Haber Detayı
Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer CHP'den ihraç sürecini Ulusal Kanal'da değerlendirdi
Cumhuriyet Halk Partisi Yüksek Disiplin Kurulu tarafından partisinden ihraç edilen Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer, hakkındaki kararı ve parti içi eleştirilerini canlı yayında anlattı.
Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer, Ulusal Kanal Ankara Temsilcisi Adnan Türkkan’ın konuğu olarak partiden ihraç sürecini değerlendirdi.
Programda Göçer'in yönelttiği eleştiriler, disiplin süreci ve bundan sonraki siyasi yol haritası masaya yatırıldı. ''İHRAÇ KARARINI TANIMIYORUZ'' Hakkındaki ihraç kararına ilişkin resmi bir belgenin kendisine henüz ulaşmadığını belirten Göçer, değerlendirmelerine şu sözlerle başladı: “Parti yönetimi tarafından bize tebliğ edilmiş herhangi bir ihraç kararı daha ulaşmadı ama parti yönetiminin açıklamış olduğu bir ihraç kararı var.
Bize geldiği zaman biz onun değerlendirmesini yapacağız.
Biz halen neyden dolayı ihraç edildiğimizi anlamış değiliz.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin genetiğinde eleştiri kültürü vardır.
Biz partimizde yanlış gördüğümüz şeyleri asli görevimiz söylemek.
Biz partide yanlış ve tüzüğe aykırı gördüğümüz şeyleri dile getirdik partimizin iktidar olması için.
Ama ne yazık ki Cumhuriyet Halk Partisi geldiği noktada artık Cumhuriyet Halk Partisi'nin bütün özelliklerini yitirmiş durumda.
Ne yazık ki biz partili olarak partimize sahip çıkmaya devam edeceğiz.
Biz bir hafta önce de Cumhuriyet Halk Partiliydik.
Bugün de Cumhuriyet Halk Partiliyiz.
Bizim Cumhuriyet Halk Partiliğimiz hiç kimsenin iki dudağı arasında değildir.
Bizler yolsuzluk, rüşvet ve irikap gibi suçlarla yüz kızartıcı bir suçtan dolayı yargılanmadık.
Hamdolsun böyle bir suçtan dolayı da ceza almadık.
Biz disiplin kurulunun aldığı kararı tanımıyoruz.” ''KARARI VELİ AĞBABA VERDİ'' Partideki kurumların bağımsızlığını yitirdiğini savunan ve parti içi işleyişin sağlıklı yürümediğini iddia eden Göçer, şu ifadeleri kaydetti: “Partide kurumlar ve organlar görevlerini yapamaz duruma gelmişler.
Genel başkanı vesayet altında tutanlar var.
Bazıları kendilerini genel başkanın üzerinde de görmekte.
Bizim disiplin kararını Veli Ağbaba vermiştir.
Disiplin kurulunun kararı daha ortaya çıkmadan genel merkez tarafından Yazıhan görünmezden gelinmiş ve yapılan hizmetler durdurulmuştur.
Bu genel merkezin disiplin kurulunu da hiçe saydığının açıkça göstergesidir.'' ''MALATYA'DA CHP ŞİRKETE DÖNÜŞTÜ'' Partinin Malatya'daki teşkilat yapısına yönelik ağır eleştirilerde bulunan Göçer, il örgütünün siyasi kimliğini kaybederek kişisel menfaatler doğrultusunda ticari bir yapı gibi yönetildiğini öne sürdü: ''Malatya'da CHP diye bir şey kalmadı.
Bir şirkete dönüştü.
Ne yazık ki Malatya'da CHP şirket oldu.
Şirket gibi yönetiliyor.
Partiyi kendisini zenginleştirme aracı olarak görenler işgal etmiş durumda.
Bizler Cumhuriyet Halk Partiliyiz.
Bu partiden dışlanamayız, dışlayamazlar.
Hukuk sistemimizdeki şikayetlerimizi dillendirdik.” ''İLÇE KONGRESİNDE SANDIK KURULMADI'' İlçe kongresinde yaşananlara dair iddialarını da dile getiren Göçer, yönetim anlayışına yönelik sert eleştirilerde bulundu: “İlçe kongresinde sandık konulmadı, ilçe başkanı delegelerin atanması gerçekleştirildi.
Sandığın olmadığı bir yerde ne disiplin, ne hukuk, ne de demokrasi olur.
Biz bunu ifade ettik.
Şu anda Türkiye'de iktidar olmak gibi bir hedefleri yok.
Parti içi iktidar olmaya çalışıyorlar.
İl yönetiminde de aynı şeyleri söyledik ve bize gençlik kollarını saldırttılar.
Arkadaşlarımızı tartaklattılar.
Bu arkadaşlar geldikten sonra Cumhuriyet Halk Partisi mahkeme koridorlarından çıkmaz hale geldi.
İhsan Aktaş, Aziz Yıldırım'ı kimlerin getirdiğini bu ülke biliyor.
Biz onların arkadaşları değiliz.
Onlar gibi olanlar yargılanmalı.
Biz demokrasiyi uygulamaya koyduğumuz için ihraç ediliyoruz.” ''CHP AHBAP ÇAVUŞ İLİŞKİLERİYLE KARAR VERİYOR'' Göçer, Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurucu kimliğinden uzaklaştığını savundu.
