Haber Detayı

AP üyeleri, İsrail'in Filistinli tutuklulara idam cezasına karşı AB'den harekete geçmesini istedi
Güncel haberler.com
26/02/2026 16:16 (3 saat önce)

AP üyeleri, İsrail'in Filistinli tutuklulara idam cezasına karşı AB'den harekete geçmesini istedi

Avrupa Parlamentosu milletvekilleri, İsrail'in Filistinli tutuklulara idam cezası öngören yasa tasarısına karşı Avrupa Birliği'nden acil harekete geçmesini talep etti. AP'deki basın toplantısında, idam cezasının Avrupa değerleriyle çatıştığı vurgulandı.

Avrupa Parlamentosunun (AP) farklı gruplarından milletvekilleri, İsrail'in Filistinli tutuklulara idam cezası öngören yasa tasarısına karşı Avrupa Birliği'ne (AB) harekete geçmesi için çağrıda bulundu.Avrupa Parlamentosunun Sol Grubundan Lynn Boylan, Sosyalist ve Demokratlar (S&D) Grubundan Cecilia Strada ve Yeşiller Partisinden Mounir Satouri, AP'de basın toplantısı düzenledi.Boylan, İsrail'in Filistinli tutuklulara idam cezası öngören yasa tasarısına karşı AB'nin sorumluluğu bulunduğunun altını çizdi.AB'nin en büyük kazanımlarından birinin Avrupa'da idam cezasının kaldırılması olduğunu belirten Boylan, şöyle devam etti:"AB'nin bu konularda ortaya koyduğu değerler, her insana uygulanması gereken evrensel haklardır.

Bu nedenle AB'nin idam cezasına ilişkin yasa tasarıları karşısında çok daha güçlü adımlar atması gerekmektedir.

AB'nin elinde baskı ve etki araçları bulunmaktadır ve bunları kullanmak zorundadır.""AB, yol ayrımındadır"Boylan, bu çerçevede, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın 2. maddesinin işletilmesi çağrısında bulunduğunu belirterek, söz konusu maddenin, anlaşmanın insan haklarına saygı temelinde akdedildiğini hükme bağladığını anımsattı.AB'nin bir yol ayrımında olduğuna işaret eden Boylan, "AB, İsrail hükümetinin insan haklarına yönelik açık ihlalleri karşısında sessiz kalıp kalamayacağını kendisine sormalıdır." dedi.Boylan, diğer taraftan Avrupa Halk Partisinin (EPP) engeli nedeniyle konunun AP Genel Kurul oturumlarına taşınamamasından duyduğu hayal kırıklığını dile getirdi.AP içindeki siyasi iradenin, AB Komisyonu ve Konseyine de yansıması gerektiğinin altını çizen Boylan, "AB'nin hareketsizliği nedeniyle Birliğin uluslararası alandaki güvenilirliği tehlikededir." ifadesini kullandı.Boylan, AB'nin uluslararası arenada güvenilir aktör olarak görülmesi için liderlik yapması ve somut adım atması gerektiğini vurguladı."Yasa, Avrupa açısından ciddi sonuçlar doğurur"Sosyalist ve Demokratlar (S&D) Grubundan Cecilia Strada ise "Bu yasanın kabul edilmesinin görmezden gelinmesi, Avrupa açısından da ciddi sonuçlar doğuracaktır." dediAB'nin ortaklık ilişkisi bulunan bir ülkenin idam cezasını uygulamasının ve AB'nin sessiz kalmasının, idam cezasının artık değerler sisteminde "kırmızı çizgi" olmadığı anlamına geleceğini belirten Strada, "Bu durumda idam cezasının, artık AB'nin insan hakları anlayışıyla bağdaşmaz olmadığı yönünde örtük bir kabul ortaya çıkacaktır.

Bu da küresel ölçekte zaten zedelenmiş olan ahlaki otoritemizi daha da aşındıracak ve dünyanın farklı yerlerindeki otoriter uygulamalara karşı çıkma kapasitemizi zayıflatacaktır." diye konuştu.Strada, AP'nin bu durumu açık, net ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde kınaması gerektiğinin altını çizdi."Savaş suçu teşkil edebilir"Yeşiller Partisinden Mounir Satouri, "Soykırımı durduramadık.

Gazze halkı açlıktan ölürken, ilaçlar ulaştırılamazken, kadınlar, hamile kadınlar ve çocuklar hayatını kaybederken yüksek düzeyde insani yardımı bölgeye sokmayı başaramadık.

Bugün ise biz Avrupalılar açısından tamamen kabul edilemez olan bu yasayı durdurma konusunda da yetersiz kalacağımızdan endişe ediyorum." ifadelerini kullandı.Söz konusu yasanın, yaşam hakkının ihlali olduğuna işaret eden Satouri, "İşgal altındaki kişilere idam cezasının uygulanması savaş suçu teşkil edebilir." dedi.Satouri, kendileri yerine AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'ın basın toplantısı düzenleyerek, söz konusu yasaya karşı çıkması gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:"İdam cezasına karşı mücadele, AB'nin diplomatik önceliklerinden biridir.

Bu, Birlik açısından müzakere edilemez ilkedir.

Ancak konu aciliyet gerektirmektedir.

Avrupa yürütmesinin bugün konuşması ve bu yanlışı durdurması gerekmektedir.

Beklersek çok geç olacaktır."

İlgili Sitenin Haberleri