Haber Detayı

Başkan Erdoğan'dan MEB’in Ramazan Genelgesi'ne net mesaj: Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır
Gündem ahaber.com.tr
25/02/2026 12:26 (4 saat önce)

Başkan Erdoğan'dan MEB’in Ramazan Genelgesi'ne net mesaj: Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında düzenlenen Ramazan ayı etkinliklerine ilişkin net mesaj veren Başkan Erdoğan, "Kimse bundan gocunmamalı. Rahatsız olmamalı. Kimse tedirgin olmamalıdır. Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır." dedi. Terörsüz Türkiye ilişkin ise Erdoğan, süreç raporunun tarihi olduğunu vurguladı.

ERDOĞAN'DAN İTHAL METİNLERLE MİLLETE MEYDAN OKUYAN 168'LİYE SERT TEPKİ Başkan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulundu.

Ramazan etkinlikleri ve Terörsüz Türkiye sürecine de değinen Başkan Rrdoğan, 'Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır.

Bu toprakların ve milletin fotoğrafıdır' ifadelerini kullanırken, 16 aylık süreçte kayda değer gelişmeler yaşandığını ve komisyonda 47 kabul ile nihai raporun onaylandığını belirtti.

İşte Başkan Erdoğan'ın konuşmasından satır başları: Aziz milletim, değerli milletvekili arkadaşlarım, saygıdeğer misafirler, sizlere en kalbi duygularımla, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum.

Radyo ve televizyon kanalları, sosyal medya platformları ve diğer iletişim vasıtaları üzerinden toplantımızı takip eden tüm vatandaşlarıma, dünyanın farklı coğrafyalarında milletimizi gururla temsil eden tüm kardeşlerime, Türkiye sevdasını yüreğinde taşıyan tüm dost ve soydaşlarımıza buradan selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum. 'GEREKLİ İNCELEME VE SORUŞTURMALAR BAŞLATILMIŞTIR' Balıkesir 9'uncu Ana Jet Üssü Komutanlığımızdan kalkan F-16 uçağımız kaza kırıma uğradı ve pilotu şehit oldu.

Öncelikle kahraman şehidimiz Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat'a Allah'tan rahmet, ailesine sabır, aziz milletimize başsağlığı diliyorum.

Gerekli inceleme ve soruşturmalar başlatılmıştır.

BU RAMAZAN'DA DA AKLIMIZ FİKRİMİZ GAZZELİ KARDEŞLERİMİZDE AK Parti'nin millete hizmet davasına hem gönül hem de omuz verdiğiniz için her birinize şükranlarımı sunuyorum.

Milletçe mübarek Ramazan'a kavuşmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz.

Öncelikle siz milletvekillerimizin ve misafirlerimizin Ramazan-ı Şerif'ini tüm kalbimle tebrik ediyor, bu rahmet mevsiminin milletimize, İslam dünyasına ve bütün insanlığa hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum.

Bizleri bir kez daha Şehr-i Ramazan'a ulaştıran Cenabıallah'a sonsuz hamd ediyor, şükrediyoruz.

Rabbim tuttuğumuz oruçları, yaptığımız ibadetleri katında makbul buyursun.

Yoksulun, ihtiyaç sahibinin, kimsesizin daha çok hatırlandığı, komşuluk ve akrabalık hukukunun daha da güçlendirildiği, paylaşmanın ve dayanışmanın zirveye çıktığı bu mübarek günler aynı zamanda hepimiz için büyük bir fırsattır.

Başta aziz milletimiz olmak üzere tüm İslam âleminin bu rahmet ve bereket ortamından azami derecede istifade etmesi, Ramazan'ın gönüllerimizi kaynaştıran, kalplerimizi yumuşatan manevi atmosferini doya doya yaşaması en büyük dileğimiz, en büyük arzumuz ve temennimizdir.

