Haber Detayı

Anayasa Mahkemesi Başkanı Özkaya: "İhlal Kararlarından 31 Aralık 2025 İtibarıyla İcra Süreci Henüz Tamamla...
Güncel haberler.com
26/02/2026 13:04 (3 saat önce)

Anayasa Mahkemesi Başkanı Özkaya: "İhlal Kararlarından 31 Aralık 2025 İtibarıyla İcra Süreci Henüz Tamamla...

Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, 2025 yılında mahkemeye toplam 64 bin 321 bireysel başvurunun ulaştığını, buna karşılık 71 bin 175 başvurunun sonuçlandırıldığını ve başvuruları karşılama oranının yüzde 111 olarak gerçekleştiğini bildirdi. Geçen yıl karara bağlanan başvurulardan 5 bin 268'inde ihlal kararı verildiğini belirterek, "Verilen ihlal kararlarından 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla icra süreci henüz tamamlanmamış olanların sayısı 83'tür. Bunların önemli bir kısmının icra süreci halen devam etmektedir. Kalan az bir kısmının ise icra sürecinin henüz tamamlanmamış olmasının nedeninin ihlal kararlarında belirtilen ihlal gerekçelerinin ya da ihlal kararı sonrası uygulanması gereken mevzuatın, Anayasa Mahkemesi'nden farklı yorumlanması olduğu görülmektedir" diye konuştu.

Haber: Mehmet OFLAZ - Kamera: Dursun ALKAYA(ANKARA) - Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, 2025 yılında mahkemeye toplam 64 bin 321 bireysel başvurunun ulaştığını, buna karşılık 71 bin 175 başvurunun sonuçlandırıldığını ve başvuruları karşılama oranının yüzde 111 olarak gerçekleştiğini bildirdi.

Geçen yıl karara bağlanan başvurulardan 5 bin 268'inde ihlal kararı verildiğini belirterek, "Verilen ihlal kararlarından 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla icra süreci henüz tamamlanmamış olanların sayısı 83'tür.

Bunların önemli bir kısmının icra süreci halen devam etmektedir.

Kalan az bir kısmının ise icra sürecinin henüz tamamlanmamış olmasının nedeninin ihlal kararlarında belirtilen ihlal gerekçelerinin ya da ihlal kararı sonrası uygulanması gereken mevzuatın, Anayasa Mahkemesi'nden farklı yorumlanması olduğu görülmektedir" diye konuştu.Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Gölbaşı'nda bulunan Vilayetler Evi'nde basın mensuplarıyla iftarda bir araya geldi.

Özkaya, adaletin devleti ayakta tutan ve bireyin güven içinde yaşamasını sağlayan temel dayanak olduğunu vurgulayarak, Mahkeme olarak bu bilinçle son derece özverili ve titiz bir çalışma yürüttüklerini ifade etti.Kadir Özkaya, Yüksek Mahkeme'nin hazırlık ve karar süreçlerinde uluslararası evrensel yaklaşımların, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ile diğer ülke anayasa mahkemelerinin içtihatlarının ve yüksek yargı organlarının birikimlerinin titizlikle incelendiğini; elde edilen tespitlerin, raportörlerin görüş ve önerileri de dikkate alınarak kapsamlı bir değerlendirme sürecinden geçirildiğini belirtti.Özkaya, "Mahkememizce incelenen bireysel başvurularda dile getirilen tüm ihlal iddiaları, kimsenin dini, siyasi veya ideolojik kimliğine bakılmadan, tamamen adalet odaklı bir yaklaşımla değerlendirilmekte; anayasal sınırlar içinde kalmak kaydıyla temel hak ve özgürlüklerin korunup geliştirilmesine hizmet edecek, modern hukukta benimsenen yorum yöntemleri tatbik edilmektedir" dedi.

Bireysel başvurular için 7 kategori oluşturuldu Anayasa Mahkemesi'nin dosya inceleme sırasının adalet odaklı olduğunu; norm denetiminde "ilk gelen ilk çıkar" ilkesinin uygulandığını belirten Özkaya, bireysel başvuruların da geliş sırasına göre incelendiğini ifade etti.

Özkaya, aciliyet ve önem durumuna göre Genel Kurul kararıyla güncellenen kriterler kapsamında "Acil", "Pilot ve Öncü" ile "Çekirdek Haklar" dahil 7 kategori oluşturulduğunu kaydetti.

