Haber Detayı

Avrupa yeni bir döneme mi giriyor? Almanya'da nükleer silah tartışması
Avrupa aydinlik.com.tr
22/02/2026 16:13 (2 saat önce)

Avrupa yeni bir döneme mi giriyor? Almanya'da nükleer silah tartışması

Avrupa Birliği, uzun süredir “stratejik özerklik” olarak adlandırdığı hedefi gerçekleştirmek için çaba sarf ediyor. Son aylarda, ABD ile AB arasındaki gerilim özerklik çağrılarını daha da arttırdı. Bu çağrılara öncülük eden ülkelerden biri de Almanya.

ŞAFAK ERDEM Germany Foreign Policy internet sitesinde yayınlanan bir rapor Almanya’nın nükleer silah tartışmalarını ele alıyor.

Bu rapordaki bilgilere dayanarak Almanya ve Avrupa’daki durumun bir özetini okuyucularımıza sunuyoruz.

GÜÇ POLİTİKASI Almanya’nın nükleer bomba yapımı çağrıları, Şansölye Friedrich Merz’in Avrupa Birliği’nin yeni bir “güç politikası” ile kendini savunması yönündeki açıklamaları üstüne geldi.

Merz, ABD ile tırmanan gerginlik bağlamında AB’nin artık “Avrupa gücü oluşturması” gerektiğini söyledi.

Merz’i takiben Yeşiller Partisi'nin eski Dışişleri Bakanı Josef Fischer de Avrupa’nın nükleer silahlanmasını destekleyen seslere katıldı.

Alman Silahlı Kuvvetleri Komuta ve Kurmay Koleji'nden bir Tuğgenerel de Almanya'nın kendi atom silahlarına sahip olması gerektiğini söyledi.

GÜVENİLMEZ HEGEMON Alman Silahlı Kuvvetler Komuta ve Kurmay Koleji Strateji Direktörü Tuğgeneral Frank Pieper da konuya dahil oldu.

Pieper “Almanya'nın kendi taktik nükleer silahlarına ihtiyacı var” dedi.

Pieper, Almanya’nın resmi açıklamalarındaki “Avrupa'nın en güçlü konvansiyonel silahlı kuvvetlerini kurma” hedefinin yeterli olmadığını açıkça belirterek nükleer silahların “Rusya’nın nihai tehdidine karşı koyabilecek silahlar” olduğunu öne sürdü.

Pieper, ABD’nin, “artık güvenilemez” olmasının bu yeni durumu ortaya çıkardığını söyledi. ‘ULUSAL EGEMENLİĞİN ÖZÜ’ Alman Dış İlişkiler Konseyi (DGAP) üyesi olan Joachim Krause, “Almanya’nın kendisini kendi nükleer silahlarıyla veya Avrupa’nın nükleer silahlarıyla koruması konusunu acilen tartışmamız gerekiyor” dedi.

Bonn'daki Haus der Geschichte Vakfının Başkanı Harald Biermann ise “Nükleer meselesi, bir devletin ulusal egemenliğinin özüdür.

Almanya da bu konuyu ele almalıdır” sözleriyle konuya dahil oldu.

Biermann’e göre bu, “Federal Cumhuriyet'in varlığıyla ilgili bir sorun”.

Peki Almanya teknik olarak nükleer silah üretme kabiliyetine sahip mi?

Raporda, nükleer fizik merkezi Jülich Araştırma Merkezi'nde görev yapan bir uzman, Gronau uranyum zenginleştirme tesisinin “yaklaşık 340 savaş başlığı” için yeterli silah sınıfı malzemeyi kolayca üretebileceğini söylediği aktarılıyor.

Alman Dış İlişkiler Konseyi (DGAP) araştırma Müdür Yardımcısı Christian Mölling, “Teknik olarak, bu nispeten sorun değil.

Hem mühendislik kapasitemiz hem de uranyum veya plütonyum zenginleştirme kabiliyetimiz var” diyor.

Peki ne kadar üretilebilir?

Raporda buna da bir yanıt var. “İçeriden” bir başka kaynak “Gronau'da onaylanan zenginleştirme kapasitesiyle, yılda yaklaşık 17 ton silah sınıfı uranyum üretilebilir.

Bu yaklaşık 340 savaş başlığı için yeterli olur.” diyor.

İKİ ARTI DÖRT ANLAŞMASI Almanya’nın nükleer silah konusunda bir adım atması İki Artı Dört Anlaşması’nı gündeme getiriyor.

İki Artı Dört Anlaşması’na göre, Almanya'nın nükleer, biyolojik veya kimyasal silah üretmesi, bulundurması veya kontrol etmesi yasak.

CDU’dan Roderich Kiesewetter, bu anlaşmanın yeniden müzakere edilebileceğini söyledi.

Yeşiller partisinden Josef Fischer, nükleer silahlanmayı Almanya'nın değil Avrupa’nın üstlenmesi gerektiğini savundu.

Bu “görevi” “Avrupa’nın üstlenmesi” dendiğinde gündeme Fransa geliyor.

Fransız nükleer şemsiyesinin Avrupa Birliği’ni kapsayacak şekilde genişletilmesi tartışılıyor.

Ancak burada Almanya ile Fransa arasında bir anlaşmaya varılamadığı söyleniyor.

Almanya, Fransız nükleer silahlarının konuşlandırılmasında söz sahibi olmak isterken, Paris bunu reddediyor.

İSKANDİNAV BOMBASI Şu ana kadar nükleer silahlanma taleplerini Avrupa’da en yüksek sesle dillendirenler Polonya ve Baltık ülkeleriydi.

Washington’un Grönland’ı ilhak etme ihtimaliyle İskandinav ülkeleri de nükleer seçenekleri daha çok konuşmaya başladı.

Mart 2025’te, İsveç Demokratları’nın lideri Jimmie Akesson, İsveç'in nükleer kapasite oluşturması konusunu ilk kez gündeme getirdi.

Ülkedeki dış politika uzmanları ve pek çok diğer politikacı da bu görüşe katıldılar.

Danimarka Parlamentosu Savunma Komitesi Başkanı Rasmus Jarlov da “Avrupa'nın savunması ABD'den bağımsız hale gelmelidir” ve “bu da kendi nükleer silahlarımıza ihtiyacımız olduğu anlamına gelir” dedi.

Jarlov İsveç'in nükleer bomba edinme girişimine “yüzde 100 destek” vereceğini,  “Sadece Danimarka'nın değil, İskandinav ülkelerinin nükleer bomba edinmesini memnuniyetle karşılayacağını” söyledi.

İlgili Sitenin Haberleri