Haber Detayı

Coface: 2025 yılında ABD’de iflaslar ikinci yarıda yüzde 15 arttı
Haberler bloomberght.com
25/02/2026 14:38 (1 saat önce)

Coface: 2025 yılında ABD’de iflaslar ikinci yarıda yüzde 15 arttı

Coface’in 2026 Risk Değerlendirme Raporu, küresel ekonomide büyümenin yüzde 2,6’ya gerilemesine rağmen dayanıklılığın korunduğunu ortaya koydu. Rapora göre 2025’te küresel ticaret yüzde 3,9 büyürken, ABD’de şirket iflasları yılın ikinci yarısında yüzde 15 arttı.

Coface 2026 Risk Değerlendirme Raporu nu yayımladı.

Buna göre, 2025 yılında ABD’de şirket iflasları yılın ikinci yarısında yüzde 15 arttı.

Coface, 6 ülkeden 5’inin risk notunu artırdı; 9 sektörden 7 sinin ise derecelendirmesini yukarı yönlü güncelledi.

Jeopolitik ve finansal risklerin gölgesinde hazırlanan rapor, 2026’da küresel büyümede sınırlı yavaşlama, petrol fiyatlarında gerileme ve ticarette kademeli ivme kaybı beklentisine işaret etti.

Ticari alacak sigortası ve ticari risk yönetimi alanında dünyada ve Türkiye’de lider konumda bulunan Coface, yayımladığı son Risk Değerlendirme raporunda 2025’in küreselleşmenin dayanıklılığını ortaya koyan bir yıl olduğuna dikkat çekti.

Küresel ekonomide yaşanan türbülansa rağmen büyümenin yıl başındaki yüzde 2,8’lik tahminle uyumlu gerçekleştiği belirtilen raporda, özellikle gümrük tarifelerine ilişkin belirsizliklerin önceki döneme kıyasla daha sınırlı kaldığı ve uluslararası şirketlerin hızlı uyum kapasitesinin de bu tabloyu desteklediği vurgulandı. 2026 ağır bir baskı altında başladı 2026 yılının küresel ekonomi açısından yoğun belirsizliklerle başladığını belirten Coface, yılın ilk döneminde risk algısının belirgin şekilde yükseldiğini aktardı.

Latin Amerika, İran ve Grönland’da yaşanan gelişmelerin jeopolitik riskleri somutlaştırdığını ortaya koyan kurum, yüksek faiz ortamının sürmesinin borçluluk seviyeleri ve varlık fiyatlamaları üzerinden finansal kırılganlıkları artırdığını bildirdi.

Makroekonomik cephede de risklerin canlı kaldığını değerlendiren Coface, ABD ekonomi politikalarındaki dalgalı görünüm ve artan uluslararası rekabetin, küresel iş birliğinin zayıfladığı bir ortamda yeni ticaret gerilimleri ihtimalini güçlendirdiğini kaydetti.

Birçok ülkede sosyal ve siyasi baskıların derinleştiğine işaret eden Coface, özellikle Avrupa’da geniş toplum kesimlerinde biriken memnuniyetsizliğin dikkat çekici boyutlara ulaştığını ifade etti.

Sağlık ve iklim kaynaklı risklerin de küresel görünüm üzerindeki baskıyı artırdığını ekledi.

Küresel büyüme yavaşlıyor ancak dirençli kalıyor Küresel büyümenin 2026’da hız kesmesine karşın genel görünümün dirençli kaldığını değerlendiren Coface, ekonomik görünümünün bölgelere göre farklılık göstermeye devam ettiğini belirtti.

ABD’de büyümenin yüzde 2,2 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini açıklayan Coface, 2025’in ikinci yarısında şirket iflasları yüzde 15 artmış olsa da güçlü tüketim eğiliminin ekonomik aktiviteyi desteklemeyi sürdürdüğünü kaydetti.

Euro Bölgesi’nde büyümenin yaklaşık yüzde 1 seviyesine ulaşmasının öngörüldüğünü açıklayan Coface, Almanya’nın kapsamlı yatırım planı sayesinde toparlanma sürecine girdiğini, kamu açığı GSYH’nin yüzde 5’inin üzerinde seyreden Fransa’da ise büyümenin yüzde 0,9 civarında dengelenmesinin beklendiğini paylaştı.

