Haber Detayı
Genç mucitlerin robotu FTC, Türkiye şampiyonasında "İlham Ödülü" aldı
Ortaokul ve lise öğrencilerinden oluşan Chaotics Robot Topluluğu, FIRST Tech Challenge Türkiye şampiyonasında geliştirdikleri robot projeleriyle 'İlham Ödülü'ne layık görüldü. Ekip, STEM eğitimleri ve sosyal sorumluluk projeleri ile dikkat çekiyor.
Ortaokul ve lise öğrencilerinden oluşan Chaotics Robot Topluluğu, FIRST Tech Challenge (FTC) kapsamında geliştirdikleri robotik projeyle katıldıkları Türkiye şampiyonasında "İlham Ödülü"ne layık görüldü.Ankara'da bir özel okulun ortaokul ve lise öğrencileri, robotik, mühendislik ve yazılım becerilerinin değerlendirildiği uluslararası STEM (fen, teknoloji, mühendislik ve matematik) programı olan FTC kapsamında, sahadaki topları toplama ve belirlenen hedeflere yüksek hassasiyetle fırlatma yeteneğine sahip robot tasarladı.Öğrencilerin titiz çalışması sonucunda ortaya çıkan robot, fiziksel dayanıklılığının yanı sıra sahadaki yüksek puanlama kapasitesiyle de teknik yeterliliğini Türkiye şampiyonasında kazandığı ödülle tescilledi.Okulun Projeler Koordinatörü Ebru Azman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Chaotics Robot Topluluğu olarak öğrencilerle sürdürülebilir bir eğitim sistemi oluşturmaya çalıştıklarını, liseli öğrencilerin ortaokul öğrencilerine mentorluk yaptığı toplulukta akran öğrenmesi ve liderlik becerilerinin geliştirilmesini desteklediklerini belirtti.Topluluğun üyelerinden 6. sınıf öğrencisi Kayra Gökalp, geliştirdikleri robotun en önemli özelliğinin basit düşünerek tasarlanmış işlemlerin bir araya gelmesi olduğunu ifade etti.Gökalp, tasarım sürecinde ekipteki herkesin bir mühendislik defterine fikirlerini çizdiğini, tüm fikirlerin içinden en iyilerini seçerek robotu geliştirdiklerini dile getirerek, şunları kaydetti:"Bizim işimiz sadece robot yapmak veya bir yarışmaya katılmak değil.
Çünkü biz bu süreçte birlikte üretmeyi, sorumluluk almayı, öğrendiklerimizi başkalarıyla paylaşmayı öğreniyoruz.
Bu yüzden saha içi başarımızın yanında topluma dokunan projeler yapmaya da çok önem veriyoruz.
Bu projelerden biri otizmli arkadaşlarımızla birlikte yürüttüğümüz çalışmalar.
Otizm Vakfı işbirliğiyle otizmli arkadaşlarımız için STEM atölyeleri kurduk.
Bu atölyelerde robotik ve temel mühendislik eğitimleri veriyoruz.
Bu süreçte biz, empati kurmayı, sabrı ve gerçek bir takım olmayı öğrendik."Akranlarına ve daha küçük çocuklara kodlamayı sevdirmek amacıyla "Chaotic Coding" adlı oyun geliştirdikleri anlatan Gökalp, "Bu oyunda çocuklar kodlamanın temel ilkelerini basit bir oyun oynayarak öğreniyorlar.
Oyunumuzu şu ana kadar 9 ülkede binlerce çocukla buluşturduk ve çocukların STEM'e olan ilgilerini artırdık." dedi.Gökalp, köy okullarındaki öğrencilere de STEM eğitimleri verdiklerini belirterek, "Buradaki amacımız erişimi olmayanlara da bilim ve teknolojiyi tanıtmak, onları robotikle buluşturmak.
Bizim için asıl başarı robot yapmak değil, dokunduğumuz hayatlar ve bıraktığımız olumlu etki." ifadesini kullandı."Dünya şampiyonasında ciddi ödüller almak istiyoruz"Chaotics Topluluğu'nun kaptanı 11. sınıf öğrencisi Zehra Sinemis Yılmaz da toplulukta 3D tasarım, yazılım ve robot programlamaya yönelik eğitimlerin yanı sıra, el aletlerinin doğru ve güvenli kullanımı, mekanik montaj teknikleri, temel malzeme bilgisi gibi mühendislik alanlarında ciddi bir eğitim süreci yürüttüklerini aktardı.Ortaokul öğrencilerine mentorluk yapmanın kendi becerilerini de geliştirdiğine işaret eden Yılmaz, büyük yaş gruplarından öğrendiklerini, kendilerinden küçük yaş gruplarına öğrettikleri bir ekosistem kurduklarını söyledi.Çalışmalarla dünyaya açılmayı hedeflediklerini belirten Yılmaz, "Şu an sadece bölgesel yarışmalara katılıyoruz ama dünya şampiyonası sıralamalarında da ciddi ödüller almak istiyoruz.
Robotumuzu, bayrağımızı orada göstermek, uluslararası arenada Türkiye'yi temsil etmek istiyoruz." ifadelerini kullandı.Yılmaz, topluluğa "Chaotics" ismini vermelerine ilişkin, "Biz her zaman kaostan bir düzen çıktığını düşünüyoruz.
Kaosun olmadığı yerde bilginin, herhangi bir yaratıcılığın da çıkmadığını düşünüyoruz.
Bir yerde kaos varsa, orada gerçekten iş dönüyordur, buna inanıyoruz.
O yüzden genelde sessiz sedasız çalışmak yerine sesli, kalabalık, biraz kaotik çalışmayı seviyoruz." dedi.