Haber Detayı

CHP'li Ümit Erkol, Akıncı Gişeleri'nden İktidara Seslendi: "Halkın Malını Satarak Bu Krizi Örtemezsiniz"
Güncel haberler.com
23/02/2026 15:24 (6 saat önce)

CHP'li Ümit Erkol, Akıncı Gişeleri'nden İktidara Seslendi: "Halkın Malını Satarak Bu Krizi Örtemezsiniz"

CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, köprü ve otoyolların özelleştirilmesi iddialarına ilişkin iktidara seslenerek, “İktidarı da uyarıyoruz: Yarattığınız milyarlarca dolarlık kara delik, yedi otoyol ve iki köprüyü devretmekle kapanmaz. Halkın malını satarak bu krizi örtemezsiniz. 81 milyon yurttaşımızı bu uygulamaya karşı duyarlı olmaya davet ediyoruz. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak hem sahada hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bu devir adı altındaki özelleştirme girişiminin karşısında duracağız ve halkın çıkarlarını savunmaya devam edeceğiz” dedi.

(ANKARA) - CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, köprü ve otoyolların özelleştirilmesi iddialarına ilişkin iktidara seslenerek, "İktidarı da uyarıyoruz: Yarattığınız milyarlarca dolarlık kara delik, yedi otoyol ve iki köprüyü devretmekle kapanmaz.

Halkın malını satarak bu krizi örtemezsiniz. 81 milyon yurttaşımızı bu uygulamaya karşı duyarlı olmaya davet ediyoruz.

Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak hem sahada hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bu devir adı altındaki özelleştirme girişiminin karşısında duracağız ve halkın çıkarlarını savunmaya devam edeceğiz" dedi.CHP Ankara İl Başkanlığı'nca, köprü ve otoyolların özelleştirileceği iddialarına yönelik Akıncı Gişeleri'nde basın açıklaması yaptı.

Açıklamaya katılan CHP ilçe başkanlıkları ve partililer, "Yol da bizim, köprü de; ellere nesi", "Otoyol ve köprüde ranta hayır", Milletin malı millete kalacak", "Otoyol ve köprüde özelleştirmeye hayır" yazılı dövizler taşıdı.Erkol, yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:"AKP iktidarı, yolun sonuna geldiğini hissettikçe hem kısa vadeli nakit ihtiyacını karşılamak hem de yandaşlara kaynak aktarımı sağlamak amacıyla, özelleştirme adı altında yağma düzenini sürdürmeye devam etmektedir.

Bugün burada bulunmamızın nedeni, iki boğaz köprüsü ile yedi otoyolun 25 yıllığına özelleştirilmesi girişimine 'dur' demektir.

Türkiye'nin en büyük otoyollarından biri olan Ankara–İstanbul Otoyolu'nun Akıncılar Gişesi önünde toplanmamızın simgesel bir önemi vardır.

Önünde bulunduğumuz bu otoyol da devir listesinde yer alan güzergahlardan biridir." "Bu durum aslında örtülü bir satış anlamına gelmektedir" Devir kapsamındaki yollar; Avrupa Otoyolu, Anadolu Otoyolu, İzmir–Aydın Otoyolu, İzmir–Çeşme Otoyolu, Niğde–Mersin–Adana Otoyolu, Adana–Gaziantep Otoyolu ve Gaziantep–Şanlıurfa Otoyolu'dur.

Görüldüğü üzere, ülkeyi bir ağ gibi ören ve en önemli ulaşım hatlarını oluşturan otoyollar 25 yıllığına devredilmek istenmektedir.

Bu durum aslında örtülü bir satış anlamına gelmektedir.

Doğuyu batıya, kuzeyi güneye bağlayan bu yollar 25 yıl süreyle özelleştirilmektedir. "Ulaşım temel bir haktır; bir ticaret alanı değildir" Her fırsatta yerlilik ve millilik vurgusu yapan iktidar, otoyolların özelleştirilmesine ilişkin fizibilite çalışmasını dahi kamuoyundan gizlemek amacıyla yabancı bir şirkete yaptırmaktadır.

