Haber Detayı

Bosna Hersek'teki Sırp lider Dodik'in "ayrılıkçı" söylemleri anayasal düzen tartışmalarına neden oldu
Güncel haberler.com
27/02/2026 11:18 (1 saat önce)

Bosna Hersek'teki Sırp lider Dodik'in "ayrılıkçı" söylemleri anayasal düzen tartışmalarına neden oldu

Bosna Hersek'teki iki entiteden biri olan Sırp Cumhuriyeti'nde (RS) görevden alınan eski Başkan Milorad Dodik'in İsrail ve ABD ziyaretlerinde ayrılıkçı söylemlerini sürdürmesi ve Müslümanları hedef alan açıklamalar yapması, ülkenin anayasal düzenini zayıflatmaya ve ayrılıkçı...

Bosna Hersek'teki iki entiteden biri olan Sırp Cumhuriyeti'nde (RS) görevden alınan eski Başkan Milorad Dodik'in İsrail ve ABD ziyaretlerinde ayrılıkçı söylemlerini sürdürmesi ve Müslümanları hedef alan açıklamalar yapması, ülkenin anayasal düzenini zayıflatmaya ve ayrılıkçı hedeflerine uluslararası meşruiyet kazandırmaya yönelik bilinçli bir siyasi ve diplomatik stratejinin parçası olarak değerlendirildi.Dodik, 29 Ocak'ta İsrail'i, 7 Şubat'ta ABD'yi ziyaret etti ve iki ziyaretinde de RS'nin bağımsızlığı iddiasını gündeme getirerek, Müslümanlar ve Boşnakları hedef alan açıklamalar yaptı.Uluslararası Saraybosna Üniversitesi (IUS) Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Program Koordinatörü Dr.

Öğr.

Üyesi Hamza Preljevic ve IUS Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Dr.

Öğr.

Üyesi Mustafa Krupalija, AA muhabirine, Dodik'in ayrılıkçı söylemlerinin Bosna Hersek Anayasası'na açıkça aykırı olduğunu ve bu söylemlerin ülkenin egemenliği ile anayasal düzenini zayıflatmayı hedeflediğini belirtti.Preljevic, Dodik'in Bosna Hersek'teki anayasal düzeni uluslararası destekle yıkmaya çalıştığını söyledi.Dodik'in RS'nin temsilcisi olmamasına rağmen uluslararası alanda temaslarda bulunmasının anayasayı açıkça ihlal anlamına geldiğini belirten Preljevic, "Bu uygulama yalnızca devlet kurumlarının otoritesini zayıflatmakla kalmamakta, aynı zamanda bir entitenin uluslararası sahnede bağımsız şekilde hareket edebileceği fikrini normalleştirerek Bosna Hersek'in anayasal temellerini aşındırmaktadır." dedi.Dodik'in, ABD'de Ulusal Dua Kahvaltısı'na katıldığını aktaran Preljevic, bunun Bosna Hersek'te küçümsendiğini ancak somut siyasi etkiler oluşturabileceğini dile getirdi.Preljevic, Dodik'in uluslararası temaslarının Bosna Hersek Dışişleri Bakanlığının yapısal zayıflıklarını gösterdiğini belirterek, şöyle devam etti:"Dodik'in İsrail ziyaretinin zamanlaması ve içeriği, RS'nin ayrılıkçı gündemini daha geniş jeopolitik gerilimlerle ilişkilendirme girişimini güçlü şekilde düşündürmektedir.

Dodik, RS ile İsrail'in Bosna Hersek'te bulunduğunu iddia ettiği 'radikal İslamcılar' olarak tanımlanan bir 'ortak düşmana' sahip olduğunu kamuoyuna açık şekilde ifade ederek, iç anayasal anlaşmazlıkları küresel güvenlik ve medeniyet söylemleri bağlamına bilinçli şekilde yerleştirmektedir.

Dodik ile İsrail arasındaki yakınlaşma, her iki aktörün de uluslararası alanda giderek daha fazla yalnızlaştığı bir döneme denk gelmiştir.

Dodik, Bosna Hersek'in anayasal düzenini zorlayan siyasi hamleleri nedeniyle uzun süredir birçok ülke tarafından mesafeyle karşılanmış; sınırlı sayıda müttefike sahip, istenmeyen bir aktör konumuna sürüklenmiştir."Preljevic, Dodik'in İsrail ve ABD'deki temaslarının RS'yi uluslararası alanda özerk ve bağımsız bir aktör olarak tanıtmayı hedeflediğini, bu lobi faaliyetlerinin Bosna Hersek'in egemenliği ve toprak bütünlüğü açısından ciddi risk oluşturduğunu ifade ederek, daha güçlü ve koordineli bir dış politikanın gerekli olduğunu vurguladı."Dodik, iç hukuki baskıyı dengelemek için uluslararası aktörleri devreye sokmaktadır"IUS Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Dr.

Öğr.

