Haber Detayı
Dervişoğlu'ndan Bahçeli'ye Öcalan yanıtı: İstiyorsan rozet tak
İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, MHP lideri Bahçeli'nin "Terörsüz Türkiye'ye hizmet eden İmralı'nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?" açıklamasıyla ilgili, "İmralı'nın statüsü' diye bir şey yoktur. İmralı; Türkiye Cumhuriyeti'nin hükümranlık sahasında bulunan, üzerinde Türk bayrağı dalgalanan bir cezaevidir. Abdullah Öcalan, Türk hukukuna göre ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsüdür. Ne siyasal özne olabilir ne müzakere tarafı ne de sembolik bir adres" dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli "PKK’nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır?
Eğer böylesi bir sorun varsa, ki bize göre vardır, bunun çözümü nasıl olacaktır?
Terörsüz Türkiye’ye hizmet eden İmralı’nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?
Samimiyetle bu tartışmanın yapılarak makul, akla ve vicdana müzahir sonucuna kısa sürede ulaşılmalıdır" demişti.PKK elebaşı Abdullah Öcalan'a statü tartışmasına İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu sert sözlerle tepki gösterdi.Partisinin grup toplantısında konuşan Dervişoğlu, Bahçeli'ye Öcalan'a parti rozeti takmaya çağırdı.İYİ Parti lideri "Çok seviyorsan o rozeti taktıktan sonra eş başkan olarak yanına al beyefendi. 57 senelik çınar MHP'nin adını da Halkların Hareket Partisi yaparsın olur biter.
Sonunda bu millet hem senden kurtulur hem de Abdullah Öcalan belasından" dedi.
Dervişoğlu, tartışmaya ilişkin şu görüşleri paylaştı:- Sözde ortak rapor, tel tel dökülüyor.
Teröristin topluma adapte olup olmadığını, mutlu olup olmadığını yürütme kendi içinde bir mekanizma ile izleyip rapor edecekmiş.
Her infaz indirimi ile sokaklara salınan katillerden, kadınları, çocukları, cumhuriyet yurttaşlarını koruyamayan yürütme; bomba yapma, patlatma, dağda yaşama, silah kullanma eğitimi almış bu teröristleri, trafikte sürücü, evlerimizde komşu, belediyede memur yapacak, sonra da izleyip raporlayacakmış.
Ne diyeceksiniz mesela?
Bunları nasıl tanımlayacaksınız: Suça sürüklenmiş masum teröristler mi diyecekseniz?
Bu memlekette 40 sene bölücü terör yaşanmış, kimse kardeşiyle teröristi karıştırmamış.
Yaptığınız niye ihanettir, biliyor musunuz?
Siz, tam da bunu dinamitliyor, insanlık düşmanlarını, Kürde temsilci diye atıyorsunuz.
Ne halt ettiğinizi gerçekten düşündünüz mü? - İşin geldiği noktaya bir bakar mısınız?
Sayın Bahçeli, 'Terörsüz Türkiye’ye hizmet eden İmralı’nın statü açığı nasıl kapatılacaktır' diyerek, terörist dostuna statü aramaktadır.
Türk siyasetinin en büyük zaaflarından biri kavramları kaybetmesi, bilerek yok etmesidir.
Bugün gelinen noktada, Bahçeli’nin açıklamaları üzerinden yeniden ısıtılan İmralı’nın statüsü tartışması, sadece bir hukuk meselesi değil; bir egemenlik sorunudur.
Ve bu tartışma masum değildir.
İmralı’nın statüsü diye bir şey yoktur.
İmralı, Türkiye Cumhuriyeti’nin hükümranlık sahasında bulunan, üzerinde Türk bayrağı dalgalanan bir cezaevidir.
Nokta. "KURUCU ÖNDER İFADESİ ŞEHİTLERE HAKARET" - Statü devletler için olur, statü kavramını İmralı ile yan yana getirmek, siyasi bir operasyon dilidir.
Bu dil, geçmişte 'çözüm süreci' adı altında denendi, sonuçlarını bu millet kanıyla ödedi.
Yine 'Kurucu Önder' ifadesi dil sürçmesi değil, bir zihniyet beyanıdır.
Bir terör örgütünün elebaşını ima yoluyla dahi olsa 'kurucu', 'önder', 'merkez' gibi kavramlarla anmak devletin kurucu iradesine hakarettir.
Şehitlere ihanettir.
Hukuka karşı affedilmeyecek, işlenmiş bir suçtur.
Abdullah Öcalan, Türk hukukuna göre ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsüdür.
Ne siyasal özne olabilir ne müzakere tarafı ne de sembolik bir adres.
Onu 'İmralı' kelimesiyle birlikte siyasal bir kategoriye taşımak, terörü mekânlaştırmak, mekânı da meşrulaştırmaktır."KİMSE O CANİYE STATÜ KAZANDIRMAYA KALKIŞMASIN" - İmralı, bir siyasal adres değil, Türk devletinin hükmünü icra ettiği bir kapalı alandır.
Bu sınırı aşan her söz, kimden gelirse gelsin yanlıştır.
Tehlikelidir ve tarih önünde sorumluluk doğurur.
Devlet, kelimelerle yıkılmaz sanılır.
Oysa devletler önce dilden düşer; kelimeler gevşediğinde kavramlar çözülür, meşruiyet aşınır, egemenlik tartışılır hâle gelir.
Kimse o caniye yeni bir statü kazandırmaya kalkışmasın.
Onun statüsü, ehli vatanın gözünde asla değişmez.
O şeytan evladının ismi de cismi de bellidir.
O canidir, emperyalizmin kölesi ve kuklasıdır, bebek katilidir, bölücü bir haindir ve Türkiye düşmanıdır.- Neymiş, 'Bu sürece büyük katkılarda bulunmuş'.
O katkıları da karşılıksız bırakılmaması gerekiyormuş.
Onun için ona bir statü kazandırılması icap ediyormuş.
Kafaya bakın kafaya...
Çok seviyorsan eline bir rozet al İmralı'ya git yakasına tak.
Bir de gel bu grup salonuna ben ne deyince İYİ Partililer kalkıyor onu gör.
Bunu ne diye söyledim?
Ne söylerle söylesin ayağa kalkan bir seyircisi var.
Yahu insan bir kulak kabartmaz mı?- Bu ifadeler Türkiye'yi nereye götürür hiç düşünmez mi?
Ne derse ayağa kalkıp alkışlıyorlar. 'Kurucu önder' diyor, alkışlıyorlar, 'Statü verilmeli' diyor alkışlıyorlar.
Bu ülkeye büyük hizmet verdiğinden bahsediyor alkışlıyorlar.
Çok seviyorsan o rozeti taktıktan sonra eş başkan olarak yanına al beyefendi. 57 senelik çınar MHP'nin adını da Halkların Hareket Partisi yaparsın olur biter.
Sonunda bu millet hem senden kurtulur hem de Abdullah Öcalan belasından.