Haber Detayı

Avrupa'ya F-35 tuzağı: Hava savunması ABD'nin elinde
Ali rıza taşdelen aydinlik.com.tr
22/02/2026 16:09 (2 saat önce)

Avrupa'ya F-35 tuzağı: Hava savunması ABD'nin elinde

ABD-Avrupa arasındaki kriz eski kıtadaki ‘stratejik özerklik” söylemlerini arttırdı. Ancak Avrupa ülkeleri ‘özerklik’ hedefine ulaşabilir mi?

ABD-Avrupa arasındaki kriz eski kıtadaki ‘stratejik özerklik” söylemlerini arttırdı.

Ancak Avrupa ülkeleri ‘özerklik’ hedefine ulaşabilir mi?

En tartışmalı konulardan birisi ABD’nin F-35’leri.

Avrupa ülkeleri F-35 tercihleriyle hava savunmalarını Washington’un kontrolüne emanet etmiş durumda.

Avrupa savunmasının Atlantik ötesine ne kadar bağlı olduğu F-35’lerle bir kez daha gün yüzüne çıkıyor Avrupa ülkeleri, ABD’nin F-35 savaş uçaklarını gün geçtikçe daha çok sorguluyor.

On üç Avrupa ülkesi, hava savunmaları için Amerikan F-35'i seçti.

Birleşik Krallık, İtalya, Almanya, Hollanda, Belçika, Finlandiya, Norveç, Danimarka, Polonya, Romanya, Yunanistan, İsviçre ve Çek Cumhuriyeti.

ABD ayrıca Japonya, Güney Kore, Singapur, Avustralya, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail'e de F-35 satıyor.

Avrupalıların kendi deyimleri ile karşılarında Trump gibi güvenilemez ve öngörülemez ABD’li bir lider var.

Ellerindeki eskiyen F-16 ve Tornado savaş uçaklarını F-35 ile değiştirmişler ve değiştirmeye de devam ediyorlar.

F-35 programına katılan Avrupa ülkeleri, daha önce hiç görülmemiş bir durumla karşı karşıya: hava üstünlükleri, mimarisini, lojistiğini ve kapasite gelişimini kontrol edemedikleri bir sisteme bağlı durumdalar.

Revue Défense Nationale'in editörlüğünü yapan General Jérôme Pellistrandi’nin de dikkat çektiği gibi “ABD son zamanlarda Avrupa'ya çok sayıda F-35 uçağı teslim etti”; Belçika 34, Almanya 35, Polonya 32, İtalya 90, İngiltere 48 F-35 siparişi verdi.

General Pellistrandi, “Bu uçakların bazı parçaları Avrupa'daki fabrikalarda üretilse de F-35'leri satın alanlar, uçakların bakımını yapma hakkını saklı tutan Amerikalılara bağımlı kalmaya devam edecekler” diyor.

F-35 ABD’YE BAĞIMLILIĞIN SİMGESİ Fransız Express dergisi, aylık Défense et Sécurité Internationale (DSI) dergisinin genel yayın yönetmeni ve “Hepsini yönetmek için bir uçak.

F-35, Avrupa'nın bağımlılığının prizması” adlı kitabın yazarı Joseph Henrotin ile bir röportaj yaptı.

Röportajda Henrotin “ Askeri tarihte hiçbir sistem bir yabancı ülkenin kuvvetleriyle bu kadar entegre olmamıştır.

Bir kez hizmete girdiğinde, ABD'ye bağımlılık yapısal hale gelir” diyor.

Yazar, F-35’lerin “bir uçaktan çok, ağ merkezli entegre bir sistem, güncellemelere ihtiyaç vardır ve bu güncellemeyi de sadece ABD’nin yaptığını” söylüyor.

Yedek parçalar bile ABD’nin mülkiyetindedir.

İzni olmadan kullanılamaz.

Aynı şekilde Amerikalılar, uçağın çalışması ve silahların veya yeni işlevlerin entegre edilmesi için gerekli olan milyonlarca satırlık koda tam erişime sahiptir.

