Haber Detayı
Okullarda Ramazan hazımsızlığı! "Laiklik" kılıfı altında baskıcı hegemonya çabası
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin öncülüğünde Türkiye genelindeki okullarda hayata geçirilen 'Maarif'in Kalbinde Ramazan' etkinlikleri, öğrencileri Ramazan'ın manevi atmosferiyle buluşturdu. Teneffüslerde yankılanan ilahiler, geleneksel etkinlikler ve yardımlaşma faaliyetleri büyük beğeni toplarken 11 ayın sultanı ayı öncesinde yayımlanan bir 'laiklik bildirisi' kamuoyunda yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Sabah Gazetesi yazarı Nebi Miş, 'Gerici laikçilik tartışması' başlıklı yazısında bildiriyi sert sözlerle eleştirdi. Miş,'Laikçilik tartışmasını başlatanların esas dert ettiği şey, laikliği savunmaktan daha çok, dindar ve muhafazakâr kesimler üzerinde kurdukları baskıcı hegemonyanın kalkmış olmasıdır.' ifadelerini kullandı.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin öncülüğünde Türkiye genelindeki okullarda hayata geçirilen 'Maarif'in Kalbinde Ramazan' etkinlikleri, öğrencileri Ramazan'ın manevi atmosferiyle buluşturdu.
Teneffüslerde yankılanan ilahiler, geleneksel etkinlikler ve yardımlaşma faaliyetleri büyük beğeni toplarken 11 ayın sultanı ayı öncesinde yayımlanan bir 'laiklik bildirisi' kamuoyunda yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Sabah Gazetesi yazarı Nebi Miş, 'Gerici laikçilik tartışması' başlıklı yazısında bildiriyi sert sözlerle eleştirdi.
Miş,'Laikçilik tartışmasını başlatanların esas dert ettiği şey, laikliği savunmaktan daha çok, dindar ve muhafazakâr kesimler üzerinde kurdukları baskıcı hegemonyanın kalkmış olmasıdır.' ifadelerini kullandı.
Milli Eğitim Bakanlığı öncülüğünde Türkiye'nin dört bir yanındaki okullarda düzenlenen 'Maarif'in Kalbinde Ramazan' etkinlikleri kapsamında öğrenciler, on bir ayın sultanının manevi iklimini okul ortamında yaşama fırsatı buldu.
Teneffüslerde çalan ilahilerle koridorlar adeta birer Ramazan sokağına dönüşürken; hat, ebru gibi geleneksel sanat atölyeleri, yardımlaşma kampanyaları ve kültürel etkinlikler öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.
Sosyal medyada paylaşılan görüntüler kısa sürede büyük ilgi görürken, veliler ve eğitim camiasından da projeye destek mesajları geldi. 'GERİCİ LAİKÇİLİK' TARTIŞMASI Öte yandan Ramazan ayı öncesinde yayımlanan bir 'laiklik bildirisi' kamuoyunda yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Sabah Gazetesi yazarı Nebi Miş, 25 Şubat 2026 tarihli 'Gerici laikçilik tartışması' başlıklı yazısında bildiriyi sert sözlerle eleştirdi.
Miş, 'Ramazan ayının hemen öncesinde bir 'laiklik bildirisi' yayınlandı.
Yayınlanan metinde, gerici laikçilik anlayışının devamı olan ötekileştirme, düşmanlaştırma ve kutuplaştırmaya dönük her türlü ifade biçimi vardı' ifadelerini kullandı.
Türkiye'de laikliğin geri gitmediğini savunan Miş, 'Kamusal alandaki tek tipçi uygulamaların son bulması, başörtüsüne yönelik kısıtlamaların kalkması ve dini eğitimin normalleşmesi laikliğin gerilemesi değildir.
Bu gerçek laiklik anlayışının demokratikleşmesidir' sözleriyle değerlendirmesini aktardı. '1990'LAR NOSTALJİSİ' VURGUSU Miş yazısında bazı çevrelerin eski ayrıcalıklı düzenin sona ermesinden rahatsız olduğunu belirterek, 'Bu çevreler laikliğin bir baskı aracı olarak kullanıldığı, kendilerinin imtiyazlı olduğu günlere özlem duymaktadır.
Her anlamda 1990'lar nostaljisi sayıklamalarının altında yatan da budur' ifadelerini kullandı.
Başörtüsü yasağı dönemlerine atıfta bulunan Miş, 'Bir taraftan yaşam tarzlarının tehdit altında olduğunu söylerlerken, başkasının özgürlüklerinin kısıtlanmasını kolayca savunurlar.
Uygulamada yasakçı olursa bunlar için gerçek laiklik odur' ifadelerine yer verdi.
EĞİTİMDE NORMALLEŞME MESAJI 'Maarif'in Kalbinde Ramazan' projesiyle birlikte dini ve kültürel değerlerin eğitim ortamında görünür olmasının, bazı çevreler tarafından yeniden laiklik tartışmaları üzerinden gündeme taşınması dikkat çekti.
Ancak eğitim camiası ve projeye destek veren kesimler, bu etkinliklerin öğrencilerin kültürel mirasla bağ kurmasını sağladığını ve toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini vurguluyor.
Türkiye genelinde yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikler, Ramazan'ın birlik, beraberlik ve paylaşma ruhunu okul sıralarına taşımaya devam ediyor.
SİYASİ ÇIKARLAR VE YASAKÇI ZİHNİYET Sabah Gazetesi yazarı Nebi Miş'in 25 Şubat tarihli yazının tamamı şöyle: Ramazan ayının hemen öncesinde bir 'laiklik bildirisi' yayınlandı.
Yayınlanan metinde, 'gerici laikçilik' anlayışının devamı olan ötekileştirme, düşmanlaştırma ve kutuplaştırmaya dönük her türlü ifade biçimi vardı.
Türkiye'de laiklik geri gitmedi.
Ama dışlayıcı jakoben laiklik anlayışı geriledi.
Kamusal alandaki tek tipçi uygulamaların son bulması, başörtüsüne yönelik kısıtlamaların kalkması ve dini eğitimin normalleşmesi, birilerinin anladığı gibi, laikliğin gerilemesi değildir.
Bu gerçek laiklik anlayışının demokratikleşmesidir.
Bu çevreler, laikliğin bir baskı aracı olarak kullanıldığı, kendilerinin imtiyazlı olduğu günlere özlem duymaktadır.
Her anlamda 1990'lar nostaljisi sayıklamalarının altında yatan da budur.
Geçmiş ramazan aylarında da bu tepkilerini benzer bakış açıları ve nefret söylemeleri ile hep ifade ettiler.
Dolayısıyla çok uzun süredir bir devamlılık vardır.
Yeni bir şey yoktur.
Bir yolunu bulup muhafazakâr çevrelere öfkelerini izhar ederler.
Örneğin, 1950'lerin ikinci yarısında DP iktidarı, Adnan Menderes ve destekçileri ile ilgili analizleri şöyledir: 'Radyo bu istismarın başlıca aleti olarak kullanıldı.
Otuz gün süreyle mikrofonda Kuran'lı ezanlı ve neyli bir program tatbik edildi...
Camilerden mevlitler nakledildi.
Bunların bir kısmı DP'nin şu veya bu ocağı tarafından tertiplenmiş mevlitlerdi....Tabii, devletin kendisi bu yolu tutunca ve radyonun hoparlörü minare hoparlörü durumuna getirilince ne kadar yobaz varsa, hepsi azdılar'....