Özkaya, kategorilere ilişkin şu bilgileri paylaştı:"Örnek verecek olursak 'başvurucunun hayatına veya sağlığına ilişkin ciddi ve aciliyet arz eden haller' ya da 'bir çocuğun yararının söz konusu olduğu ciddi ve aciliyet arz eden haller', 'Acil' kodlu olan birinci kategoride yer almakta ve öncelikle incelenmektedir.

Ciddi ve aciliyet arz eden haller incelemenin süratle yapılmaması halinde başvurunun anlamsız/faydasız olabileceği durumları ifade etmektedir."'Pilot ve Öncü' başlığı altında ikincil öncelikli olarak incelediğimiz başvurular ise 'çok önemli bireysel veya kamusal menfaat taşıyan başvurular' ile 'tekrar eden veya tekrar etme ihtimali olan çok sayıdaki başvurunun sonuçlandırılmasını sağlayacak nitelikteki' başvurulardır.'Çekirdek Haklar'a ilişkin başvurular olarak nitelendirilen 'tekrarlayan başvuru olmalarına bakılmaksızın insan onuruna ve fiziksel varlığına doğrudan tehdit içeren durumlara ilişkin başvurular' üçüncü kategori kapsamında incelenmektedir." "Herhangi bir dosyaya öncelik verilmesi yönünde talimat vermiş değilim" Özkaya, "Bu kriterleri ete kemiğe büründürme sorumluluğu hukuken başkan ve başkanvekillerine ait olmakla birlikte fiili sorumluluk raportörlük müessesesindedir.

Ben başkan olarak bu hususu başta başraportörlerimiz olmak üzere koordinatör raportörlerimize ve raportörlerimize sürekli olarak hatırlatmaktayım: Dosyaların önceliklendirilmesi konusunda tamamen belirlemiş olduğumuz kriterlere göre hareket edeceksiniz, bu konuda bir taviz vermeyeceksiniz demekteyim.

Esas itibarıyla ben de bugüne kadar, belirlenen objektif kriterler dışında, subjektif bir nedenle herhangi bir dosyaya öncelik verilmesi yönünde talimat vermiş değilim.

Raportörlerimiz de bugüne kadar tamamen belirttiğimiz ölçütler çerçevesinde önceliklendirme yapmışlardır" diye konuştu.Özkaya, Mahkemenin dosyaları "ilk gelen ilk çıkar" ilkesi ve belirlenen kriterler doğrultusunda karara bağladığını, başvurucuların kimliğine göre dosyaların geciktirilmesinin söz konusu olmadığını belirtti. 1 Ekim'den bu yana avukat portalı üzerinden 6 bin 686 bireysel başvuru yapıldı Kadir Özkaya, 1 Ekim 2025 itibarıyla bireysel başvuruların elektronik ortamda UYAP Avukat Portalı üzerinden de yapılabilmesinin mümkün hale getirildiğini hatırlatarak, 1 Ekim'den bu yana 6 bin 686 başvurunun portal üzerinden yapıldığını, bu sayının toplam başvuruların yaklaşık yüzde 29'una karşılık geldiğini açıkladı.Bu uygulamanın erişilebilirliği artırdığını, başvuru süreçlerinin daha hızlı, etkin ve şeffaf yürütülmesine katkı sağladığını vurgulayan Özkaya, Anayasa Mahkemesi olarak görev alanındaki işlerde ve raportörlük faaliyetlerine destek amacıyla yapay zeka kullanımına yönelik de ciddi çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. 32 ülke ile işbirliği Kadir Özkaya, Anayasa Mahkemesi'nin uluslararası anayasa yargısı alanında çok sayıda uluslararası kuruluşla iş birliği yaptığını, 32 ülkenin yüksek mahkemesiyle ikili işbirliği anlaşmaları imzalandığını ve uluslararası etkinlik, eğitim ve akademik destek faaliyetleriyle küresel hukuk iş birliğinde aktif rol üstlendiklerini açıkladı. "2012-2025 yılları arasında 714 bin 774 bireysel başvuru yapıldı, başvuruların yüzde 87,2'si karara bağlandı" AYM Başkanı Özkaya, mahkemedeki iş durumuna ilişkin istatistikleri de paylaşarak şunları kaydetti:"2025 yılında Mahkememize 64 bin 321 bireysel başvuru yapıldı.

