Haber Detayı

Kadooğlu: İhracatta sürdürülebilirlik için navlun desteği zorunluluk
Tarım ekonomim.com
27/02/2026 00:00 (2 saat önce)

Kadooğlu: İhracatta sürdürülebilirlik için navlun desteği zorunluluk

Türkiye’nin temel gıda ihracatında lokomotif konumda bulunan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü küresel ticarette sertleşen rekabet, artan maliyetler ve değişen jeopolitik dengeler nedeniyle kritik bir eşikten geçiyor.

NİHAT DÜZGÜN  Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, sektörün ana ihraç kalemlerinde Türkiye’nin güçlü konumunu koruduğunu ancak rekabet avantajının hızla daraldığını belirterek, ihracatta sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi için navlun desteğinin hedefli ve etkin biçimde yeniden devreye alınması gerektiğini söyledi.

Navlun maliyetlerinin yanı sıra yapısal ve politik dezavantajların da rekabet gücünü zayıflattığını söyleyen Kadooğlu, özellikle Mısır’ın düşük enerji ve işçilik maliyetleri, devlet destekli sübvansiyonlar ve bölgesel ticaret anlaşmaları sayesinde ihracatta önemli bir kaldıraç yakaladığını vurguladı.

Kadooğlu, “Mısır, Arap Birliği üyeliği ve Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Alanı (AfCFTA) sayesinde ciddi vergisel ve lojistik avantajlara sahip.

Türkiye ise bu blokların dışında kalıyor.

Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği’miz olmasına rağmen, makarna, bulgur ve şekerleme gibi ürünlerde yıllardır değişmeyen kotalar nedeniyle AB pazarında potansiyelimizi kullanamıyoruz.

Sonuç olarak Türkiye’nin pazar erişim avantajı her geçen yıl biraz daha daralıyor” dedi.

Geçmiş yıllarda uygulanan navlun desteklerinin sektöre ciddi katkı sunduğunu hatırlatan Kadooğlu, sektörün acil beklentilerini şu sözlerle sıraladı: “İşçilik maliyetlerine yönelik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, döviz kurunun enflasyonla uyumlu bir seyir izlemesi, döviz dönüşüm desteğinin yüzde 3’ten en az yüzde 5-6 seviyelerine çıkarılması ve lojistik hassasiyeti yüksek pazarlara özel hedefli navlun destek modeli oluşturulması temel taleplerimiz arasında.

Bu adımlar yalnızca ihracatçıyı değil, istihdamı, sanayi üretimini ve tarım-sanayi entegrasyonunu da doğrudan destekleyecektir.

Hububat ve bakliyat sektörü özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi için stratejik öneme sahip.

Yapıcı yaklaşım, hem bölgesel kalkınmayı hem de Türkiye’nin küresel gıda tedarik zincirindeki konumunu güçlendirecektir.”

İlgili Sitenin Haberleri