Haber Detayı

Uzmanlardan marketlerde 'keyfi zam' uyarısı: Etiket oyununa karşı ne yapmalı?
Ekonomi cumhuriyet.com.tr
26/02/2026 10:03 (1 saat önce)

Uzmanlardan marketlerde 'keyfi zam' uyarısı: Etiket oyununa karşı ne yapmalı?

Türkiye'de marketlerde aynı marka ve gramajdaki ürünlerin farklı fiyatlarla satılması tüketicilerin tepkisine yol açıyor. Tüketici uzmanları ve iktisatçılar, fiyat farklılıklarının yalnızca maliyet kaynaklı olmadığını, keyfi fiyatlama davranışının da belirleyici rol oynadığını söylüyor. Denetim mekanizmalarının yetersizliğine dikkat çeken uzmanlar, cezaların caydırıcı hale getirilmesi ve fiyat şeffaflığının sağlanması gerektiği uyarısında bulundu.

Türkiye'de yüksek enflasyon ortamında tüketicilerin market market dolaşarak fiyat karşılaştırması yaptığı bir dönemde, aynı marka ve gramajdaki ürünlerin farklı satış noktalarında farklı fiyatlarla raflara çıkması tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Uzmanlar, söz konusu farklılığın yalnızca maliyet kaynaklı olmadığına, keyfi fiyatlama davranışının da belirleyici rol oynadığına dikkat çekerken, mevcut denetim mekanizmalarının tüketiciyi korumakta yetersiz kaldığı görüşünde birleşiyor.

FİYAT FARKI BİR POLİTİKA MI?

Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Koçal , fiyat farklılıklarının serbest piyasa yapısı ve marketlerin uyguladığı fiyat politikalarından kaynaklandığını söyledi.

Koçal, Serbest piyasa maliyet-kâr modeline dayalı olduğundan aynı ürün farklı fiyatla satılabiliyor.

Devlet tarafından uygulanan sabit fiyat zorunluluğu olmadığı için aynı ürün farklı marketlerde farklı fiyatla satılabilir dedi.

Marketlerin farklı stratejiler izleyebildiğini kaydeden Koçal, kira, lojistik, personel ve işletme maliyetlerindeki farklılıkların satış fiyatına yansıdığını, bazı marketlerin ise müşteri çekmek için birkaç ürünün fiyatını düşük gösterip diğer ürünlerde fiyatlara ilaveler yapabildiğini vurguladı.

Koçal, Kısacası bu bir fiyat politikasıdır diye konuştu.

DENETİM VAR CAYDIRICILIK TARTIŞMALI Koçal, Ticaret Bakanlığı ve il müdürlüklerinin fiyat etiketi denetimi ile fahiş fiyat artışlarına ilişkin soruşturmalar yürüttüğünü, Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu'nun idari para cezaları uygulayabildiğini hatırlattı.

Ancak mevcut tablonun yeterli olmadığının altını çizdi: Devletin denetim mekanizması var ancak maalesef yeterli değil.

Cezaların caydırıcılığı yeterli değil, denetim elemanı sayısı da artırılmalıdır.

Fiyat farklarının azaltılması için resmi fiyat karşılaştırma portallarının yaygınlaştırılmasını öneren Koçal, market listelerinin günlük güncellenmesi, denetim sayılarının artırılması ve cezaların caydırıcı hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

Temel gıda ürünlerinde tavan fiyat, yani üst narh uygulamasının da değerlendirilebileceğini sözlerine ekledi.

Tüketicilere de çağrıda bulunan Koçal, kasada etiket fiyatından farklı bir rakamla karşılaşıldığında mutlaka fiş ya da fatura alınmasını, fahiş fiyat durumunda ise Ticaret Bakanlığı'na veya CİMER üzerinden şikâyette bulunulmasını tavsiye etti. 'FİYATLAR KEYFİ ŞEKİLDE ARTIRILABİLİYOR' İktisatçı Hayri Kozanoğlu da hanehalkı enflasyon beklentilerinin yüzde 48-49 düzeyinde açıklandığını anımsatarak firmaların bu beklentinin de ötesinde fiyatlama yaptığını vurguladı.

Keyfi fiyat artışları devreye girdiğinde aynı ürünün farklı marketlerde farklı fiyatlarla satılması mümkün hâle geliyor.

Bu durumla sahada sıkça karşılaşılıyor diyen Kozanoğlu, tüketici alışkanlıklarının bu tabloyu besleyen önemli bir etken olduğuna işaret etti: İnsanlar genellikle evlerine yakın ya da alışık oldukları marketlerden alışveriş yapıyor.

Bunu bilen market sahipleri fiyatları keyfi şekilde artırabiliyor.

Yüksek enflasyon ortamında tüketicilerin daha bilinçli davranmaya başladığını da belirten Kozanoğlu, özellikle dar gelirliler ve emeklilerin sınırlı bütçelerini yönetebilmek için farklı satış noktalarını karşılaştırmaya ve daha uygun fiyatlı alternatiflere yöneldiğinin altını çizdi. 'ALIŞVERİŞ MECRALARI TOZ DUMAN' Perakende sektöründeki kargaşanın indirim kampanyalarıyla daha da içinden çıkılmaz bir hal aldığını belirten Kozanoğlu, Üç harfli marketler daha çok düşük gelir grubuna hitap ederken, enflasyon dönemlerinde tüketiciler indirimleri yakından takip ediyor.

Marketler ise bu durumu zaman zaman fırsatçılığa çevirebiliyor.

İndirim uygulamaları öne çıkarılırken genel fiyat seviyesinde ciddi bir karmaşa yaşanıyor; bütün alışveriş mecraları adeta toz duman diye konuştu.

Kozanoğlu, temizlik ürünlerini kalıcı fiyat artışlarının somut bir örneği olarak gösterdi.

Pandemi döneminde deterjan ve sabun gibi ürünlerde yaşanan sert fiyat artışlarının maliyet baskısı hafiflemiş olmasına karşın geri alınmadığını hatırlatan Kozanoğlu, Yüksek enflasyon gerekçesiyle artırılan fiyatlar kalıcı hâle geliyor ifadelerinde bulundu.

Uzmanlar, yüksek enflasyon ortamında derinleşen bu tablonun yalnızca bir fiyatlama sorunu olmadığına dikkat çekiyor.

Denetimsiz piyasa koşulları, caydırıcılıktan uzak yaptırımlar ve alışkanlıklarına mahkûm tüketici profili bir araya geldiğinde faturayı her seferinde dar gelirli vatandaşın ödediğini vurgulayan uzmanlar, şeffaflık sağlanmadan ve cezalar caydırıcı hale getirilmeden bu farkların kapanmayacağı uyarısında bulunuyor.

İlgili Sitenin Haberleri