Yani bu savaş uçağı ABD tarafından yönetilen verilere bağlıdır.

Avrupalı F-35 pilotları, görevlerine hazırlanmak için uçuş planlarını Amerikan veri merkezlerine göndermek zorundadır.

Uçaklardaki yazılımların bakımı ve yedek parça siparişleri de kısmen uzaktan otomatik olarak yapılmaktadır.

Birçok uzman, F-35'in bu “dijital prangasını” bir tür ‘kill switch’, yani Amerikalıların uçakları yere çivilemek için kullanabilecekleri bir tür durdurma düğmesi olarak görüyor.

EN SADIK F-35 MÜŞTERİSİ ALMANYA Avrupa Birliği’nde öncü ülkeler, motor ülkeler Almanya ve Fransa’dır.

NATO’ya en bağımlı ülke de Almanya.

F-35 bir NATO savaş uçağı olarak piyasaya sürüldü.

Almanya ve diğer bağımlı ülkelerin nükleer korumasını da ABD yapmakta.

Eğer ABD’den F-35’i alıyorsan B-61 nükleer bombayı da almayı garanti edeceksin.

Alman Savunma Bakanlığı geçen yıl mart ortasında ordunun, eski 85 Tornado filosunu değiştirmek için 35 adet F-35 satın alma projesinden vazgeçmek istemediğini açıkladı.

Böylece, Alman ordusu, Amerikan müttefikinden ‘bağımsızlık yoluna gitme’ fikrini reddetti.

Savunma Bakanı Boris Pistorius, Spiegel dergisine verdiği röportajda “geri çekilme alternatifi, şu anda milyarlarca avroya mal olacak.

Ayrıca, korumak istediğimiz ABD ile ilişkilerimizi de bozacaktır" açıklamasında bulundu.

Almanya’nın elinde bulunan B-61 nükleer bombalarını da ancak F-35 ile kullanabilir.

Bu bombalar, ABD'nin nükleer “şemsiyesi”nin işleyişi için gerekli olan savaş başlıklarıdır.

DANİMARKA BOYUN EĞEREK ABD’Yİ YATIŞTIRABİLİR Mİ?

ABD Başkanı, Danimarka’nın özerk bölgesi olan Grönland’ı gerekirse askeri olarak ele geçireceğini açıklamasına rağmen, Danimarka, Amerikan F-35'leri satın almaya devam ediyor.

Peki Danimarka ABD izin vermeden F-35’lerle kendi topraklarını savunabilecek mi?

Ekim 2025'te Kopenhag, 3,88 milyar avroya 16 yeni uçak satın alınmasını onayladı.

İki ay sonra, bu kez 4,4 milyar dolara 12 uçak daha sipariş edildi.

Toplamda, filo 43 uçağa ulaşacak ve 2016'da başlangıçta planlanan 27 uçağın çok ötesine geçecek.

F-35 alarak göz göre gere bu bağımlılığa razı olan ülkelerden biri de Belçika.

Münih Güvenlik Konferansı'nın kenarında Belçika, halihazırda sipariş ettiği 34 adede ek olarak 11 adet F-35A daha sipariş ettiğini açıkladı.

HAVA SAVUNMASINDA ABD’YE BAĞIMLI OLMAYAN TEK ÜLKE FRANSA Dassault’un ürettiği Rafale savaş uçağı Avrupa’da F-35’lere tek rakip.

Ama Atlantik ötesine bağımlılığı olan Avrupa, Rafale’ı değil F-35’i tercih ediyor.

Fransa hem savaş uçağı üreten hem de nükleer güce sahip ve bu alanda ABD’ye bağlı olmayan tek Avrupa Birliği ülkesi.

Fransa savaş uçaklarını Avrupa’da Hırvatistan ve Yunanistan’a satıyor (o da ikinci el uçaklar).

Esas müşterileri Körfez ülkeleri ve Hindistan.

AVRUPA SİLAH İTHALATINI BİDEN DÖNEMİNDE İKİYE KATLADI Avrupa savunması hala büyük ölçüde ABD’ye bağımlı.

