Haber Detayı

MEB’in ramazan etkinlikleri nedeniyle Bakan Tekin hakkında bir suç duyurusu daha... TKH de suç duyurusunda bulundu
Türkiye cumhuriyet.com.tr
25/02/2026 15:21 (2 saat önce)

MEB’in ramazan etkinlikleri nedeniyle Bakan Tekin hakkında bir suç duyurusu daha... TKH de suç duyurusunda bulundu

Türkiye Komünist Hareketi (TKH) Genel Başkanı Aysel Tekerek, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ramazan ayı etkinliklerine ilişkin suç duyurusunda bulundu. Tekerek suç duyurusunda; Bakan Yusuf Tekin’in söz konusu etkinlikle görevini kötüye kullanarak, halkın bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik ettiğini ve açıkça halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağıladığını belirtti.

Türkiye Komünist Hareketi (TKH) Milli Eğitim Bakanlığı’nın, okullarda düzenlediği “Maarifin Kalbinde Ramazan” adlı ayrımcı etkinliğe ilişkin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve ilgili görevliler hakkında suç duyurusunda bulundu.

TKH Genel Başkanı Aysel Tekerek tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Millî Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürü ve Başsavcılıkça tespit edilecek Millî Eğitim Bakanlığı Kamu Görevlileri hakkında yapılan suç duyurusunda, Yusuf Tekin’in fiillerinin açıkça “anayasayı ihlal”, “görevi kötüye kullanma” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlarını oluşturduğu belirtildi. ‘TEKİN GÖREVİ KÖTÜYE KULLANARAK HALKI KİN VE DÜŞMANLIĞA TAHRİK ETMEKTE’ Suç duyurusunda “Göreve geldiği günden bugüne eylemli şekilde söz konusu ilklere aykırı şekilde görevini kötüye kullanan ve anayasada güvence altına alınmış ve Cumhuriyet’in niteliklerine karşı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya karşı yine aynı anayasadan aldığı kamu gücünü kullanan hakkında suç duyurusunda bulunulması gerekmiştir” denildi.

Yusuf Tekin’in kamu gücünü kötüye kullandığı belirtildiği suç duyurusunda; “Yusuf Tekin hem kamu gücünü kötüye kullanarak eğitim kurumlarında yarattığı durum ile kamuoyuna yönelik verdiği demeçler ile yaptığı tüm paylaşımlar ile halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmekte ve açıkça halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılamaktadır.

Herkesin İslam dinine bağlı olması ve laiklik ilkesinin gereklerinin hiç var olmasını savunmaktadır.

Bu haliyle de açıkça halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama gündeme gelmektedir” ifadeleri kullanıldı. ‘BİRLİĞİ ZEDELEYİCİ NİTELİKTE’ “Söz konusu düzenlemeler yalnızca hukuki değil, toplumsal sonuçlar bakımından da sakıncalıdır” denilen dilekçede; “Kamusal eğitim alanının dini referanslarla şekillendirilmesi, çoğulcu demokratik yapıyı zedelemekte ve farklı inanç grupları bakımından güvensizlik ortamı yaratmaktadır.

Devletin birleştirici rolü yerine ayrıştırıcı bir pratik ortaya çıkmaktadır. 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nun öngördüğü eğitimde birlik ve eşitlik ilkesi, tüm öğrencilerin farklılıklarına rağmen aynı hukuki güvence altında eğitim görmesini gerektirir.

Eğitim programı içinde belirli bir dini pratiğe kurumsal yer açılması, bu birliği zedeleyebilecek niteliktedir.

Dolayısıyla mesele, soyut bir değer aktarımı değil; kamu gücüyle organize edilen sistematik bir uygulamadır” denildi. ‘DEVLET EYLEMLERİ, LAİKLİK VE HUKUK DEVLETİ İLKELERİYLE SINIRLIDIR’ Yürütme yetkisinin anayasal düzeni aşacak biçimde kullanılamayacağının vurgulandığı dilekçede; “Devlet organlarının tüm işlem ve eylemleri, laiklik ve hukuk devleti ilkeleriyle sınırlıdır.

Aksi yöndeki uygulamalar, yalnızca idari tasarruf niteliğinde kalmayıp anayasal düzeni zedeleyen sonuçlar doğurur.

Özellikle laiklik ilkesini ortadan kaldırmaya yönelik idari pratikler Cumhuriyet’in temel ilkelerini ortadan kaldırmaya teşebbüs niteliğindedir.

Bu nedenle, yukarıda belirtilen suçları işlediği sabit olan şüphelinin Cumhuriyet Başsavcılığınca tespit edilecek suçlar diğer suçlar nezdinde de soruşturmayı ve kovuşturmayı gerekmektedir” ifadeleri kullanıldı.

İlgili Sitenin Haberleri