Haber Detayı
Keçe sanatçısı kadın, sanatını gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor
Van'da keçe sanatının ustası Necmiye Tekin, geleneksel yöntemlerle sanatını genç kuşaklara öğretmeyi ve kültürel mirası yaşatmayı amaçlıyor. Tekin, açtığı atölyede öğrencilere çeşitli keçe ürünleri yapmayı öğreterek bu kadim sanatı canlı tutuyor.
Van'da keçe sanatının kültürel miras taşıyıcısı 53 yaşındaki Necmiye Tekin, geleneksel yöntemlerle sürdürdüğü mesleğini genç kuşaklara aktarmayı hedefliyor.İpekyolu ilçesinde yaşayan 3 çocuk annesi Tekin, gençlik yıllarında evlerde koyun yününden hazırlanan ürünlerden esinlenerek keçe sanatına merak saldı.Kültürel Miras ve Turizm Bölümü'nden mezun olan Tekin, sanatla bağını koparmadan uzun yıllar boyunca hem el sanatları alanında eğitmenlik yaptı hem de keçe sanatıyla uğraştı.Ankara ve İstanbul'da keçe üretimiyle ilgili eğitim alarak bu alanda ustalaşan 53 yaşındaki Tekin, önceki yıl Van'da açtığı atölyede üretime başladı.Ürünlerini kendi markasıyla sanatseverlere ulaştıran Tekin, 2023'te Kültür ve Turizm Bakanlığınca düzenlenen sınavlarda başarı sağlayarak "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" ünvanı aldı.Deneyimlerini yeni kuşaklara aktarmayı amaçlayan Tekin, atölyede öğrencileriyle koyun yününden takke, şal, çanta, tablo, hediyelik eşya ve dekoratif ürünler yaparak hem kadim sanatı yaşatıyor hem de ekonomik kazanç elde ediyor."Amacım bu kadim sanatı gelecek nesillere aktarmak"Tekin, AA muhabirine, gençlik yıllarında evlerde yapılan yaygı, çanta ve şapka gibi ürünlerden esinlenerek keçe sanatına yöneldiğini belirtti.Sanata olan merakını hep canlı tuttuğunu ifade eden Tekin, şunları kaydetti:"12 yıldır profesyonel olarak keçe sanatını icra etmekteyim.
Keçe, atkısı ve çözgüsü olmayan dünyanın ilk tekstil ürünüdür.
İnsanlık tarihi kadar eski olan ve doğayla uyum içinde var olmuş kadim bir üretim biçimidir.
Keçe, doğal yün, su, sabun ve emekle şekillenen, kimyasalı olmayan değerli bir malzemedir.
Keçeyi sadece bir el sanatı olarak görmüyorum.
Keçe, sabrın, emeğin ve dönüşümün bir sembolüdür.
Bu yönüyle keçe hem kültürel mirasımızı yaşatıyor hem de doğa ile uyum içinde yaşamanın mümkün olduğunu hatırlatıyor.
Amacım bu kadim sanatı gelecek nesillere aktarmak ve kimyasal atık içermeyen, doğa dostu bir ürün bırakmaktır."Atölyede yerel ve ithal yün kullandıklarını anlatan Tekin, "Yerel yünümüzün mikronu yüksek olduğu için onu genelde kalın kumaşlarda, yaygılarda, çadırlarda ve çizmelerde kullanıyoruz.
Mikronu düşük olan ithal yünleri ise aksesuar, iç giyim, şal, şapka, elbise gibi ürünlerde kullanıyoruz.
Tablolarımda ise Urartu, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerine ait motifler kullandım." dedi."Atölyeye girdikten sonra dış dünyayı unutuyorum"Keçe üretimini insanın içsel yolculuğuyla kurulan derin bir bağın ifadesi olarak gördüğünü ifade eden Tekin, "Atölyeye girdikten sonra dış dünyayı unutuyorum.
Keçe, yünle resim yapma sanatıdır.
Yünle o resmi yapmak, o duyguyu yaşamak, bana büyük mutluluk veriyor.
Van minyatürünü çalıştığım zaman o döneme gittim, sokaklarda gezdim, eserleri yaşayarak yaptım." değerlendirmesinde bulundu.Keçe sanatını öğrenmek için haftada üç gün atölyeye gelen lise öğrencisi Elvin Borak ise "Üretim sürecinin her aşamasına emek vererek ortaya çıkan eseri görmek bana büyük mutluluk veriyor.
Bu süreç bana hem beceri hem de güzel anılar hissettirdi." ifadelerini kullandı.