Bu durum öyle kısa vadede değişecek gibi görünmüyor.

Birinci Trump döneminde ABD ile birçok konuda ayrışan ve çatışan Avrupalı küreselci liderler Biden döneminde silah ithalatını neredeyse ikiye katlamıştı.

ABD’nin Ukrayna bataklığına sürüklediği Avrupa ülkeleri 2020-2024 döneminde silah ithalatını 2015-2019 dönemine kıyasla %105 oranında artmıştır.

Bu silahların %64'ü Amerika Birleşik Devletleri tarafından tedarik edilmiştir (2015-2019 döneminde bu oran %52).

Fransa Başbakanı François Bayrou 5 Mart 2025’de Senatoda yaptığı konuşmada “Avrupa Birliği'nin silahlarının üçte ikisi ABD'den satın alınıyor” itirafında bulunmuştu.

Pieter Wezeman,Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün (Sipri) son raporunda, 2024 yılında Avrupalılar tarafından ithal edilen askeri teçhizat hacminin yarısından fazlası Atlantik ötesinden gelmiştir diyor.

Wezeman’a göre Avrupa donanmaları “neredeyse sadece Avrupa teçhizatıyla silahlandırılırken, Avrupa'nın ABD'den çok sayıda hava savunma ve havacılık silahı ithal ettiğini” belirtiyor. “2020'den bu yana yurtdışına sipariş edilen 24 hava savunma sisteminin yarısı Amerikan.

Bazı savaş helikopterleri ve insansız hava araçları gibi diğer ekipmanlar da sadece ABD'de üretiliyor.

Kendi topraklarında kendi ekipmanlarını çok az üreten ya da hiç üretmeyen Avrupa ülkeleri için ABD vazgeçilmezdir” diye ekliyor.

Almanya'da ABD'den yapılan ithalatın payı son beş yılda neredeyse yüzde 61 oranında artmıştır.

Bugün Almanya'nın silah ithalatının üçte ikisinden fazlası (%70) ABD'den gelirken, 2015-2019 yılları arasında bu oran %9'du.İsveç (+82 puan), Romanya (+45), İspanya (+44) ve Slovenya (+38), beş yıl öncesine kıyasla savunmaları için Washington'a daha fazla bağımlı olan ülkeler arasında yer alıyor. ‘F-35'LERİ İPHONE GİBİ HACKLEYEBİLİRSİNİZ’ Hollanda Savunma Bakanı Gijs Tuinman'a göre, F-35 savaş uçağı bir cep telefonu gibi “kırılabilir”.Amerikalı üretici Lockheed Martin tarafından tasarlanan ve dünyanın en performanslı savaş uçaklarından biri olarak kabul edilen F-35'in “dijital beyni” teorik olarak, harici yazılım güncellemelerini indirmek için hacklenebilir.

Tıpkı bir cep telefonunu “jailbreak” yapmak gibi.

En azından Hollanda Savunma Bakanı Gijs Tuinman böyle düşünüyor.

Jailbreak işlemi, cihazın üreticisi tarafından yerleştirilen yazılım kısıtlamalarını aşarak, sisteme onaylanmamış üçüncü taraf yazılımların yüklenmesine imkân tanıyor.

Bu açıklama Avrupa’da şok etkisi yapsa da sonuçta, kullanım kılavuzu olmayan, sansasyonel bir açıklama olarak değerlendirildi.

Yazılımın jailbreak yöntemiyle aşılması ve yerel bir ek yazılım entegre edilmesi, uçağın üreticisi Lockheed Martin ile yasal sorunlara ve ABD hükümetiyle diplomatik krize yol açabilir.

Uzmanlar, yazılımın kırılmasının uçağı bağımsız kılmaya yetmeyeceğini, Washington ile ilişkilerin kopma noktasına gelebileceği ve bu durumda yedek parça ve teknik destek tedarikinin durmasına yol açacağı ve böylece savaş uçaklarının kısa sürede kullanılamaz hale gelebileceği ifade edilmektedir.

İlgili Sitenin Haberleri