Haber Detayı
Tur, gurur ve kutlama!
Tur, gurur ve kutlama!
Galatasaray, terlese de zorlansa da uzatmada da olsa turu geçti. 12-13 yıl sonra adını son 16 turuna yazdırdı.
Bir adım ötesi çeyrek final.
Hem de İtalyan devi, arkasında Torino'nun sanayi gücünü bulunduran Juventus'u eleyerek.
Öncelikle Juve'ye iki maçta 7 gol atmak büyük başarı.
Burada Okan Buruk ve öğrencilerini, amasız, fakatsız kutlamak gerek.
Ki, ülkenin Cumhurbaşkanı bile onca iş arasında maçı takip etmiş gecenin 02.00'sine kadar; Spor Bakanı Osman Aşkın Bak aracılığıyla kutlama telefonu açtı Okan Buruk ve futbolculara.
Benzer bir görüntüye de 2000 yılında tanıklık etmiştik.
Dönemin lideri Başbakan Bülent Ecevit, yine dönemin Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü aracılığıyla Fatih Terim'i aramıştı.
Demek ki sıra dışı bir iş yapmış Galatasaray - yine -!
Büyük bir gurur Şampiyonlar Ligi gibi dev bir organizasyonun üst tabelasına girmek!
Ne var ki, İstanbul'da 5-2 yenip resmen dağıttığın bir takım karşısında üstelik 10 kişi kalmış ve 1 eksik oynarken 3 farklı yenik duruma düşmek göz ardı edilmemesi gereken bir sorun.
Eğer eski sistem geçerli olsa normal sürelerdeki 5-2 ve 3-0'lık skorlarla deplasmanda atılan gol kuralı ile eleniyordu.
Allahtan kalkmış vakti zamanında!
Nedeni anlaşılmaz bir panik yaptılar rövanşta. 1-0 oldu, 2. golün geleceği belliydi, 2 oldu, 3. yolda diye düşündü camia ve korktukları başına geldi.
Allahtan uzatmalardaki direniş turu getirdi.
Yoksa 5-2'den örneğin 4-0'lık yenilgi ile turu verse Galatasaray, tüm sezonu kaybeder o yükün altından kalkamazdı.
Ki, Juventus 3-0 sonrası net pozisyonlar da buldu!
Konun teknik tarafına değinirsek orta alanda kaos yaşadı Galatasaray.
Özellikle daha dirençli olması gerekiyordu o bölgenin, Singo'nun oyuna alınışı toparladı biraz.
Barış Alper Yılmaz için ayrı parantez açmak gerekiyor.
İnsanüstü işler yapıyor fizik gücüyle. 2 maçta 2 oyuncuya kırmızı kart göstertti tutulamayan performansıyla, bir asist, bir golle oynadı skoru değiştiren isim oldu.
Ve Osimhen.
Artık belli ki Galatasaray Osimhen'e endeksli.
Çünkü tutulmaz bir forvet.
Attığı golde topu önüne alışı, kalecin bacak arasından ağları görüşü müthişti.
O oynamadığı zaman Galatasaray'ın yarısı yok.
O varsa rakip dağıtılıyor.
Hatta Barış Alper'in golünde Juventus savunması Nijeryalı yıldıza gidince Barış istediği vuruşu yaptı dar alanda.
Ve gelelim kutlamalar.
Gecenin bir vaktinden sonra herkes kutladı Galatasaray'ı.
Çünkü ülke puanını bir yere taşıdılar turu geçip maddi olarak 11 milyon Euro'yu Türkiye'ye getirmelerinin yanı sıra.
TFF, yani Türkiye'nin futbol federasyonu da kutladı.
Gelgelim garip bir metinle.
UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 play-off turu ikinci maçında İtalya'nın Juventus ekibi ile karşı karşıya gelen temsilcimiz Galatasaray, uzatmalara giden maçta rakibine 3-2 mağlup oldu.
Bu sonuçla beraber, UEFA Şampiyonlar Ligi Son 16 Turu'na yükselen temsilcimiz Galatasaray'ı tebrik ederiz.
Federasyonun resmi X hesabı üzerinden yapılan bu paylaşımda, tur atlama başarısından ziyade alınan 3-2'lik yenilgi ön plana çıkarılmıştı.
Özne yenilgi üzerine kurulmuştu.
TFF'nin metninde yer alan uzatmalara giden maçta rakibine 3-2 mağlup oldu ifadeleri dikkat çekerken, asıl bardağı taşıran kullanılan görsel oldu.
İnfografikte ilk maçtaki 5-2'lik görkemli galibiyete veya 7-5'lik toplam skora dair hiçbir ibareye yer verilmemesi, yalnızca 3-2'lik skorun ve takım logolarının kullanılması büyük tepki topladı.
Sonradan internet sitesindeki kutlamada yanlışlarını düzeltseler de TFF'nin başkan, yönetim ve kurumsal birimlerinin Galatasaray'a olan tavırları bir kez daha gözler önüne serildi.
Ön adında Türkiye olan bir kurum ve üstelik resmi kurum, habercilik yapmaz, kendi takımını ön planda tutar, skoru değil.
Sonuçta orası Türkiye Futbol Federasyonu; belki BBC ya da CNN gibi tarafsız haber ajansı olsalar bu metin kabul edilir ama orası TFF, tekrar altını çizelim kimsenin babasının çiftliği değil.
Birilerinden intikam alınacak makam hiç değil.
Hele ülkenin Cumhurbaşkanı gecenin bir saatinde telefonla o takımı kutluyorsa, ülkenin spor bakanı Roma'ya gidip Türk takımını destekliyorsa Türkiye'nin federasyonuna da 'BBC'cilik' taslamak düşmez!
Bu bağlamda Galatasaray'ın, TFF taraflı söylemlerine haksız diyemiyoruz!