Haber Detayı

Pakistan-Afganistan yine savaşta! Bu çatışmayı ne tetikliyor? Uzman isimden kritik detaylar: Türkiye’nin pozisyonu nasıl olacak?
Dünya hurriyet.com.tr
27/02/2026 13:01 (2 saat önce)

Pakistan-Afganistan yine savaşta! Bu çatışmayı ne tetikliyor? Uzman isimden kritik detaylar: Türkiye’nin pozisyonu nasıl olacak?

Güney Asya’nın en kırılgan sınırlarından biri olan Pakistan-Afganistan hattında gerilim yeniden sıcak çatışmaya dönüştü. Taraflar karşılıklı hava saldırıları, topçu atışları ve havan bombardımanlarıyla birbirini hedef alırken Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif’in “Sabrımız tükendi, artık aramızda bir savaş var” açıklaması krizin boyutunu gözler önüne serdi. Peki ABD'nin bile barınamadığı Afganistan’da Pakistan’ın amacı ne? İki ülkenin çatışmasının altına tam olarak hangi meseleler yatıyor? Mercek altına aldık.

Son çatışmalar, Pakistan’ın Afganistan içinde militan kamplarını hedef aldığı iddia edilen bombardımanların ardından başladı.

Taliban yönetimi bu saldırılarda en az 18 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı ve gece saatlerinde Pakistan sınır noktalarına saldırılar düzenlediğini duyurdu.

Bunun üzerine Pakistan ordusu “Ghazab Lil Haqq” yani “Haklı Öfke Operasyonu” adını verdiği geniş çaplı karşı harekâtı başlattı.Pakistan savaş uçaklarının Kabil çevresi, Paktia vilayeti ve Taliban hareketinin doğduğu yer olarak bilinen Kandahar yakınlarını vurduğu bildirildi.

Taliban lideri Hibatullah Akhundzada’nın da Kandahar’da bulunduğu değerlendiriliyor.Kabil’de yaşayan bir görgü tanığı patlamalarla uyandıklarını ve sabaha kadar evlerin ışıklarının sönmediğini anlatarak, “Herkes bombalanma korkusuyla bekliyordu” dedi.

Taraflar farklı kayıp rakamları açıklarken Pakistan 100'ü geçen Taliban savaşçısını öldürdüğünü öne sürdü.Pakistan’ın Bajaur bölgesinde Taliban tarafından atıldığı belirtilen havan mermisinin bir eve isabet etmesi sonucu aralarında çocukların da bulunduğu siviller yaralandı.

DURAND HATTI, BİTMEYEN KRİZBugünkü çatışmanın kökleri aslında bir asırdan daha eskiye dayanıyor.

Pakistan ile Afganistan arasındaki en temel anlaşmazlık, 1893’te İngilizler tarafından çizilen Durand Hattı sınırı.

Pakistan bu hattı uluslararası sınır olarak kabul ederken Afganistan uzun yıllardır bunu tanımıyor.Peştun nüfusun iki ülke arasında bölünmesi de sınır boyunca siyasi ve etnik gerilim yaratıyor.

Afganistan, Pakistan’ın 1947’de Birleşmiş Milletler’e üyeliğine karşı çıkan tek ülke olmuştu.

Bu durum ilişkilerin daha en başında güvensizlik üzerine kurulmasına neden oldu.SOVYET SAVAŞI VE TALİBAN’IN YÜKSELİŞİSovyetler Birliği 1979’da Afganistan’ı işgal ettiğinde Pakistan, ABD ile birlikte mücahit grupların ana destek merkezi haline geldi.

Milyonlarca Afgan mülteci Pakistan’a geçti.

Silahlı grupların sınır boyunca yayılması ise sonraki yılların güvenlik sorunlarının temelini oluşturdu.Öte yandan, 1990’larda Taliban’ın ortaya çıkışıyla Pakistan, hareketi tanıyan az sayıdaki ülkeden biri oldu.

Ancak 2001’de ABD’nin Afganistan’ı işgal etmesiyle dengeler değişti.