Partinin üç beş kişinin ahbap çavuş ilişkisiyle yönetildiğini ve tüm ülkenin umudunun zedelendiğini iddia etti.
Siyasi hedefleri olan kişilerin partiyi bir zenginleşme aracı olarak gördüğünü ve ilgili kurumları işgal ettiğini belirten Göçer, Cumhuriyet Halk Partililere çağrıda bulunarak partinin kurumsal kimliğine sahip çıkılmasını istedi.
Göçer'e göre mevcut yapı, kime hizmet ettiği belli olmayan bir duruma sürüklendi. "HİÇBİR YOLSUZLUĞUM VE HUKUKSUZLUĞUM YOK" Hakkında herhangi bir adli soruşturma bulunmadığını vurgulayan Başkan Göçer, sözlerine şöyle devam etti: “Benim hakkımda bir yargılama olsa, bir soruşturma olsa onurlu bir şekilde görevimi bırakır, istifa ederim.
Ama yok, ben zimmetime para geçirmemişim, yolsuzluğum yok, hukuksuzluğum yok.
Ne parti içerisinde eleştirilerimi söylediğim için ihraç edildim.
Bu bizim için yok hükmündedir.
Bize gelen denetçi arkadaşlar bizim bize dediler ki, 413 belediyemiz var.
Varsın biri de olmasın, 412 belediye bizim olsun yeter.
Onlar iktidar olmak istemiyorlar.
Lüks siyaset yapmak istiyorlar.
Makamları var, altlarında lüks arabaları var.
Biz sonuna kadar partimize sahip çıkacağız.
Partimizde suç işleyenleri, haklarında fezleke bulunanları partiden er geç arındıracağız.” Farklı bir siyasi partiye geçeceği yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanlayan Göçer, Yazıhan halkının ve muhtarların desteğinin altını çizdi: “Biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz, öyle de kalacağız, böyle de devam edeceğiz.
Hiçbir partiyle asla görüşmemiz yok, olmayacak da.
Küçük bir ilçede 33 muhtarla birlikte bütün vatandaşlarımız bizim yanımızda.
İlk kez bölge halkı belki de belediye başkanına bu kadar sahip çıkmıştır.
Halk geldi bütünleştik yanındayız diyorlar.
Biz Cumhuriyet Halk Partisi olan ve bizi tanıyan, şeffaf belediyeciliğimi getireceğimizi düşünen, hizmet edeceğimizi düşünen insanların oyuyla seçildik. "KİMSEYİ SIRTINDAN HANÇERLEMEDİK" ''Nankör değiliz.
Birilerinin sırtından bıçaklamadık.
Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'na kimin neler yaptığını kamuoyu çok iyi biliyor.
Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu sayesinde milletvekili olan Veli Ağbaba, Kemal Bey'e sırtından hançerleyenlerden birisidir.
Biz bunu yapmadık, yapmayacağız.
Cumhuriyet Halk Partisi'ni kullanıp zengin olmaya çalışanlar var içimizde.
İşte bunlar bu partiden arınana kadar biz yolumuza devam edeceğiz.
Bizi hain olmakla ilan ediyorlar, baskı uyguluyorlar, başka partilere geçeceğimizi söylüyorlar.
Yok öyle bir şey.
Biz mücadelemizi burada sürdüreceğiz.” Programda Gürsel Tekin’in Yazıhan ziyareti ve bu ziyarette kendisini karşılayan bazı meclis üyelerinin disipline sevk edilmesi de gündeme geldi.
Göçer, bu konuda da partisine eleştirilerini yöneltti: “Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreteri, milletvekili ve önemli isimlerden birisi olan Gürsel Tekin'in Yazıhan ziyareti sırasında altı meclis üyesinde karşılamasından dolayı ihraç talebiyle disipline sevk edildiğinin hatırlatılması üzerine Yazıhan Belediye Başkanı Gürsel Tekin'in Yazıhan partimizin büyük ve önemli isimlerinden birisidir.
Biz Yazıhan olarak bütün kapılarımızı herkese açmış durumdayız.
Gürsel Tekin de ağabeyimizdir.
Gelir görüşlerini alırız, saygı duyuyoruz.
Şimdi bu arkadaşlar da ihraç edecekler.
Etsinler.
Biz bütün Yazıhan olarak yolumuza devam edeceğiz.
Cumhuriyet Halk Partisi'ne gönül vermiş insanlar olarak mücadelemizi sürdüreceğiz.
Şu anda Cumhuriyet Halk Partisi en dip durumda ama mutlaka güzel günler gelecek.
Biz diyoruz ki karanlığı, her karanlığın ardında bir aydınlık vardır.
O aydınlık günler çok yakında.
Biz şeffaf belediyeciliğimizle yolumuzu yürüyeceğiz.
Bizim ihtiyacımız yok.
Bizim ihtiyacımız yok onlara.
Ve verilen bu kararı yok hükmünde görüyoruz.
Çünkü biz yolsuzluk yapmadık, usulsüzlük yapmadık, zimmetimize para geçirmedik.
Ne yapılan yolsuzlukları, yapılan haksızlıkları dillendirdiğimiz için ihraç edildik.
Bu bizim için bir onurdur.”