Haber Detayı
Fransa’dan Tayland’a, Çin’den Filipinler’e kadar hayvan kanının kültürel ve gastronomik durumu
Hayvan kanı, binlerce yıllık mutfak geleneğinin bir parçası. Dünya genelinde bazı bölgelerde menülerde kendine yer bulurken, diğerlerinde halen tabu.
Amerika Bronx’taki Morrone Pastry Shop & Cafe’de hazırlanan Sanguinaccio dolce, çikolata, baharat, fındık ve domuz kanı içeren, genellikle Paskalya öncesi oruç döneminde satılan bir İtalyan tatlısı.
Benzer şekilde, Tayland’ın kuzey mutfağına ait nam-tok moo çorbası, koyu renkli et suyuna karıştırılan domuz kanıyla kadifemsi bir doku ve mineral zenginliği ile ünlü.Dünyanın farklı bölgelerinde, hayvan kanı; Fransa’da av eti soslarında, İspanya’da morcilla ve İngiltere’de kara pudingde; İsveç’te kanlı kreplerde; Güneydoğu Asya’nın güveç ve sosislerinde; Çin’de sıcak tencere yemeklerinde ve kan tofusunda kendine yer buluyor.Hayvan kanı, yemeklerde lezzet ve ritüel unsuru olarak önem taşır.
İngiliz antropolog Mary Douglas, “Saflık ve Tehlike” adlı kitabında, kan gibi vücut sıvılarının insanın savunmasızlığını hatırlattığını ve yemek olarak tüketildiğinde kültürel sınırları alt üst ettiğini belirtir.Bazı dini kurallar, kan tüketimini yasaklar.
Yahudi ve Müslüman beslenme kuralları buna örnektir.
Levililer ve Bakara Suresi, “Etin canı kandadır” diyerek hayvan kanını tüketmeyi yasaklar.
Batı Hristiyanlığı ise, kutsal ayinlerde şarabı kana dönüştürerek farklı bir ritüel ve kültürel perspektif sunar.TARİHSEL VE SOSYAL YANSIMALARAvrupa mutfaklarında hayvan kanı, Antik Roma’dan Orta Çağ’a kadar soslarda, kara puding ve boudin noir gibi yemeklerde yaygın olarak kullanılmış.
Galen’in dört sıvı teorisi, kanın sağlık üzerindeki etkisini tartışırken, zengin ve çalışan sınıfların tüketim tercihlerini şekillendirmiş.Kuzey Amerika’ya göç eden Avrupalılar ise, kanla pişirme kültürlerini yanlarında taşımış ancak endüstriyel hayvancılık ve modern mutfak anlayışıyla bu gelenek kısmen kaybolmuş.Bugün ise dünyanın birçok mutfağında, hayvan kanı yeniden keşfediliyor.
Amerika’da, Tayland, Vietnam, Filipin ve İspanyol restoranları menülerinde kanlı yemekleri sunarken; Çin ve Fransa gibi ülkelerde geleneksel tarifler modern yorumlarla yaşam buluyor.
Örneğin, Mam restoranında Vietnam’ın bun dau dac biet tabağı kan sucukla hazırlanıyor, Esmé restoranında ise kan karameli tatlı olarak servis ediliyor."Yarım bardak kan, 20 gramdan fazla protein ve yaklaşık 100 kalori içerir; hem demir açısından zengindir hem de bitkisel kaynaklardan daha sindirilebilir.
Fırında, krep, kek ve hatta marshmallow gibi tatlılarda kullanılabilir; çikolata ile birleştiğinde ise metalik tadı nötralize ederek lezzeti artırır" diyor beslenme uzmanları.
Dünyanın dört bir yanındaki şefler, gelenek ve yeniliği harmanlayarak bu malzemeyi sofralara taşıyor.
Tiksinti ya da tereddüt, kültürel alışkanlık ve önyargılarla şekillense de, maceracı damaklar hayvan kanının hem tarihini hem de lezzetini keşfetmeye devam ediyor.Odatv.com