Haber Detayı
Avrupa kotasına karşı diplomasi atağı planlıyor
Türkiye’nin çelik ihracatında en büyük pazar olan Avrupa’da planlanan kota daralması sektörde alarm zillerini çaldı. ÇİB, olası yüzde 50’lik kota kesintisine karşı Ankara ve Brüksel nezdinde diplomasi atağına hazırlanıyor. Türkiye’nin pozisyonunun farklı olduğunu söyleyen ÇİB Başkan Adayı Uğur Dalbeler, “Avrupa Kömür Çelik Topluluğu Anlaşması’nın parçasıyız, Gümrük Birliği üyesiyiz. Avrupa bizi farklı konumlandırmalı” dedi.
İMAM GÜNEŞ İş dünyasında seçim heyecanı hız kazandı. 61 ihracatçı birliğinde seçim heyecanı yaşanırken, başkan adayları da projelerini oluşturdu.
Geçen yıl Türkiye’nin en büyük 5’inci sektörü çelikte daha sakin bir süreç yaşanıyor.
Çelik İhracatçıları Birliği’nin (ÇİB) mevcut başkanı Adnan Aslan’ın görev süresi nisan ayında yapılacak genel kurulla sona erecek.
Mevcut yönetimde başkan yardımcılığı görevini yürüten Uğur Dalbeler yeni dönem için tek aday konumunda.
Uğur Dalbeler, birliğin çalışmalarını ve yeni dönem projelerini EKONOMİ gazetesine anlattı.
Birlik geleneği gereği ortak akıl ve uzlaşı kültürüyle hareket edildiğini belirten Dalbeler, “Mevcut yönetim büyük bir kısmı aynı kalmakla birlikte belki temsilcilerde bir takım değişiklikler olabilir.
Bazı firmalarda ufak çaplı revizyon olabilir.
Yönetim kurulu olarak birlikte değerlendireceğiz.
Bizde kararlar hep ortak alındığı için o konuda bir problem olacağını hiç zannetmiyorum.
Bugüne kadar hep anlaşarak, hep uzlaşarak yolumuza devam ettik.
Bundan sonra da öyle olacak” dedi.
Dalbeler’e göre yeni dönemin en kritik başlığı küresel ticaretin yön değiştirmesi.
Bölgeselleşen ticaretin daha da zorlaştığını kaydeden Dalbeler, özellikle batı tarafında artan korumacılık önlemlerinin sıkıntı oluşturduğunu ifade etti.
Türk çelik sektörü olarak bu süreçte ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceklerini dile getiren Dalbeler, “Bu birliğin amacı Türk ihracatçısının hayatını kolaylaştırmak, önünü açmak, büyümesine yardımcı olabilmek.
Bütün vaktimizi de bununla harcayacağız” diye konuştu.
Geleneksel pazarlar rakibe dönüştü Son 20 yılda ihracat coğrafyasının dramatik biçimde değiştiğini vurgulayan Dalbeler, şöyle devam etti: “1997’ye kadar ihracatımızın üçte ikisini Güneydoğu Asya’ya, Uzakdoğu’ya yapardık.
Bugün hepsi en büyük rakiplerimiz. 2008’de sadece Arap Yarımadası’na 7-8 milyon ton ihracat yapıyorduk.
Bugün yok denecek kadar az.
Kuzey Afrika ülkeleri yeni yatırımlarla kendine yeterli hale geliyor, hatta korumacılık uyguluyor.
Eskiden görece avantajlarımız vardı.
Ama bugün rakip olarak nitelendirdiğimiz ülkeler devlet desteği, işçilik ve enerji maliyetleri açısından bizden daha avantajlı.
Bu da bizi dezavantajlı konuma getiriyor.
Tüm zorluklara rağmen Türkiye’nin de önemli avantajları var.
Çin’den bir bağlantı yaptığınızda bir ay beklemek zorundasınız.
Ama Türkiye’den aynı malzemeyi bir haftada teslim alabilirsiniz.
Türk ihracatçısı bugüne kadar sözünü tutmuştur.
İnşaat çeliğinde Türkiye, hala Batı’nın en büyük tedarikçisi.
Her ülkenin standardına, sertifikasına uygun malzemeyi anında teslim edebilecek yapıya sahibiz.