Buna karşılık 71 bin 175 başvuru sonuçlandırıldı.

Yani yapılan başvuruları karşılama oranı yüzde 111 olarak gerçekleşti.

Verilen karar sayısının yapılan başvuru sayısından fazla olduğunu ortaya koyan bu veriler, artan iş yüküne rağmen Anayasa Mahkemesi'nin büyük bir özveri ve gayretle çalıştığının göstergesidir.

Mahkememize yapılan toplam başvuru sayısı ile sonuçlandırılan toplam başvuru sayısına da değinmek isterim.

Uygulamaya girdiği 23 Eylül 2012 tarihinden 31 Aralık 2025'e kadar bireysel başvuru sistemi kapsamında 714 bin 774 başvuru yapıldı.

Bunların yaklaşık 623 bin 88'i, yani yüzde 87,2'si karara bağlandı. 91 bin 686 başvuru ise derdest durumdadır." "İhlal kararı içerisinde adil yargılanma hakkı ve mülkiyet hakkı ihlalleri ilk iki sırada yer almaktadır" 2025 yılında karara bağlanan başvurulardan 5 bin 268'inde ihlal kararı verildi.

Bunların içinde makul süre ihlali yok. 23 Eylül 2012 tarihinden 31 Aralık 2025'e kadar verilen ihlal kararı sayısı ise 84 bin 519'dur.

Bunların da 56 bin 443'ü makul sürede yargılanma hakkına ilişkindir.

Hak bazlı verilen ihlal kararı sayısı ise 28 bin 76'dır. 28 bin 76 ihlal kararı içerisinde adil yargılanma hakkı ve mülkiyet hakkı ihlalleri ilk iki sırada yer almaktadır. "AYM bireysel başvuru incelemelerinde bir süper temyiz mercii olarak görev yapmıyor" Öte yandan, bugüne kadar verilen ihlal kararlarının toplam başvuruya oranının da makul süre hariç yaklaşık yüzde 3,9 olduğu görülmektedir.

Bunun da aslında Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru incelemelerinde bir süper temyiz mercii olarak görev yapmadığını, yalnızca bir hakkın anayasal anlamda ihlal edilip edilmediğine baktığı sonucunu ortaya koyduğu anlaşılmaktadır.Mahkememiz, bireysel başvuruda verdiği önemli kararlarla anayasal ilkelerin daha görünür ve işlevsel hale gelmesine katkı sağlamıştır.

Bu yönüyle bireysel başvuru, Anayasa'nın yaşayan bir metin olmasına imkan tanıyan, dinamik ve dönüştürücü bir mekanizma niteliğini haiz olmuştur.

Bir anlamda ülkemizde hukukun anayasallaşmasına katkıda bulunarak hukuk sistemimizde senkronize bir bakış açısı geliştirilmesine vesile olmuştur.

İhlal kararlarının icrası Önemli bir hususa daha dikkatinizi çekmek istiyorum.

Bireysel başvuru kapsamında verilen ihlal kararlarının hayata geçirilmesi belirli usul ve süreçler çerçevesinde yürütülmektedir.

Bu bağlamda verilen ihlal kararlarından 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla icra süreci henüz tamamlanmamış olanların sayısı 83'tür.

Bunların önemli bir kısmının icra süreci halen devam etmektedir.

Kalan az bir kısmının ise icra sürecinin henüz tamamlanmamış olmasının nedeninin ihlal kararlarında belirtilen ihlal gerekçelerinin ya da ihlal kararı sonrası uygulanması gereken mevzuatın Anayasa mahkemesinden farklı yorumlanması olduğu görülmektedir.

Tabi burada gereği yerine getirilme süreci henüz tamamlanmamış olan dosyalara ilişkin oranın düşüklüğü bu konunun önemsiz olduğu şeklinde anlaşılmamalıdır.

Elbette ki bunlar çok çok önemlidir.Diğer taraftan ifade etmeliyim ki 31 Aralık 2025 itibarıyla Mahkememiz tarafından verilen ihlal kararlarının yüzde 99,7'sinin gereği yerine getirilmiştir.