Üyesi Mustafa Krupalija da Dodik'in özellikle Müslümanları hedef alan söylemlerinin ayrılıkçı hedefleri meşrulaştırma aracı olduğunu söyledi.Krupalija, Dodik'in İsrail ve ABD'de yürüttüğü temasların, yalnızca diplomatik destek arayışı değil, aynı zamanda ayrılıkçı hedeflerine uluslararası meşruiyet kazandırmaya yönelik daha geniş bir stratejinin parçası olduğunu dile getirdi.Dodik'in son dönemde Boşnakları ve Müslümanları siyasi sorunların kaynağı olarak gösteren bir söylem geliştirdiğini belirten Krupalija, şunları ifade etti:"Dodik, Bosna Hersek'teki iç siyasi gerilimleri küresel güvenlik söylemleriyle ilişkilendirerek Müslümanları 'radikal' veya 'tehdit' unsuru olarak sunmaktadır.

Bu söylem, hem İslamofobik bir siyasi zemin üretmekte hem de RS'nin ayrılıkçı hedeflerini uluslararası düzeyde meşrulaştırma amacı taşımaktadır." dedi."Dodik'in İsrail temaslarında Müslümanları "ortak tehdit" gibi gösterme çabasının bilinçli bir siyasi strateji olduğunu vurgulayan Krupalija, "Bu söylem aracılığıyla Dodik, kendisini yalnızca yerel bir siyasi lider olarak değil, küresel tehditlere karşı mücadele eden bir aktör olarak konumlandırmaya çalışmaktadır.

Bu da onun ayrılıkçı hedeflerine uluslararası destek kazandırma girişiminin bir parçasıdır." diye konuştu.Krupalija, Dodik'in ABD ve İsrail'de yürüttüğü temasların organize bir lobi faaliyeti niteliği taşıdığına dikkati çekerek, şu değerlendirmelerde bulundu:"Dodik'in girişimleri, Bosna Hersek'in anayasal düzenini uluslararası zeminde tartışmaya açan ve RS'yi fiilen bağımsız bir aktör olarak tanıtmayı amaçlayan bilinçli bir kampanyanın parçasıdır.

Bu strateji aynı zamanda Dodik'in kendisine yönelik hukuki süreçlerden kaçmak ve siyasi sorumluluğunu uluslararası destek aracılığıyla bertaraf etmek amacı taşıdığını göstermektedir.

Dodik, iç hukuki baskıyı dengelemek için uluslararası aktörleri devreye sokmaktadır."Dodik'in kendisini "Hristiyan Avrupa'nın sınır muhafızı" olarak sunan bir söylem geliştirdiğini belirten Krupalija, bunun uluslararası destek kazanmayı amaçlayan stratejik bir anlatı olduğunu söyledi.Krupalija, Dodik'in bu tür girişimlerinin Bosna Hersek'in siyasi istikrarı ve anayasal bütünlüğü açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğinin altını çizerek, "Bu süreç yalnızca bireysel bir siyasi mücadelenin değil, Bosna Hersek'in toprak bütünlüğünü ve anayasal düzenini doğrudan hedef alan daha geniş bir siyasi projenin parçasıdır." ifadesini kullandı.Dodik'in ayrılıkçı söylemleri ve görevden alınma süreciBosna Hersek'te ayrılıkçı söylemleriyle sık sık gündeme gelen Dodik, ülkede 1992-1995'te yaşanan savaşı sonlandıran Dayton Barış Antlaşması ile oluşturulan Yüksek Temsilcilik Ofisi (OHR) ve Yüksek Temsilci Christian Schmidt'i tanımadığını açıklamıştı.Dodik liderliğinde RS Ulusal Meclisi (NSRS), Haziran 2023'te Yüksek Temsilci Schmidt'in kararlarının, entitenin Resmi Gazetesi'nde yayımlanmaması yönünde karar almıştı.İhtiyaç durumunda yasa çıkartabilecek yetkiye sahip olan Schmidt ise Dodik'in bu ayrılıkçı adımlarını kabul etmemiş ve NSRS'de alınan kararları iptal etmişti.Dodik'in, "RS, Bosna Hersek'ten ayrılır" söylemleriyle ayrılıkçı tavrını sürdürmesi üzerine hakkında "OHR kararlarına saygı duymadığı" gerekçesiyle iddianame hazırlanmış ve hapis cezası talep edilmişti.Aralık 2023'te başlayan dava süreci kapsamında Dodik'e 1 yıl hapis ve 6 yıl siyasi yasak cezası verilmiş, Bosna Hersek Mahkemesi de 1 yıl hapsi para cezasına çevirmişti.Bosna Hersek Merkez Seçim Komisyonu, 6 yıl siyasi yasak cezası verilen Dodik'i oy birliğiyle Bosna Hersek Sırp Cumhuriyeti Başkanlığı görevinden almıştı.

İlgili Sitenin Haberleri