Haber Detayı
Türkan Şoray: 'Esme'yi oynamayı çok istedim
Maltepe Belediyesi, Türk edebiyatının usta isimlerinden Yaşar Kemal'i, Maltepe'de adının verildiği kültür merkezinde düzenlenen etkinliklerle anıyor. Yaşar Kemal Anma Haftası, "Yılanı Öldürseler" filminin gösterimi ve söyleşiyle başladı. Filmin yönetmeni ve başrol oyuncusu Türk Sineması'nın usta ismi Türkan Şoray'ın onur konuğu olarak katıldığı etkinlikte, çekim sürecinde yaşadığı hatıraları ve filmle ilgili bilinmeyenleri seyircilerle paylaştı
Maltepe Belediyesi, usta yazar Yaşar Kemal in Türk edebiyatına ve insanlığa bıraktığı mirası birlikte yaşatmak amacıyla, adının verildiği Yaşar Kemal Kültür Merkezi nde anma haftası düzenledi.
Film gösteriminden sergi ve söyleşilere kadar bir dizi etkinliğin düzenlendiği anma haftasına, ev sahibi Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen in yanı sıra, onur konuğu olarak Türk Sineması nın Sultanı Türkan Şoray ve gazeteci ve sinema yazarı Burçak Evren, Yaşar Kemal in eşi Ayşe Semiha Baban ve Kemal adına açılan sergiyi düzenleyen Flora Araştırmaları Derneği Genel Sekreteri Burçin Çıngay ile ressamlar katıldı.
YAŞAR KEMAL İ ANLAMAK ANADOLU YU ANLAMAKTIR Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, Yaşar Kemal i anlamanın sadece romanlarını hatırlamak olmadığını belirterek, şu ifadelere yer verdi: Bugün burada, adını gururla yaşattığımız bu merkezde yalnızca büyük bir yazarı değil, bu toprakların vicdanını, büyük usta Yaşar Kemal i anıyoruz.
Onu anlamak; Anadolu nun rüzgârını, Çukurova nın sıcağını, Toroslar ın direncini, yoksulun onurunu ve insanın bitmeyen adalet arayışını anlamaktır.
O, edebiyatı bir estetik alan olarak değil, bir hakikat alanı olarak gördü.
Yazmak onun için yalnızca anlatmak değil; tanıklık etmekti, bir belleği geleceğe taşımaktı.
Bugün doğayı koruma mücadelesi veriyorsak, onun satırlarında çok önceden yazılmış bir uyarıyı yeniden hatırlıyoruz.
Ve Binbir Çiçekli Bahçe; o bahçede tek renk yoktur, tek ses yoktur, tek kimlik yoktur. Çoğulluk zenginliktir.
Yaşar Kemal in büyüklüğü yalnızca yazdıklarında değil, tarafında gizlidir.
O, her zaman insan onurunun tarafında oldu.
Güçten değil haktan yana durdu.
Sessizlikten değil sözden yana oldu.
Umutsuzluk dayatıldığında, umudu yazdı.
Bizler bugün onun adını taşıyan bu kültür merkezinde buluşurken, kültürü bir ayrıcalık değil kamusal bir hak olarak gördüğümüzü bir kez daha ifade ediyoruz.
Maltepe de çocukların kitaplarla büyüdüğü, gençlerin özgürce düşünebildiği, kadınların eşit ve güvenli bir yaşam sürdüğü bir kent inşa etme çabamız, Yaşar Kemal in hayal ettiği dünyaya duyduğumuz inancın; o binbir çiçekli bahçe hayalimizin bir yansımasıdır.
Bir kez daha bu duygularla Yaşar Kemal i saygı ve özlemle anıyorum.
Açılış konuşmalarının ardından anma haftası Yaşar Kemal in eserlerinden oluşan kitap kapakları ve film afişleri sergisiyle başladı.
Program, Kemal in satırlarında hayat bulan bitkiler, bitki ressamlarının dokunuşlarıyla hazırladığı Binbir Çiçekli Bahçe sergisiyle devam etti.