Orta Avrupa’nın daha güçlü bir performans sergilediğinin belirtildiği raporda, Polonya’nın ise yüzde 3,8’lik büyüme oranıyla öne çıktığını duyuruldu.Rapora göre Çin ekonomisinin 2026’da yüzde 4,4 büyüme ile önceki döneme kıyasla ivme kaybetmesi bekleniyor.

Bu yavaşlamanın Asya genelindeki büyüme temposunu aşağı çekebileceğine işaret edilirken, Güneydoğu Asya’da ülkeler arasında farklılaşan bir performans öngörülüyor.

Aynı değerlendirmede Hindistan’ın ise güçlü iç talep ve proaktif kamu politikalarının katkısıyla yüzde 6,1’lik büyüme tahminiyle küresel ekonominin öne çıkan itici güçlerinden biri olmayı sürdüreceği belirtiliyor.

Enerji piyasalarında ise aşağı yönlü bir seyir öngörülüyor.

Brent petrolün varil fiyatının 2025’teki 68 ABD doları seviyesinden 2026’da yaklaşık 60 ABD dolarına gerilemesi bekleniyor.

Bu düşüşün, talep artışındaki ılımlı seyir ve arz tarafındaki genişlemeden kaynaklanacağı ifade ediliyor.

Jeopolitik gelişmelerin dönemsel fiyat dalgalanmalarına yol açabileceği kaydedilirken, enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisinin genel olarak sınırlı kalacağı ve birçok bölgede enflasyondaki düşüş eğiliminin devam edeceği öngörülüyor.

Küresel ticaret beklentileri aştı ABD’nin gümrük tarifelerine yönelik adımlarının yarattığı endişelere rağmen küresel ticaretin 2025’te beklentilerin üzerinde bir performans sergilediğini ortaya koyan Coface risk değerlendirme raporunda, ticaret hacminin yıl genelinde yüzde 3,9 arttığı da belirtildi.

Bu artışta ise güçlü ABD ithalatının ve başlangıçta öngörülenden daha sınırlı kalan gümrük vergilerinin etkili olduğu değerlendirildi.

Coface verilerine göre Kasım ayında ortalama efektif tarife oranı yüzde 9,4 seviyesinde gerçekleşti.

Bu oranın, Çin ile gerilimin zirve yaptığı dönemde telaffuz edilen yüzde 36’lık seviyenin oldukça altında kaldığına işaret edildi.

Tedarik zincirlerinin yeniden yapılanma sürecinden Vietnam’ın belirgin şekilde fayda sağladığı kaydedilen raporda, 2025’in Ocak–Kasım döneminde ABD’nin Vietnam’dan ithalatı yüzde 43 artırdığı aktarıldı.

Avrupa’nın ise dış ticaret tarafında daha dengeli bir görünüm sergilediği ortaya kondu. 2026’ya ilişkin beklentilerde küresel ticarette daha ılımlı bir seyir öngören Coface, kapasite fazlasına bağlı olarak navlun fiyatlarında gerileme yaşanabileceğini ve geleneksel deniz ticaret rotalarının kısmen yeniden açılmasının etkisiyle ticaret hacminde kademeli bir yavaşlama görülebileceğini değerlendirdi. Ülke risk değerlendirmelerinde toplam 6 değişiklik yaptığını açıklayan Coface, bunların 5’inin not artışı yönünde olduğunu duyurdu.

Şili’nin notunun, bakır ve enerji yatırımlarındaki artış ve istikrar kazanan kurumsal yapı sayesinde A4’ten A3’e yükseltildiğini bildirdi.

Polonya’nın AB fonlarının desteklediği yatırım ivmesi ve güçlü hanehalkı tüketimi nedeniyle A4’ten A3’e çıkarıldığını belirtti.

İsveç’in genişleyici maliye politikası ve dayanıklı özel talep sayesinde A3’ten A2’ye yükseltildiğini açıkladı.

Barbados’un mali konsolidasyon ve borç azaltımı sayesinde C’den B’ye yükseltildiğini, Ekvador’un ise 2024 enerji krizinin ardından uygulanan reformlar ve IMF desteğiyle D’den C’ye çıkarıldığını ifade etti.

İlgili Sitenin Haberleri