak anlamına gelmektedir" dedi.Parlakçı ayrıca, çocukların kendi anadilleriyle eğitim görmesine yönelik toplumsal kaygıların çelişkili olduğunu belirterek, "Milyonlarca çocuğun kendi anadili ile eğitim görmesine 'ülke bölünür' paranoyası ile yaklaşılması büyük bir çelişkidir.

Farklı anadilleri üzerindeki sınırlamalara son verilmeli, her bireyin kendi anadilini öğrenmesi ve eğitim almasının önündeki engeller kaldırılmalıdır" ifadelerini kullandı.İHD adına değerlendirmelerde bulunan Zahiddin Şirin ise anadil hakkının yalnızca bireysel değil aynı zamanda kolektif bir hak olduğuna dikkat çekti.Şirin, şunları söyledi:"Ulus devletler resmi dil dışındaki dillerin reddiyesi üzerine inşa edilmiştir.

Bu anlayış, bir toprak parçası üzerinde yaşayan bütün etnik grupları ya da halkları 'tek dilli' konuşmaya, bu dilde eğitim görmeye ve diğer faaliyetlerini sürdürmelerini zorlamaktadır.

Kürt meselesinin çözümü ve toplumsal barışın sağlanmasında, anadilinde eğitim hakkı kilit bir öneme sahiptir.

Bu bağlamda Kürt dili ile lehçelerinde eğitim hakkının anayasal ve yasal güvenceye kavuşturulması, meselenin çözümüne çok büyük bir katkı sunacaktır."Seçmeli ders uygulamasının mevcut haliyle sorunu çözmediğini savunan Şirin, öğretmen ataması eksikliği ve idari engeller nedeniyle uygulamanın sınırlı kaldığını belirtti.

Şirin, "Mülki idari makamlar başta olmak üzere birçok idari karar ile Kürtçe tiyatro, sinema, konser ve benzeri kültürel etkinlikler yasaklanmaktadır.

Cezaevlerine gönderilen Kürtçe kitap ve mektuplara el konulmaktadır.

Kürtçe sokak, cadde veya yer isimleri konusunda idari makamların engellemeleriyle karşılaşmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti'ni, Kürt meselesinin çözümüne yönelik sorumluluğunun gereği olarak anadilde eğitim hakkı konusunda gerekli anayasal ve yasal düzenlemeleri hızlıca hayata geçirmeye çağırıyoruz" dedi.

İlgili Sitenin Haberleri