Otoyolları devretmeyi planlarken, kamuoyunun bilgilenmesini istemediği için fizibilite raporunu yabancı bir şirketten almaktadır.

Oysa ulaşım temel bir haktır; bir ticaret alanı değildir.

Her gün milyonlarca insanın kullandığı bu köprüler ve otoyollar devlete zarar mı etmektedir ki özelleştirilmektedir?

Rakamlar tam tersini göstermektedir. 2025 yılı verilerine göre tüm bakım, onarım ve işletme giderleri düşüldüğünde 600 milyon dolarlık net kar söz konusudur.

Yani Hazine'ye gelir olarak kaydedilen 600 milyon dolardan vazgeçilmesi söz konusu. 25 yıllık süre dikkate alındığında yaklaşık 15 milyar dolarlık bir kaynaktan vazgeçilmektedir.

Bu yalnızca işin Hazine boyutudur. "Bu yükü toplum olarak hep birlikte ödeyeceğiz" Kamu tarafından işletilen otoyollar ile özel sektörün yap-işlet-devret modeliyle işlettiği otoyollar karşılaştırıldığında, özel işletilen yolların yaklaşık dört kat daha pahalı olduğu görülmektedir.

Mevcut durumda herhangi bir zam yapılmasa dahi 15 milyar dolarlık bir rant söz konusudur.

Ücretlerin dört kata kadar artması halinde ise yaklaşık 60 milyar dolara ulaşabilecek bir rant ortaya çıkacaktır.

Peki bunun bedelini kim ödeyecektir?

Öncelikle bu yolları kullanan yurttaşlar; köprü ve otoyollardan iki, üç, hatta dört kat daha fazla ücret ödemek zorunda kalacaktır.

Dolayısıyla bu yükü toplum olarak hep birlikte ödeyeceğiz." "Yolu kullanan da kullanmayan da maliyete ortak edilmektedir" Erkol, 81 ilden her vatandaşın bu zamlardan etkileneceğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:"Tam da yapılmak istenen, milletin malını yandaşlara aktarmak, Hazine'ye gelir olarak giren kamu kaynaklarını yandaşlara aktarmak.

Ayrıca bu tür devirlerde genellikle geçiş garantileri söz konusu olmaktadır.

Bu durumda yolu kullanan da kullanmayan da maliyete ortak edilmektedir.

Bu yollar üzerinden taşınan gıda ürünleri, ev eşyaları ve çeşitli cihazlar düşünüldüğünde; otoyol ve köprü ücretlerine yapılacak her artış, doğrudan ürün fiyatlarına yansıyacak ve yine milletin sırtına ek bir yük olarak binecektir.

Bu nedenle kimse 'Benim arabam var ya da yok', 'Bu yolları az ya da çok kullanıyorum' diye düşünmemelidir.

Bu devirden doğacak maliyetin karşılığını 81 milyon yurttaş birlikte ödeyecektir.

Öncelikle 2025 yılı itibarıyla Hazine'ye gelir olarak kaydedilen 600 milyon dolardan olacağız; ardından artan geçiş ücretleriyle oluşan ek yük yine toplumun tamamına yansıyacaktır." "Sandığı bekliyoruz.

Seçimle birlikte bu düzene son vereceğiz" İktidara seslenen Erkol, "Halkın dikkatini bu noktaya çekiyoruz.

İktidarı da uyarıyoruz: Yarattığınız milyarlarca dolarlık kara delik, yedi otoyol ve iki köprüyü devretmekle kapanmaz.

Halkın malını satarak bu krizi örtemezsiniz. 81 milyon yurttaşımızı bu uygulamaya karşı duyarlı olmaya davet ediyoruz.

Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak hem sahada hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bu devir adı altındaki özelleştirme girişiminin karşısında duracağız ve halkın çıkarlarını savunmaya devam edeceğiz.

Artık yeter.

Milletin beklemeye sabrı kalmamıştır. 'Millet iradesi' diyordunuz; o halde milletin iradesi ortaya çıksın.

Bu ülkeyi kimin yöneteceğine millet karar versin.

Sandığı bekliyoruz.

Seçimle birlikte bu düzene son vereceğiz" dedi.

İlgili Sitenin Haberleri