ERDOĞAN'DAN 'KÂBE'DE HACILAR HÛ DER ALLAH' İLAHİSİ AÇIKLAMASI 'KABE'DE HACILAR HU DER ALLAH' İLAHİSİ Bu yıl ayrıca ülkenin her yerinde terennüm edilen ilahilerle coşkuyu, neşeyi ve manevi hazzı millet olarak hep birlikte yaşıyoruz. 'Kâbe'de hacılar Hu der Allah' ilahisini yediden yetmişe insanımızın diline ve inşallah kalbine nakşeden, ülkemizi o güzel ilahilerle tek ses, tek yürek hâline getiren bestecisinden icracısına kadar tüm kardeşlerime buradan tebriklerimi iletiyorum.

Özellikle okul bahçelerinde yavrularımızın hep birlikte bu ilahilere eşlik ettiklerini, hep bir ağızdan coşkuyla lafza-i celali seslendirdiklerini görmek bizi ziyadesiyle memnun etti, mesrur etti, gururlandırdı. 'BU FOTOĞRAF GERÇEK TÜRKİYE'NİN FOTOĞRAFIDIR' KİMSE GOCUNMAMALI BU GERÇEK TÜRKİYE FOTOĞRAFIDIR Bu yıl ayrıca ülkenin her yerinde terennüm edilen ilahilerle coşkuyu, neşeyi ve manevi hazzı millet olarak hep birlikte yaşıyoruz. 'Kâbe'de hacılar Hu der Allah' ilahisini yediden yetmişe insanımızın diline ve inşallah kalbine nakşeden, ülkemizi o güzel ilahilerle tek ses, tek yürek hâline getiren bestecisinden icracısına kadar tüm kardeşlerime buradan tebriklerimi iletiyorum.

Özellikle okul bahçelerinde yavrularımızın hep birlikte bu ilahilere eşlik ettiklerini, hep bir ağızdan coşkuyla lafza-i celali seslendirdiklerini görmek bizi ziyadesiyle memnun etti, mesrur etti, gururlandırdı.

Tüm Türkiye'nin aynı ritimde buluşması, aynı sözleri ve aynı sesleri terennüm etmesi özlediğimiz, arzuladığımız, hasretini çektiğimiz bir iklimdi.

Şunu bir defa açık açık söylemek isterim.

Kimse bundan gocunmamalı.

Rahatsız olmamalı.

Kimse tedirgin olmamalıdır.

Bu fotoğraf gerçek Türkiye fotoğrafıdır.

Bu fotoğraf bu toprakların fotoğrafıdır.

Bu milletin fotoğrafıdır.

MEB'İN RAMAZAN GENELGESİ Değerli milletvekillerimiz, burada bir konunun üzerinde özellikle durmak istiyorum.

Milli Eğitim Bakanlığımız, Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimiz kapsamında Maarif'in kalbinde Ramazan teması altında çeşitli etkinliklerin düzenlenmesi için 81 vilayetimize bir yazı gönderdi.

Bu yazıda neler var.

Gençler, bu yazıda neler var.

Ramazan ayı boyunca öğrenciler için söyleşi programları düzenlenecek.

Okul aile iş birliğini güçlendirmek için iftar sofraları kurulacak.

Çocukların milli ve manevi değerlerimizi daha iyi öğrenmeleri ve tecrübe etmeleri için okul dışı öğrenme ortamları hazırlanacak.

Öğrencilerimizin paylaşma bilinci geliştirilecek, birlik ruhu, adalet, merhamet ve vatanseverlik gibi hasletlerin çocuklarımıza aşılanması sağlanacak.

Şimdi birincisi, bu etkinlikler gönüllülük esasına dayalı olarak yapılacak.

İkincisi, bu etkinlikler hiç şüphesiz anayasal dayanağı olan etkinliklerdir.

Anayasamızın gerek başlangıç kısmında gerekse sonraki diğer maddelerinde her vatandaşın manevi varlığını geliştirme hakkı olduğu açıkça belirtilmiştir.

