Haber Detayı

İnsanlığın son kalesi güçleniyor: "Kıyamet Ambarı"na 7 bin yeni misafir
Güncel chip.com.tr
27/02/2026 11:04 (1 saat önce)

İnsanlığın son kalesi güçleniyor: "Kıyamet Ambarı"na 7 bin yeni misafir

Olası bir küresel felakete karşı dünyanın dört bir yanından gelen tohumların saklandığı Svalbard'da kapasite artırıldı. Antik ekinlerden asırlık zeytinlere kadar binlerce türün dondurularak korunduğu sığınağın kapıları, geleceği kurtarmak için bir kez daha açıldı.

Kuzey Kutbu’nda, bir dağın kalbine oyulmuş devasa sığınak, ilk bakışta fantastik bir film setini andırıyor.

Norveç’in Svalbard takımadalarında yer alan bu yapı, aslında insanlığın geleceğini güvence altına alan ve kamuoyunda "Kıyamet Ambarı" olarak bilinen küresel tohum deposu.Dünyanın en ücra köşelerinden biri olan Spitsbergen Adası’ndaki bu merkez, son dönemde bünyesine kattığı 7 bin 800'den fazla yeni tohum çeşidiyle kapasitesini daha da güçlendirdi.

Guatemala’nın antik ekinlerinden İspanya’nın asırlık zeytinlerine kadar uzanan bu yeni takviyelerle birlikte, yeraltında korunan benzersiz tohum sayısı 1 milyon 386 binin üzerine çıktı.Bu sığınağın temel varlık sebebi, küresel tarımın devamlılığını sağlamak adına dünyadaki tohumların "yedek kopyalarını" güvenli bir şekilde saklamak.

Halihazırda dünya genelinde yerel gen bankaları bulunuyor ancak bu bankaların çoğu doğal afetlere, savaşlara ya da ödenek yetersizliği gibi teknik sorunlara karşı savunmasız kalıyor.

Basit bir dondurucu arızası bile koca bir koleksiyonun yok olmasına yol açtığı için, Svalbard bu tür risklere karşı dünyanın son kalesi görevini üstleniyor.Tohumlar, dağın 100 metreden fazla derinliğinde, sabit -18°C sıcaklıktaki odalarda muhafaza ediliyor.

Bölgedeki kalıcı donmuş toprak tabakası ve kalın taş duvarlar, olası bir elektrik kesintisinde bile tohumların donmuş halde kalmasını sağlıyor.

Özel olarak üretilen üç katmanlı folyo paketlere mühürlenen tohumlar, nemden tamamen izole edilerek raflardaki yerini alıyor.

Bu düşük sıcaklık ve nem dengesi, tohumların enerji rezervlerini minimum düzeyde kullanmasına, dolayısıyla on yıllar boyunca canlı kalması demekSvalbard’ın konumu da büyük bir titizlikle seçilmiş.

Bölge hem ulaşılabilir hem de izole bir nokta olma özelliğinde.

Deniz seviyesinden oldukça yüksekte bulunması, en kötü senaryodaki okyanus taşkınlarından bile etkilenmeyeceği anlamına geliyor.

Ayrıca jeolojik olarak son derece dengeli bir yapıda olması, deprem gibi riskleri de en aza indiriyor.Kara kutu sistemiyle tam güvenlikBu sığınak, klasik bir gen bankasından farklı olarak "kara kutu" mantığına sahip.

Tohumları oraya gönderen ülkeler mülkiyet haklarını korumaya devam ediyor ve depolanan paketleri sadece gönderen kurumlar geri çekebiliyor.

Bu sistem, bir savaş veya iklim felaketi sonrası tarımı yeniden başlatmak zorunda kalabilecek nesiller için her şeyin hazır beklediği bir sigorta poliçesi niteliği taşıyor.Son eklemeler arasında Nijer’in gönderdiği 204 farklı temel gıda ürünü ve İspanya’daki Cordoba Üniversitesi’nden gelen dünyanın en önemli 50 zeytin çeşidi de var.

Özellikle geleneksel zeytinliklerin modern tarım yöntemleri nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu bir dönemde, bu genetik mirasın dondurularak saklanması biyolojik çeşitlilik adına büyük öneme sahip.

İlgili Sitenin Haberleri