Haber Detayı
Erzincan’da yer altının tomografisi çekiliyor: 10 yeni istasyonla en küçük sarsıntı bile kayıtta! Görünmez faylar mercek altında!
Deprem kuşağının en kritik noktalarından biri olan Erzincan’da, yer altındaki en küçük hareketlilikler artık sismik radara takılıyor. EBYÜ Deprem Teknolojileri Enstitüsü tarafından kurulan 10 hassas istasyon, haritalanmamış gizli fayları gün yüzüne çıkarırken, kentin yer kabuğu yapısını üç boyutlu olarak modelliyor. Özellikle 1784 yılından bu yana suskun olan ve 7.0’ın üzerinde deprem üretme potansiyeline sahip Yedisu Fayı, bu sistemle saniye saniye izleniyor. Doç. Dr. Eren Pamuk, yapılan çalışmalarla Erzincan Havzası’nın detaylı bir tomografisini çıkardıklarını ve elde edilen verilerin yerel yönetimlerle paylaşılarak 'hasar tahmin analizleri' yapılacağını müjdeledi.
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) Deprem Teknolojileri Enstitüsü tarafından kent genelinde kurulumu tamamlanan sismik istasyonlar sayesinde, bölgede meydana gelen en küçük yer hareketlilikleri dahi anlık takip edilerek kayıt altına alınıyor.EBYÜ Deprem Teknolojileri Enstitüsü tarafından kurulumları tamamlanan 10 deprem istasyonu sayesinde mikro depremler ve insanlar tarafından hissedilmeyecek düzeydeki sismik hareketlilikler dahi hassas cihazlarla kaydediliyor.Elde edilen verilerle haritalanmamış aktif fay zonlarının belirlenmesi, mikro depremlerin dağılımının analiz edilmesi ve bölgenin yer kabuğu yapısının üç boyutlu olarak modellenmesi hedefleniyor.
Özellikle Yedisu segmenti ve çevresindeki fay hatlarında gözlenen düşük büyüklükteki sarsıntılar, bölgedeki gerilim birikimi ve boşalım süreçlerine ilişkin önemli bilimsel veriler sunuyor.Enstitüde görevli Öğretim Üyesi Doç.
Dr.
Eren Pamuk, AA muhabirine, özellikle Yedisu Fayı ile etrafındaki fay hatlarında yaşanan en küçük yer hareketliliklerinin yakından takip edildiğini ve kayıt altına alındığını söyledi.
Erzincan Havzası’nın derin yapısını üç boyutlu ve yüksek çözünürlükte modelleyeceklerini ifade eden Pamuk, şöyle konuştu:İstasyonlardan elde edeceğimiz sismolojik verilerle bölgede haritalanmamış aktif fayların tespit edilmesi, bölgede meydana gelen mikro depremlerin kaydedilmesi ve bölgenin 3 boyutlu kabuk yapısının ortaya çıkarılması gibi bilimsel çalışmalar hedeflenmekte.
Klasik mikro bölgeleme çalışmalarından farklı olarak, yapacağımız ileri jeofizik analizlerle Erzincan Havzası’nın derin yapısını üç boyutlu ve yüksek çözünürlükte modelleyeceğiz.
Tabiri yerindeyse havzanın detaylı bir tomografisini çıkaracağız.
Böylece olası Yedisu depreminin Erzincan'daki zemin koşulları üzerindeki etkisini, deprem gerçekleşmeden önce bilimsel olarak değerlendirme imkanına sahip olacağız.
Pamuk, şehrin belirli noktalarına yerleştirilen jeofizik sensörler aracılığıyla olası depremlerde yer ivmesinin yüksek olacağı bölgelerin de belirleneceğini anlatarak, Böylelikle çok kısa sürede, hasar oranının hangi bölgelerde daha yüksek olabileceğine dair tahmini değerlendirmeler yapılabilecek ve elde edilen bu bilimsel veriler yerel yönetimlerle paylaşılacak. diye konuştu.Kemah ilçesi Hakbilir köyünde bu yıl 6 Şubat'ta meydana gelen 4,9 büyüklüğündeki depremi de değerlendiren Pamuk, sarsıntının diri fay haritalarında yer almayan bir zon üzerinde gerçekleştiğini bildirdi.Pamuk, bölgede yaşanan depremlerin gerilim aktarımı ihtimali ve detaylı stres analizlerinin sismolojik verilerle incelendiğini belirterek, Bu büyüklükteki bir deprem için yaklaşık 3-4 kilometre uzunluğunda bir fayın kırıldığı söylenebilir. 2013 yılında yayınlanan MTA Diri Fay Haritası verilerine göre, depremin merkez üssü aktif olarak haritalanmamış bir fay hattı üzerinde görünüyor.
Dolayısıyla burada haritalanmamış aktif bir fay zonu olduğunu söyleyebiliriz. değerlendirmesinde bulundu.Mevcut verilere göre yaşanan depremin Yedisu Fay Hattı'nı tetiklemesinin mümkün olmadığını söyleyen Pamuk, Bu büyüklükteki bir depremin tek başına o segmenti harekete geçireceğine dair bilimsel bir kanıt yoktur.
Ancak gerilim aktarımı ihtimali, detaylı stres analizleri ve sismolojik verilerle değerlendirilebilir. dedi.
Pamuk, 1939’da 7.9 büyüklüğündeki ve 1992’de 6,8 büyüklüğünde meydana gelen depremlerin kentte ağır yıkıma yol açtığını hatırlatarak, bu depremlerin Erzincan'ın deprem riski açısından ne kadar kritik bir bölgede yer aldığını açıkça ortaya koyduğunu ifade etti.Sismolojik analizlere göre Yedisu Fay Hattı'nın 200–250 yılda büyük deprem üreten bir karaktere sahip olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:Bu bölgede en son 1784 yılında büyük bir deprem meydana gelmiş.
Bu fay zonu yaklaşık 240 yıldır suskun durumda bulunuyor.
Bu da fayın bölgede 7.0 büyüklüğünün üzerinde bir depremin meydana gelme olasılığının oldukça yüksek olduğunu gösteriyor.
Dolayısıyla Erzincan’ın geçmişte yaşadığı büyük depremler ve Yedisu Fayı’ndaki mevcut sismik boşluk birlikte değerlendirildiğinde, bölgenin deprem tehlikesi açısından dikkatle izlenmesi gerektiğini söyleyebiliriz.