BAŞKAN ERDOĞAN: OKUL ETKİNLİKLERİ ANAYASAYA UYGUN Milli Eğitim Bakanlığımız da Anayasa'nın kendisine yüklediği sorumluluk mucibince öğrencilerimizin milli ve manevi değerlerini güçlendirme amacıyla tamamen gönüllülük esasına göre böyle güzel bir çalışmayı yapmıştır.

Yapılan doğrudur.

Yerindedir.

Hukukidir.

Ramazan'ın manevi iklimine uygun olmasının yanı sıra milletimizin hissiyatına da tercüman olan çok hayırlı bir hizmettir.

Hangi siyasi görüşten olursa olsun milletimizin kahir ekseriyeti de genelgeye destek vermiş, memnuniyetle sahiplenmiş, fevkalade olumlu karşılamıştır.

Şimdi bakınız değerli kardeşlerim, bu yazının gönderilmesinin hemen akabinde, Ramazan-ı Şerif'ten sadece bir gün önce, artık nesli tükenmekte olan bir kısım yobaz çıktı.

O bayat laiklik elden gidiyor şarkısını söyleyen, zehir saçan, baştan aşağı millete nefret kusan o malum bildirilerini yayınladı.

Bakın bunlar Noel süslemeleri yapılınca rahatsız olmazlar.

Bunlar güya Cadılar Bayramı kılıfı altında ne idüğü belirsiz saçmalıklar sahnelenirken rahatsız olmazlar.

Çocuklarımızı alkole, uyuşturucuya, sigaraya ve her türlü sapkınlığa özendiren şarkılardan rahatsız olmazlar.

Bunlar sosyal medya ve dijital platformlarda yavrularımızın türlü rezilliklere maruz kalmasından rahatsız olmazlar.

Bunlar Batı'da çocuklara yönelik her gün bir yenisi patlak veren o rezil, o insanlık dışı skandallardan asla rahatsız olmazlar.

Ama ne zaman ki Ramazan kapsamında çocuklarımıza bu toprakların milli ve manevi değerleri anlatılacak olsa işte bundan hemen rahatsız olurlar. 'BUNLARIN DERDİ LAİKLİK DEĞİL' 'BUNLARIN DERDİ LAİKLİK DEĞİL' Laiklik kavramının arkasına saklanarak on yıllar boyunca bu millete nasıl zulmettiklerini, bu milletin değerlerini nasıl tahrip ettiklerini, bu milletin çocuklarını özünden uzaklaştırmak için nasıl gayret ettiklerini çok ama çok iyi biliyoruz.

Bunların derdi laiklik değil.

Hiçbir zaman da laiklik olmadı.

Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla, bu toprakların milli ve manevi değerleriyle, bu milletin ta kendisiyledir.

Hayırdır.

Çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor.

Çocuklarımızın Ramazan süslemesi yapması sizi neden rahatsız ediyor.

Çocuklarımızın teneffüs saatlerinde okul bahçelerinde cıvıl cıvıl, hep bir ağızdan ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor.

Gençlerimizin dilinde küfür ve hakaret yerine Allah lafzının olması sizi neden bu kadar rahatsız ediyor.

Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin.

Neyse derdiniz çıkın açıkça söyleyin.

Lafı dolandırmayı bırakın.

Dilinizin altındaki baklayı çıkarın.

Kimse kusura bakmasın ama bu milletin hiçbir ferdi, bu milleti var eden milli ve manevi değerlerin öğretilmesinden rahatsız olmaz, olamaz.

Rahatsız olan varsa gitsin bu vatanla, bu bayrakla, bu toprakla, bu milletle aidiyetini tekrar tekrar sorgulasın.

Şimdi isterseniz kendini halktan üstün gören, kendini seçkin ve imtiyazlı gören, kendini bu devletin yegane sahibi olarak gören 28 Şubat heveslisi bu güruhu neyin rahatsız ettiğini şöyle bir hatırlayalım.

