Haber Detayı
Köpeği yarasını yaladı, elleri ve ayaklarını kaybetti! Uzman isim uyardı: Tükürük teması ve ısırıkları sakın görmezden gelmeyin
Manjit Sangha isimli bir kadının elinde açık bir yara vardı. Köpeği, kadının elindeki yarayı yalayınca korkunç olaylar zinciri başladı. Bilincini kaybeden kadın yoğun bakıma alındı, burada altı kez kalbi durdu. Kanda enfeksiyon ve kan zehirlenmesi olarak da bilinen sepsis olan kadın ellerini ve ayaklarını kaybetti. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Funda Timurkaynak, evcil hayvan deyip geçmeden, tükürük teması ve ısırıkların ciddiye alınması konusunda önemli bilgiler paylaştı.
Hastalığından önce haftanın yedi günü çalışan Manjit Sangha, geçen yıl temmuz ayında bir pazar öğleden sonra kendini iyi hissetmeyerek eve döndü.
Ertesi sabah bilincini kaybetmişti.
Elleri ve ayakları buz gibiydi, dudakları morarmıştı ve nefes almakta zorlanıyordu.Eşi Kam Sangha, “Aklınız karmakarışıktı. ‘Bu nasıl 24 saatten kısa sürede olabilir?' diye düşünüyordum.
Köpeğimizle oynuyor, işe gidiyor, ertesi gece ise komada” dedi.
Yoğun bakıma alınan Manjit Sangha’nın burada altı kez kalbi durdu.
Doktorların müdahalesi ile hayata dönen kadının vücudunda enfeksiyon yayılmaya başladı.
Doktorlar, sepsisin yayılması nedeniyle daha sonra her iki bacağını da diz altından ve her iki elini de ampute etmek zorunda kaldılar.Manjit Sangha ayrıca dalağını kaybetti, zatürre ile mücadele etti ve safra kesesi taşları oluştu; kendisine bunun için daha fazla ameliyat gerekebileceği söylendi.
Hastanede geçirdiği 32 hafta, atlattığı çok sayıda kalp krizi ve dört uzuv kaybının ardından sepsis hastalığını atlatan Manjit Sangha nihayet evine döndü.Sağlık görevlileri 56 yaşındaki kadının neredeyse kesin olarak öleceğini düşünse geçtiğimiz hafta taburcu edildi.
Doktorlar, sepsis hastalığının köpeğinin küçük bir kesik veya çizik üzerini yalaması gibi masum bir şeyden kaynaklanmış olabileceğine inanıyor.Sepsis, vücudun hastalık ve enfeksiyonlarla savaşmakla görevli bağışıklık sisteminin, vücudun kendi doku ve organlarına saldırmaya başlaması sonucu ortaya çıkan nadir ancak ciddi bir tıbbi durumdur.
Peki Köpek ve kedilerin ağız florasında doğal olarak bulunan ancak insan kanına karıştığında Manjit Sangha örneğinde olduğu gibi ağır sepsis ve çoklu organ yetmezliğine yol açabilen bakteriler hakkında ne bilmeliyiz?
Bu bakterinin sıradan bir yalamayla ya da ısırma ile kana karışma olasılığı nedir?
Prof.
Dr.
Funda Timurkaynak, “Kedi köpek ısırıklarından sonra gelişen enfeksiyonlarda en sık rastlanan etkenler; Pasteurella türleri, Staphylococcus aureus, Capnocytophaga canimorsus, streptococcus türleri ve anaerobik bakterilerdir.
Pasteurella, S. aureus ve Streptococcus türleri bulunur.
Enfeksiyon belirtileri köpek ısırıklarında ortalama 24 saat, kedi ısırıklarında ise 12 saat içinde ortaya çıkar” dedi.
Enfeksiyon gelişiminde risk faktörlerini anlatan Timurkaynak şunları söyledi:“Gecikmiş başvurular (kol ve bacak ısırıkları için >12 saat, yüz için >24 saat), bağışıklık sistemi zayıflığı, diyabet, karaciğer hastalığı ve alkolizm gibi ek hastalık ve durumların varlığı.
Kedi ısırıkları, diş yapısı nedeniyle daha derine nüfuz eder ve enfeksiyon oranı (%49), köpek ısırıklarına (%7) göre çok daha yüksektir.” “Capnocytophaga, köpeklerin ve kedilerin ağızlarında yaygın olarak bulunan bir bakteri türüdür” diyen Timurkaynak ekledi:“Bu bakteriler genellikle insanlara ısırma yoluyla veya hayvanın tükürüğünün açık bir yara veya kesiğe temasıyla bulaşır.
Yapılan çalışmalarda bu bakterinin neden olduğu enfeksiyon sıklığı 0.67/ 1 milyon popülasyon olarak bildirilmiştir.
Çoğu kişi temas sonrası hastalanmasa da özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde ciddi enfeksiyonlara yol açabilir.” Bu bakteri bulaştığında ısırılma sonrası 14 gün içinde görülebilecek belirtiler şunlardır:* Isırık bölgesinde kabarcıklar, kızarıklık, şişlik, ağrı veya irin akması.* Ateş, ishal, mide ağrısı ve kusma.* Baş ağrısı, kafa karışıklığı, kas veya eklem ağrıları.
Prof.
Dr.
Funda Timurkaynak, “Bakteri kan dolaşımına karışırsa, sepsis gelişebilir.
Kangren (bu durum el veya ayak parmaklarının, bazen de uzuvların kesilmesine neden olabilir) ve böbrek yetmezliği kalp krizi gibi organ yetmezliğine neden olabilir.
Ayrıca kalp kapakçığı iltihabı (endokardit), beyin zarı iltihabı (menenjit) veya vücut dokularında apseler yapabilir” bilgisini de verdi.
Hayvan ısırıkları sonucu sepsis yanı sıra pek çok klinik tablonun oluşabileceğinden bahseden Timurkaynak şu detayları verdi:- Selülit ve Abseler: Cilt ve yumuşak doku enfeksiyonları.- Parmak Fleksör Tenosinoviti: Hızla yayılan ve cerrahi müdahale gerektiren tendon kılıfı enfeksiyonu. - Septik Artrit ve Osteomiyelit: Isırığın ekleme veya kemiğe ulaşması durumunda gelişir.- Nekrotizan Yumuşak Doku Enfeksiyonu: Uzuv ve hayatı tehdit eden, hızla ilerleyen ciddi enfeksiyon türüdür. “Günlük pratikte bu enfeksiyonların bulaşının önlenmesi için evcil hayvanın yüzü ve ciltte hasarlı bölgeleri yalamasının engellenmesi gerekir.
Evcil hayvanlar ağızlarında kendileri için sorun yaratmayan ancak insanda hastalık yapacak Capnocytophaga canimorsus ve Pasteurella multocida, gibi bakterileri barındırabilir ve yalama sırasında bulaştırabilirler” diyen Prof.
Dr.
Funda Timurkaynak yaranın bir hayvan tarafından yalanması durumunda yapılması gerekenleri de anlattı: “Yaralanma durumunda hızlıca su-sabunla temizlik, yara büyük ise yarayı serum fizyolojikle yıkama, doktor tarafından ölü dokuların temizlenmesi, yaranın sabitlenip kapatılması basamakları uygulanmalıdır.
Antibiyotik tedavisi enfekte yaralar için zorunludur.
Enfekte olmayan yaralarda ise sadece yüksek riskli durumlarda (el/ayak/yüz ısırıkları, derin yaralar, bağışıklığı baskılanmış hastalar) önleyici olarak verilir.”Fotoğraflar: Instagram, iStock