Esas itibariyle bu tablo bize, temel hak ve özgürlüklerin korunması bağlamında bireysel başvurunun etkili ve işlevsel bir hak arama yolu olduğunu göstermektedir.

Dolayısıyla gönül rahatlığıyla ifade edebilirim ki Anayasa Mahkemesi necip milletimizin 2010 yılında verdiği yetkiye dayanarak hayata geçirilen bireysel başvuru sistemini büyük bir kararlılıkla ve başarıyla uygulamaya devam etmektedir." Norm denetimi verileri...

Kadir Özkaya, AYM'nin bireysel başvurunun yanı sıra norm denetimi görevini de istikrarlı şekilde sürdürerek Anayasa'nın üstünlüğü ilkesinin hayata geçirilmesine katkı sunduğunu söyledi.

Özkaya, şu bilgileri paylaştı:"2025 yılında 51'i iptal davası, 226'sı itiraz başvurusu olmak üzere toplam 277 başvuru yapıldı.

Buna karşılık 278 iptal davası ile itiraz başvurusu karara bağlandı ve 472 kuralın Anayasa'ya uygunluk denetimi yapıldı.

Böylelikle 2025 yılının, norm denetimi kapsamında birleştirme kararları hariç olmak üzere bugüne kadar en fazla dosyanın sonuçlandırıldığı yıl olduğunu ifade etmek isterim. 2012 yılından 31 Aralık 2025 tarihine kadar ise toplam 2 bin 328 iptal davası ve itiraz başvurusu yapıldı.

Aynı süre zarfında sonuçlandırılan dosya sayısı 2 bin 322'dir.

Bu tarih itibarıyla derdest dosya sayısı ise 114'tür."Bireysel başvurunun mahiyetinde var olan evrensel nitelikteki temel hak ve özgürlükler lehine yorum ilkesinin zamanla Mahkememizce norm denetimine de yansıtıldığını, bireysel başvuru yoluyla somut şikayetler bağlamında yorumlanan anayasal hükümlerin norm denetiminde de aynı bakış açısıyla değerlendirilmeye başlandığını, böylece anayasal ilkelerin her iki alanda da uyumlu bir şekilde uygulanmasının sağlanmaya çalışıldığını da önemle vurgulamak isterim.

Dolayısıyla Mahkememiz, Anayasa ile verilen görev ve yetkileri kapsamında tüm topluma ve hukuk sistemine temas eden mahkeme olma görevini yerine getirerek temel hak ve özgürlüklerin güvencesi olmaya devam etmektedir." "2025 yılı sonu itibarıyla ise derdest Yüce Divan dosyası kalmamıştır" AYM Başkanı Özkaya, Yüce Divan yargılamalarına ilişkin, "Bilindiği üzere ülkemiz 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından olağan dışı bir süreç yaşamış, yargısal faaliyetler de bu süreçten etkilenmiştir.

Bu sürecin Mahkememizin görev ve yetkileri kapsamındaki diğer alanlara olduğu gibi Yüce Divan yargılamalarına da yansımaları olmuştur.

Bu kapsamda Mahkememiz, 2017 yılından bu yana yürüttüğü yargılamalar sonucunda toplam 12 Yüce Divan dosyasını karara bağlarken; söz konusu yargılamalarda 32 kişi hakkında hüküm tesis etmiştir. 2025 yılı sonu itibarıyla ise derdest Yüce Divan dosyası kalmamıştır" diye konuştu.Özkaya, Mahkemenin görevleri arasında siyasi partilere ilişkin mali denetim bulunduğunu ve bu kapsamda 2025 yılında 164 dosyanın sonuçlandırıldığını belirterek, siyasi partilere yönelik kapatma davalarında ise 2025 yılı sonu itibarıyla 5 derdest dosya bulunduğunu açıkladı.Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, sözlerini, "Anayasa Mahkemesi olarak görevimizi yerine getirirken; hukukun çizdiği sınırlar içinde, merkezinde yalnızca objektif adaletin bulunduğu bir anlayışla hareket etmeye devam ediyoruz.

Nihai hedefimiz, bireylerin devlete ve hukuka olan güvenini daha da güçlendirmektir" diye tamamladı.

İlgili Sitenin Haberleri