Washington ve Kabil yönetimleri uzun süre Pakistan’ı Taliban unsurlarına göz yummakla suçladı.

İslamabad ise bu iddiaları reddetti.

Gözden Kaçmasın Son dakika: Pakistan, Afganistan'a savaş ilan etti Haberi görüntüle ABD 2021’DE ÇEKİLDİABD ve NATO güçlerinin 2021’de Afganistan’dan çekilmesi ve Taliban’ın yeniden iktidara gelmesi başlangıçta Pakistan açısından stratejik bir kazanım gibi görülse de tablo kısa sürede tersine döndü.

Pakistan Talibanı (TTP) olarak bilinen örgütün saldırıları hızla arttı.Pakistan yönetimine göre TTP, Afganistan’da barınıyor ve sınırdan geçerek saldırılar düzenliyor.

Taliban yönetimi ise bu suçlamaları reddediyor.

Pakistan ordusunun paylaştığı verilere göre, ülkede yalnızca 2025’te düzenlenen  saldırılarda asker ve siviller dahil 1200’den fazla kişi hayatını kaybetti.

Bu sayı ABD’nin Afganistan’dan çekildiği 2021’e göre yaklaşık iki kat artışa tekabül ediyor.Pakistan ayrıca bazı saldırıların ABD’nin çekilmesi sırasında Afganistan’da bırakılan silahlarla gerçekleştirildiğini savunuyor.ORDULAR ARASINDAKİ FARKAskeri güç açısından iki taraf arasında ciddi bir fark bulunuyor.

Pakistan yaklaşık 660 bin aktif asker ve yüz binlerce paramiliter personelden oluşan güçlü bir orduya sahip.

Nükleer silahları bulunan ülkelerden Pakistan’ın envanterinde F-16 savaş uçakları, Fransız Mirage jetleri ve Çin ile ortak geliştirilen JF-17 uçakları bulunuyor.Afganistan tarafında ise klasik anlamda bir devlet ordusu yerine Taliban savaşçıları bulunuyor.

Sayılarının 200 binin altında olduğu tahmin ediliyor.

Hava kuvvetleri oldukça sınırlı; bazı Sovyet döneminden kalma eski helikopterler ve ABD’nin çekilmesi sırasında bırakılan insansız hava araçları kullanılıyor.

Ancak uzmanlara göre Taliban’ın en büyük avantajı, on yıllarca süren gerilla savaşından gelen tecrübe ve ideolojik motivasyon.ÇATIŞMALAR NE KADAR KÖTÜLEŞEBİLİR?Son çatışmalar, geçen yıl yaşanan ve son yılların en kanlı sınır savaşlarından biri olarak görülen Ekim krizinin ardından geldi.

O dönem sağlanan kırılgan ateşkesin fiilen çöktüğü değerlendiriliyor.Pakistan Savunma Bakanı’nın Afganistan’ı “terör ihraç etmekle” suçlaması ve “artık savaşıyoruz” ifadelerini kullanması tansiyonu daha da yükseltti.

Analistlere göre İslamabad yönetimi, Taliban’ın TTP liderlerine karşı harekete geçmemesi halinde yeni operasyonlar düzenlemeye hazır.Uzmanlara göre iki ülke de geniş çaplı bir savaştan ekonomik ve siyasi nedenlerle kaçınmak istiyor.

Ancak sınır hattındaki karşılıklı saldırıların sürmesi, yanlış bir hesaplama ya da sivillerin hedef alınması halinde yeni bir bölgesel kriz doğabilir. ‘BÖLGEDE GÜÇLER MÜCADELESİ SÖZ KONUSU’Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.

Dr.

Mesut Hakkı Caşın da Hürriyet.com.tr'ye yaptığı değerlendirmede, bölgede büyük güçler mücadelesinin varlığına, istikrarsızlığa ve eski bir enstrüman olan terörizmin tekrar uluslararası siyasette bir kilit nokta olarak kullanılma çabasına işaret etti.“Burada iki husus var, bunlardan biri: İki tane Müslüman devlet birbiriyle niye savaşır?” diye sözlerine başlayan Çaşın, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:“Eğer Afganistan iddia ettiği gibi gerçekten İslam ülkesi olmak istiyorsa teröre son vermeli.