ESME Yİ O KADAR SEVDİM Kİ, BU ROLÜ OYNAMAK İSTİYORUM DEDİM Türk sinemasının usta ismi Türkan Şoray, Yaşar Kemal in ölümsüz eseri Yılanı Öldürseler in film olma hikâyesi ve yönetmenlik süreçlerinden bahsederek, şunları anlattı: Yaşar Kemal dünya çapında, dünyanın tanıdığı ve ülkemizin gururu bir yazar.
O zaten her zaman anılmalı, anılmaya değer ve unutulması mümkün değil.
Belleğimizde, bilinçaltımızda sürekli yaşıyor, yaşayacak da.
Bu kadar önemli bir ismin yazdığı bir romanın yönetmeni olma şansına sahip olmak benim için ne kadar gurur verici size anlatamam.
Düşünüyorum da şimdi; ne kadar onurlu bir şey nasip olmuş bana.
Ama o nasıl oldu, bir daha öyle bir şey olsa cesaret edebilir miyim hiç bilmiyorum.
Yılanı Öldürseler i okuduğumda oradaki Esme rolünü çok sevdim.
Yani o kadar sevdim ki, Bu rolü oynamak istiyorum dedim.
Yapımcı da Tamam dedi.
Ali Özgentürk çekecekti, fakat sonra ne olduysa çekemedi.
Filmin görüntü yönetmeni İsveç ten gelecek, her şey hazır.
Yalnız senaryo meselesi var.
Yapımcı Siz çekin dedi.
Hemen hiç düşünmeden Evet dedim; fakat elde senaryo yok.
Daha önce Ali Özgentürk ün çekeceği senaryo için yazılmış olan vardı, Yaşar Kemal dedi ki Ben de yazacağım.
İki tane senaryo var elimde, e bir de roman var; ben de romana çok aşığım.
Ben de bir senaryo yazdım, oldu üç senaryo.
Aslında o kadar büyük çılgınlık ki benim yaptığım, şimdi yapamam. Çünkü hem kameranın önüne hem de kamera arkasına geçiyorsunuz.
Komut veriyorsunuz şöyle şöyle olacak diye, sonra kendiniz öne geçip tekrar oyun oynuyorsunuz, bu çok zor bir şey.
FİLMİ ÇEKERKEN KÖYÜ YAKTIK, KÖYLÜLER BİZİ DAVUL ZURNAYLA UĞURLADI Film çekimi sırasında başından geçen enteresan olayları da seyircilerle paylaşan Şoray; senaryodaki bir sahnenin kitapta yer alan halini aratmaması için çekim yaptıkları köyü adeta yaktıklarını anlatarak, şunlardan bahsetti: Romanda köy yanıyor ve insanlar koşuşuyor çocuklar ağlaşıyor, sizi öyle bir havaya sokuyor ki köy gerçekten yandı mı yanmadı mı, çocuğun hayali mi tam çözemiyorsunuz.
Ben bunu yapacağım dedim.
Lastikleri yerleştirdik bütün köy sokaklarına; hepsini birden yakınca müthiş bir duman oldu.
Biz de uzaktan kamerayla çekiyoruz, köy gerçekten yanıyor gibi oldu.
Köylüler de Köy yanıyor! diye itfaiyeye haber verdiler, insanlar birbirine girdi.
Ondan sonra zaten film bitti toparlandık dönüyoruz, bir baktım davul zurna geldi ve o kadar bozuldum ki, davul zurnayla Oh be gidiyorlar falan dediler diye.
Film gösterimi öncesinde Türkan Şoray ve Burçak Evren in katıldığı bir söyleşi düzenlendi.
Filmin yönetmen ve başrol oyuncusu Türkan Şoray, filmin çekimi esnasında yaşadıkları deneyimleri ve Yaşar Kemal in eserlerini filme aktarırken duyduğu heyecan ve zorlukları sanatseverlerle paylaştı.
Söyleşinin ardından Başkan Köymen tarafından Şoray ve Evren e çiçek takdimi yapıldı.