İşte bütün mesele bu.

Rahatsızlıklarının esas sebebi ayrıcalıklarını kaybetmeleri.

Milletle eşitlenmek, milletle aynı hak ve ödevlere sahip olmak bunların işine gelmiyor.

Türkiye'nin özgürleşmesi, tıpkı yatağını bulan bir nehir gibi kendi yatağında akması bunları rahatsız ediyor. 'BU MİLLETİN MAYASINDA İSLAM VAR' İTHAL METİNLERİYLE KİMSE BİZE PARMAK SALLAYAMAZ İnanç ve özgürlük görmek isteyen Türkiye'ye baksın ders alsın.

İthal metinleriyle kimse bize parmak sallayamaz.

Namazdan rahatsız olanlar vardı ülkemize işgal etmeye kalktılar, istikla savaşında biz onlara gereken dersi verdik.

Aynı eller yine uzanır bu millet yine aynısı yapacaktır.

Tarihten ders almayan varsa buyursun.

Türkiye, Türkiye olarak büyüyecek kimse bunu aklından çıkarmasın.

Başkalarına benzeyerek değil biz olarak kendimiz olarak Türkiye olarak düştüğümüz yerden doğrulacak 86 milyon gönül gönüle verip Türkiye Yüzyılı'nı kendi değerlerimizle inşa edeceğiz.

SÜREÇ RAPORU TARİHİ BİR BELGEDİR Değerli kardeşlerim, demokrasimize kurulan tuzaklara, milletimizin birliğine ve dirliğine yönelik saldırılara, bizi sığ ve sahte gündemlere sıkıştırmaya çalışan oyunlara rağmen hedeflerimize doğru sağlam adımlarla ilerliyoruz.

Cumhur İttifakı olarak geçen yıl başlattığımız ve bir devlet projesi olarak yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecinde 16 aylık zaman diliminde kayda değer mesafeler alındı.

Hamdolsun ümit verici gelişmeler yaşandı.

İşte en son Milli Birlik, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 5 Ağustos'tan bu yana sürdürdüğü müzakere ve mütalaalarını geçen hafta tamamladı.

Tüm siyasi parti gruplarının mutabakatıyla kırk yedi kabul, bir çekimser ve iki ret oyuyla nihai rapor onaylandı.

AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak ilk günden itibaren sergilediğimiz yapıcı ve uzlaşmaya açık tutumu rapor aşamasında da aynen devam ettirdik.

Komisyonun misyonunu layıkıyla yerine getirebilmesi için kritik kavşaklarda riske girmek dahil üzerimize ne düşüyorsa ziyadesiyle yaptık.

Gerek Meclis Başkanımız gerekse partimizi komisyon bünyesinde temsil eden arkadaşlarımız fevkaladenin fevkinde bir gayret gösterdiler.

Özellikle komisyonun odağının sapmasına, kuruluş gayesiyle ilgisi ve alakası olmayan gündemlerle sulandırılmasına izin vermedik.

Hamdolsun sonuçta diğer siyasi parti gruplarının da katkısıyla sürecin bir aşamasını daha suhuletle aşmayı başardık.

Yüz otuz yedi kurum ve kişinin dinlendiği, dört bin iki yüz sayfa tutanağın tutulduğu kapsamlı bir istişare sürecinin ardından hazırlanan rapor bundan sonra yapılması gerekenlere dair çok değerli bir yol haritası ortaya koydu.

Şunu açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki tam bir demokratik olgunluk, eksiksiz bir istişare ve siyasi tarihimizde örneği az görülen bir siyasi uzlaşma neticesinde kaleme alınan rapor bir tavsiye belgesi olduğu kadar tarihi bir belge özelliğindedir.

Rapor, Türkiye'nin ortak geleceğine, 86 milyonun kardeşliğinin bir kat daha sağlamlaştırılmasına atılan çok değerli bir imzadır.