Bir defa ABD’nin orada Taliban’a karşı başlattığı savaşın gerekçesi buydu ve Türkiye de ilk defa bir Müslüman NATO ülkesi olarak Afganistan’daki NATO harekatına katılmıştı.

Burada şöyle bir husus var: ABD acaba sadece Taliban ile mücadele için mi vardı yoksa Orta Asya’daki enerji hatları ve Çin’in bölgeye yayılmasını önlemek için miydi?

Tabii Çin’in yayılmasını önlemek için.ABD 11 Eylül’den sonra buraya müdahale etmişti.

Bunlar tartışmalı ancak sonunda gördük ki ABD bölgeden çok acı bir şekilde çekildi.

Vietnam’dan daha kötüydü.

Geri çekilmeyi de Türk Silahlı Kuvvetleri sağlamıştı.”“Afganistan-Pakistan arasındaki gerginliğe bakıldığında, sınırda birtakım terör önlemleri olduğunu ve saldıran tarafın Afganistan olduğunu görüyoruz” diyen Çaşın, Pakistan’ın da bir egemen devlet olarak bu terör eylemlerine karşı müdahalede bulunduğunu, hava kuvvetlerini ve meşru müdafaa hakkını kullandığını aktardı.

Gözden Kaçmasın Pakistan-Afganistan savaşında kritik detay!

Uzman isim kirli planı ifşa etti: Arkasında İsrail var!

Haberi görüntüle TÜRKİYE'NİN POZİSYONU NASIL OLACAK?“Peki acaba bu çatışmayı kim, neden planlıyor? ‘Orta Doğu’da devam eden İsrail-Gazze savaşındaki soykırım suçunu örtelemek için burada Afganistan ve Pakistan mı kullanılıyor?’ sorusu henüz netlik kazanmadı.

Dolayısıyla bekleyip görmek lazım” diye konuşan Çaşın, çatışmadaki ikinci hususun ise Türkiye’nin pozisyonu olduğunu kaydetti.“Türkiye, Afganistan ve Pakistan’ın sıkı müttefiki, tarihten gelen bir dostluğumuz var” açıklamasını yapan Çaşın, böyle bir çatışmada Türkiye’nin rolünün arabuluculuk olarak öne çıkacağı kanaatini dile getirdi.

Çaşın değerlendirmesine şöyle devam etti:“Nitekim Suudi Arabistan buna kalkıştı ve Pakistan’a hava kuvvetleri göndermek için bugün deklarasyonda bulundu.

Ancak ben buradaki uyuşmazlığın doğru olmadığını düşünüyorum.

Mutlaka Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan ve MİT bunu takip ediyor, burada İbrahim Kalın mutlaka rol oynayabilir.

Türkiye’nin burada uzlaştırıcı ve arabulucu rol oynamak suretiyle iki kardeş devletin birbirine karşı kuvvet kullanmasının acilen önüne geçmesi lazım.”Çaşın, bölgenin yeniden bir savaşı kaldıracak kapasitede olmadığının altını çizerek, asıl meselenin Keşmir meselesi ve Taliban’ın bir an önce normalleşme süreci olduğuna dikkat çekti. “Üst perdeden, makro ekonomik ve büyük strateji açısından bakıldığında burada ABD’nin çekildiği güç boşluğunu dolduran tarafın Çin olduğunu unutmayalım” diye konuşan Çaşın, sözlerini şu şekilde noktaladı:“Çin, tıpkı Orta Asya’da olduğu gibi ekonomisiyle ve her şeyiyle Afganistan’da müessir bir devlet.

Burada büyük güçler mücadelesinin varlığı, bölgedeki istikrarsızlık ve eski bir enstrüman olan terörizmin tekrar uluslararası siyasette bir kilit nokta olarak kullanılma çabasını görüyorum.

Ancak aklıselimin bunu çözeceğini düşünüyorum.

Çok uzun sürecek bir çatışma olmaz.”

İlgili Sitenin Haberleri