Haber Detayı
Bakanlık yazıyor şirketler kapatıyor
Bakanlık yazıyor şirketler kapatıyor
Soma’da nefesler kesilirken, Divriği’de demir sesleri susuyor.
Oysa masamda duran Enerji Bakanlığının 2025 raporu tam tersi olması gerektiğini söylüyor...
Enerji Bakanlığı, 2025 yılında Türkiye Kritik ve Stratejik Madenler Raporu yayınladı.
Burada Türkiye için, kritik ve stratejik madenler belirlendi.
Demir madeni de hem kritik hem stratejik maden arasında yer alıyordu.
Yorum yapmadan, rapordan öne çıkanları paylaşıyorum: “Miktar bazında bakıldığında alüminyum, demir ve titanyum karşımıza çıkan ilk 3 stratejik madendir.
Miktar ölçeğinde ihtiyaçlar görece az olsa bile bu madenlerin bazıları (nadir toprak elementleri, niyobyum vb.) oldukça az sayıda üretici tarafından sağlanmaktadır.
Bu da arz tarafından yüksek riskleri beraberinde getirmektedir.
Bu nedenle bu madenler özelinde 2-3 yıllık ihtiyaçlar çerçevesinde acil stok planları oluşturulması elzemdir.” “Stratejik madenler, kritik madenlerin sahip olduğu özelliklere ek olarak savunma sanayinde kilit role sahip olma niteliğine de sahiptir.
Stratejik madenlere talep çok daha az olabilir ancak eksikliği ya da tedarik zincirinde meydana gelecek bir aksaklık kısa süre içerisinde bir güvenlik zafiyetine sebep olabilmektedir.
Belirlenen 26 stratejik madenin 10 (kobalt, krom, molibden, titanyum, nikel, niyobyum, alüminyum, çinko, demir, manganez) tanesi hem kritik hem de stratejik maden olarak belirlenmiştir.
Savunma Sanayi Başkanlığı ile yürütülen çalışmalarda ülkemizin savunma sanayi şirketlerinin ihtiyaçları ve maden kullanımları incelenmiştir.” *** Şimdi insan sormadan edemiyor.
Bakanlığımız güzel raporlar hazırlıyor.
Bu madenlerin az sayıda üretici tarafından sağlandığını belirtiyor, 2-3 sene içinde acil stok yapılmalı notunu düşüyor.
Savunma sanayinde kilit role dikkat çekiyor.
Sonuçta, demir sadece inşaat demek değil; tank paletidir, gemi gövdesidir.
Bakanlığımız da eksikliği güvenlik zafiyeti yaratır da diyor.
Biz de o zaman bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diyoruz. *** Türkiye Maden Mühendisleri Odası Genel Sekreteri kıymetli Veyis Sır ile görüştüm.
Kendisiyle rapor hakkında da sohbet ettik.
Veyis hocam yine çok kritik uyarılarını dile getirdi: “İthalat bağımlılığı ve denetimsiz özelleştirmeye son!” Sır, özetle diyor ki “Rapor çıktı ancak, ithalata dayalı üretimin önüne geçilmedi.
Özel sektörün maliyetlerine ilişkin önlem alınmadı.
Önce kamu tamamen çekildi ama özel sektöre de yeterli destek olmadı.
Şimdi devlet üretimine nasıl döneceksiniz?
Tüm kurumları dağıttınız, mühendisleri farklı yerlere gönderdiniz.
Kurum hafızası yok oldu.
Tüm bu madenler stratejik olmasına rağmen önlem alınmadı.
İthalatı kısıtlayıcı engeller konulmadı.” *** “Hocam peki özel sektör ‘benim bakkalım artık dönmüyor’ deyip hemen üretimden nasıl vazgeçebiliyor?” dedim.
Veyis Hocam önerilerini sıraladı: “Özelleştirmeler yapılırken hazırlanan protokoller önemli.
Buraya hangi şartlar konuluyor?
Bunların yerine getirilip getirilmediği takip ediliyor mu?
Özelleştirmeler yapılırken, şirketlerin üretimden kolayca çekilmesini önleyici maddeler konulmalı.
Bu madenler belki üç beş ilin elektriğini sağlıyor. ‘Canım istemedi, yeterince kar edemiyorum.’ deyip kolayca üretimden çekilememeli.”