Değişen koşullara çok hızlı adapte olabiliyoruz.
Bu esneklik bizi avantajlı kılıyor.” Avrupa kotası alarmı, ihracat yüzde 60 küçülebilir Dalbeler’in en kritik uyarısı ise Avrupa Birliği’nin yeni kota düzenlemesi hakkında.
İhracatın yüzde 35-40’ının Avrupa Topluluğu’na olduğunu belirten Dalbeler, “Temmuzdan itibaren kotalar yüzde 50 küçültülürse ve referans yıllar 2022-2024 ortalaması alınırsa bizim Avrupa’ya ihracatımız yüzde 60-65 oranında küçülebilir.
Bu da yaklaşık 3 milyar dolar demek.
Bu nedenle Avrupa ile müzakere şart.
Türkiye’nin pozisyonu farklı.
Avrupa Kömür Çelik Topluluğu Anlaşması’nın parçasıyız, Gümrük Birliği üyesiyiz.
Avrupa bizi farklı konumlandırmalı.
Kota pazarlığına açık olduklarını beyan etmeleri bir ihtimal doğuruyor” diye konuştu. 2026 sonrasında rekabet zorlaşacak Farklı pazarlarda ilişkilerini güçlendireceklerini belirten Dalbeler ancak devlet desteği konusunu da yeniden masaya yatırmak zorunda olduklarını dile getirdi. “1997’de imzaladığımız Avrupa Kömür Çelik Topluluğu Anlaşması kapsamında devlet teşviklerinden yararlanmama taahhüdümüz var diyen Dalbeler, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu durum bizi kısıtlıyor.
Oysa bugün Avrupa kendi çelik sanayisini karbonsuzlaşma ve yeni tesis yatırımları için yaklaşık 30 milyar euroya varan hibelerle destekliyor.
Avrupa çelik sektörü yaşlanmış ve rekabet gücünü kaybetmişti, şimdi kamu destekleriyle yeniden ayağa kaldırılıyor.
Benzer bir örneği ABD’de gördük, tarifeler sonrası sektör yeniden yapılandı ve bugün Amerika’da en karlı sektör çelik oldu, bunu fiyatlara da yansımasından net biçimde görebiliyoruz.” Küresel fiyat dengesizliklerine de dikkat çeken Dalbeler, “Aynı çelik Çin’de 450 dolara satılıyor.
Avrupa’da 800 dolar, Amerika’da 1100 dolar.
Biz bu arada sıkıştık.
Çin’in ihracatı 130 milyon tona ulaştı.
Dengeleri bozdu.
Ama bu sürdürülebilir değil.
Bu süreçte maliyet baskısı da arttı.
Enerji ve işçilik maliyetleriyle şu an kar etme imkanı yok.
Saatlik işçilik 3-3,5 dolardan 10 dolar seviyelerine çıktı.
Bu ciddi bir rekabet kaybı yaratıyor” ifadelerini kullandı. 2026 sonrasında daha sert bir rekabet ve daha zor bir ihracat sürecinin olacağına dikkat çeken Dalbeler, “Ama geçmişte de zor dönemleri aştık.
Her ne kadar karamsar günler olsa da sektör bir şeyler başardı.
Türkiye bugüne kadar ihracatta gerileme yaşamadı, inşallah bundan sonra da yaşamaz” dedi.
Ajandasında neler var?
AB’nin yeni kota düzenlemesi için Ankara ile koordineli şekilde Brüksel’de temas, Gümrük Birliği ve ilgili anlaşmaların güncellenmesi.
Türkiye’nin müttefik kimliği vurgulanarak ulusal güvenliğe tehdit olmadığı mesajının güçlendirilmesi ve olası imtiyazların aranması.
Anti-damping ve korunma önlemlerine karşı daha güçlü hukuki ve teknik savunma mekanizması kurulması.
Doğu Avrupa, Afrika ve alternatif coğrafyalarda ilişkilerin güçlendirilmesi.
Ortak projeler, maliyet düşürücü modeller ve iş birliği kültürünün geliştirilmesi.
Üyelerin soru işaretlerini giderecek yol haritası ve teknik rehberlik oluşturulması.
Enerji, işçilik ve finansman maliyetlerine karşı ortak çözüm önerileri sunulması.