Raporun içerisinden kelimeleri cımbızla çekerek spekülasyon yapma hevesinde olanların sürecin selametine hizmet etmediği aşikardır.

Meselenin memnuniyet verici yanı, raporu ve süreci gölgelemek isteyenlerin azınlıkta olması, milletimizin ekseri çoğunluğuyla Terörsüz Türkiye hedefini tam manasıyla sahiplenmesidir.

Rapora damga vuran uzlaşı ruhunu çok kıymetli buluyoruz. 'SÜRECİN YENİ AŞAMASI BAŞLIYOR' Siyaset kurumu özellikle bundan sonra atılacak adımlar açısından hem çok ciddi bir enerji hem de büyük bir güven toplamıştır.

Şimdi süren bu sürecin yeni aşaması başlayacak.

Partimizin ve ittifakımızın sorumluluğu biraz daha artacak.

Meclisimiz yeni aşamada da elbette lokomotif rol üstlenecek.

AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak aramızdaki dayanışmayı, eşgüdümü ve iş birliğini doruğa çıkarmamız gereken bir döneme giriyoruz.

Sürecin yeni aşaması başlayacak.

Sürecin yeni aşamasını da uhulet ve suhuletle yöneterek önce Terörsüz Türkiye, ardından terörsüz bölge hedefimize vasıl olacağız.

Şunu sizlere ve ekranları başında bizleri izleyen aziz vatandaşlarıma tekrar hatırlatıyorum.

Bugüne kadar attığımız her adımda, verdiğimiz her kararda, uygulamaya koyduğumuz her politikada devletimizin ciddiyetine yakışır biçimde, şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi incitmeden hareket ettik.

Aynı şekilde devam edeceğiz.

Değerli arkadaşlarım, bunda kararlıyız.

Hep söylüyorum, büyük devlet olmak büyük düşünmekle mümkündür.

Biz tarihiyle olduğu kadar vicdanı ve aklıyla da büyük bir devletiz.

İnsanlığa asırlar boyunca nizam vermiş büyük bir milletiz.

Onun için büyük düşüneceğiz.

Türkiye Cumhuriyeti'nin gücüne güveneceğiz.

Türk milletinin ezeli ve ebedi kardeşliğine sonuna kadar inanacağız.

Şurası bir gerçek ki Türkiye 23 yıllık çetin mücadeleler neticesinde bölgesel ve küresel bir güç olma yolunda tarihi bir fırsat yakalamıştır.

Bunun önünü kimse kesemez.

Buna biz izin vermeyeceğiz.

İnanıyorum ki milletim de izin vermeyecek.

Ortak geleceğimizi özellikle hafızamızda iz bırakan acılar üzerine inşa edemeyiz.

Umutları büyütmek, müşterek zeminimizi genişletmek mecburiyetindeyiz.

Diğer partilerden de beklentimiz komisyondaki demokratik, uzlaşmacı, müspet ve makul duruşlarını Meclis çalışmalarında da aynen devam ettirmeleridir.

Bin yıllık kardeşliğin önünde bugüne kadar hiçbir fesat odağı duramadı.

Bugün de sınırlarımızın ötesine taşan bu kucaklaşma ve muhabbet selinin önünde durmaya çalışanlar olursa o sel herkesi önüne katıp sürükleyecek ve bu topraklardan süpürecektir.

Biz 23 yıldır yaptığımız gibi nefreti ve öfkeyi çoğaltan değil, adaleti, hakkı, hukuku ve demokrasiyi savunan tarafta yer alacak, herkesin bir olduğu, beraber olduğu, barış içinde kardeşçe yaşadığı bir Türkiye için mücadele edecek ve bu yolda gerektiğinde fedakârlıkta bulunmaktan asla çekinmeyeceğiz.

OKULLARDA RAMAZAN HAZIMSIZLIĞI! 'MEB'İN RAMAZAN GENELGESİ'NİN NERESİ YANLIŞ?' A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

İlgili Sitenin Haberleri