Haber Detayı

Sanayi Devrimi'nden yüzyıllar önce İstanbul'da yaşamış bir deha: Buhar gücüyle kebap çevirdi!
Güncel chip.com.tr
26/02/2026 15:09 (2 saat önce)

Sanayi Devrimi'nden yüzyıllar önce İstanbul'da yaşamış bir deha: Buhar gücüyle kebap çevirdi!

Buhar makinesini Watt’ın icat ettiğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. 16. yüzyıl İstanbul’unda Takiyüddin, bugünkü teknolojinin temelini mutfakta eti döndürmek için kullanıyordu. Tarihin akışını değiştirebilecek bu icadın neden sadece bir "mutfak yardımcısı" olarak kaldığını araştırdık.

Marvel evreninin dahi ismi Tony Stark’ın, sınırsız temiz enerji sağlayan ark reaktörünü icat edip bu dünyayı değiştirecek buluşu kendi zırhı için kullanması, aslında göründüğü kadar hayal ürünü bir durum değil.

Tarihin tozlu sayfalarına baktığımızda, benzer dehaların devrim niteliğindeki fikirleri bazen sadece akşam yemeğini daha rahat hazırlamak gibi gündelik amaçlar için kullandığını görüyoruz.Buhar makinesi dendiğinde akla hemen Sanayi Devrimi’nin mimarları James Watt veya Thomas Newcomen gelse de, bu teknolojinin kökleri çok daha geriye, hatta bir kebap şişinin ucuna kadar uzanıyor.Okul kitapları bize buhar gücünün 18. yüzyıl İngiltere’sinde, madenlerden su pompalamak için doğduğunu anlatıyor.

Ancak bu hikayenin çok daha erken ve ilginç bir kahramanı var: 1526 doğumlu Takiyüddin.

Kendisi sadece bir mucit değil; tıp, astronomi, matematik ve optik gibi dallarda 90’dan fazla eser hazırlamış, İstanbul’da döneminin en kapsamlı gözlemevlerinden birini kurmuş gerçek bir dehaydı.

Takiyüddin, 1551 yılında kaleme aldığı eserinde, buharın gücünü bambaşka bir işlem için kullanmayı akıl ettiğini gösteriyor.Kebap çeviren ilk buhar düzeneğiTakiyüddin, o dönemlerde mekanik sanatını sadece ciddi işler için değil, bir tür hüner sergileme alanı olarak da görüyordu.

Yazdığı metinlerde, eti ateşin üzerinde kendi kendine döndürecek bir sistemden bahsediyor.

Tarifine göre, bir şişin ucuna kanatlı bir çark yerleştiriliyor ve bu çarkın tam karşısına içi su dolu bakır bir kap konuyor.

Kabın altındaki ateş suyu kaynatınca, dar bir ağızdan çıkan tazyikli buhar çarkın kanatlarına vuruyor ve şişi döndürmeye başlıyor.

Su bittiğinde ise sistemi yeniden dolduran vakum benzeri bir yöntemden söz ediyor ki bu, modern buhar makinelerinin temel prensipleriyle inanılmaz bir benzerlik gösteriyor.Peki, bu kadar erken bir dönemde keşfedilen bu güç neden o günlerde dünyayı yerinden oynatmadı?

Tarihçiler bu durumu "doğru fikir, yanlış zaman" olarak açıklıyor.

Bir buluşun devrim yaratması için sadece parlak bir zekaya sahip olmak yetmiyor; o icadı destekleyecek ekonomik bir ihtiyaç ve teknik bir altyapı gerekiyor.

Takiyüddin’in yaşadığı dönemde bu teknolojiyi fabrikalara taşıyacak devasa bir finansal motivasyon ya da madenleri boşaltma zorunluluğu gibi bir baskı bulunmuyordu.Gözlemevinin hüzünlü sonuDönemin padişahı 3.

Murat’ın izni ve emriyle inşa edilen, Takiyüddin’in araştırmalarını yürüttüğü gözlemevinin akıbeti ise hayli üzücü.

Ortaya çıkan çeşitli söylentiler sonrasında yine 3.

Murat’ın emriyle bu merkez yıkıldı.

Kepler ile aynı dönemde benzer gözlemler yapan Takiyüddin’in çalışmaları böylece yarım kaldı.Takiyüddin gibi mucitlerin, hatta ondan daha sonra benzer sistemleri odun kesmek veya havan dövmek için öneren İtalyan mühendislerin eksikliği akıl değil, toplumsal ve ekonomik destekti.

James Watt veya Newcomen’ın şansı, icatlarını kömür madenleri gibi çok net bir finansal hedefe bağlayabilmiş olmalarıydı. 

İlgili Sitenin Haberleri