Haber Detayı
190 Fetva Hattı günde 20 bine yakın soruyu cevaplıyor
Batman Müftülüğü'nde görevli Uzman Vaiz Mehmet Sait Altın, Ramazan ayında 190 Fetva Hattı'na günde 20 bine yakın soru geldiğini belirterek, vatandaşların özellikle oruç, zekat ve ibadet konularında hattı yoğun şekilde kullandığını açıkladı.
Diyanet İşleri Başkanlığı 190 Fetva Hattı kapsamında Batman Müftülüğü'nde görevli Uzman Vaiz Mehmet Sait Altın, Ramazan ayında vatandaşların en çok merak ettiği konuları ve hattın işleyişini İLKHA muhabirine anlattı.
Ramazan ayında 190 Fetva Hattı'nın yoğun şekilde kullanıldığını ifade eden Uzman Vaiz Mehmet Sait Altın, hattın 81 ilde hizmet verdiğini, günde 19-20 bine yakın sorunun geldiğini ve haftanın 7 günü, 09.00–21.00 saatleri arasında aktif olduğunu belirtti.
Altın, soruların büyük çoğunluğunu oruç, fidye, fitre, zekat ve sağlık konularının oluşturduğunu ifade etti.
Vatandaşların özellikle "unutarak yemek orucu bozar mı?" veya "zekat nasıl hesaplanır?" gibi sorular sorduklarını söyleyen Altın, doğru ve güvenilir bilgiyi 190 Fetva Hattı ve e-Devlet üzerinden temin edilebileceğini kaydetti.
Ayrıca Şafii mezhebine mensup vatandaşlar için güvenilir kaynaklar da öneren Altın, hattın, Ramazan boyunca vatandaşların dini konularda güvenle danışabileceği önemli bir hizmet sunduğunu vurguladı. "Ramazan ayı, Kur'an ile şereflenen bir aydır" Altın, Ramazan ayının yalnızca oruçtan ibaret olmadığını belirterek şunları söyledi: "Ramazan ayı, Kur'an ile şereflenen bir aydır.
Rahmetin ve hidayetin kitabı olan Kur'an'ı bize bu ayda indiren Rabbimize hamd ve senalar olsun.
Ramazan ayı aslında bir eğitim ayıdır.
Sadece orucun tutulduğu bir ay değildir; çok zengin bir içeriğe sahip olan bir aydır.
Teravihiyle, sahuruyla, mukabelesiyle, Kadir Gecesi'yle birçok güzelliği içinde barındıran çok bereketli bir aydır." "190 Fetva Hattı üzerinden çok sayıda soru alıyoruz" Hattın kapsamını anlatan Altın, vatandaşların yoğun ilgisine dikkat çekerek, "Bu ay içerisinde bizlere '190 Fetva Hattı' üzerinden birçok soru gelir. 190 Fetva Hattı, 81 ilde hizmet veren bir birimdir.
Şu anda internet üzerinden ve 'Teksoft' sistemi üzerinden de sorular gelmektedir.
Günde yaklaşık 19-20 bine yakın soru ulaşır.
Ramazan ayı boyunca haftanın yedi günü, saat 09.00 ile 21.00 arası hizmet verilen bir sistemdir." dedi. "Oruçla ilgili sorular büyük çoğunlukta" Vatandaşların en çok oruç konularında bilgi almak için hattı aradıklarını ifade eden Altın, "Ramazanda sorular büyük oranda oruç ile ilgilidir: Fidye, fitre ve zekat hesaplamaları, orucu bozan durumlar nelerdir?
Genelde bunlarla ilgili sorular gelir.
Bu hatta, konunun uzmanı olan, ihtisas görmüş ve kendini iyi yetiştirmiş fetva uzmanı hocalarımız görev yapmaktadır.
Türkiye genelinde yaklaşık 200 erkek ve 100 kadın hoca bu sistemde yer almaktadır.
Hepsi de kendi alanında uzmanlaşmış hocalardır ve soruları en güzel şekilde cevaplarlar." diye konuştu. "Unutarak yemek orucu bozmaz, hataen yemek farklıdır" Altın, orucun kasten ve yanlışlıkla bozulması arasındaki farkı verdiği şu örneklerle açıkladı: "Peygamber Efendimiz'in ifadesiyle; bir insan unutarak yer içerse o, Rahman'ın (Allah'ın) misafiridir.
Yiyip içmeye devam etsin ve orucunu tamamlasın; bu durum oruca herhangi bir zarar vermez.
Ancak hataen yemek biraz daha farklıdır.
Örneğin, bir insan imsak vaktinden sonra saat 06.00'da uyanıp vakti kontrol etmeden bir şeyler yiyip içse, sonra da vaktin geçtiğini fark etse; burada bir hata vardır.
Bu kişi orucuna hürmeten o gün yemeyi içmeyi bırakır ama Ramazandan sonra o günün orucunu bire bir kaza eder." "Bilerek yemek ile unutarak yemek arasında fark vardır" Altın, Hanefi ve Şafii mezheplerindeki farklılıkları ise şöyle anlattı: "Bilerek yemek ile unutarak yemek arasındaki fark önemlidir.
Hanefi mezhebine göre, niyet edilen ve başlanan bir oruç hiçbir mazeret olmaksızın kasten bozulursa kefaret gerekir.
Şafii mezhebine göre ise sadece kasten girilen cinsel ilişkide kefaret gerekir.
İmam-ı Azam Ebu Hanife, yeme ve içmeyi de bu duruma kıyas ederek kasten bozmanın kefaret gerektireceğini ifade etmiştir.
Eğer geçerli bir mazeret varsa durum değişir.
Örneğin oruca başladıktan sonra yolculuğa çıkılması bir mazerettir.
Bu sebeple oruç bozulursa sadece bire bir kaza gerekir." "Tedavi sürecinde ilaç kullanımı orucu bozmaz" Hattın sağlık sorularına yaklaşımını anlatan Altın, vatandaşlara şu önerilerde bulundu: "Soru soran kişiye müstefti, soruyu cevaplandıran kişiye müftü, verilen cevaba ise fetva denir.
Müsteftiler sağlıkla ilgili soru sorduğunda onlara yardımcı oluyoruz.
Tedavisi devam edenlerin (diş tedavisi, iğne, serum vb.) bu işlemleri mümkünse iftar ile imsak arasında yapmalarını öneriyoruz.
Ancak dayanılmayacak bir ağrı veya mecburiyet varsa; vitamin içermeyen, vücudu kuvvetlendirmeyen, sadece hastalığa ve ağrıya yönelik ilaçların kullanılması orucu bozmaz." "Zekat soruları Ramazanın ilerleyen günlerinde artıyor" Zekat konularında gelen sorulara değinen Altın, "Ramazanın ilk günlerinde niyet ve oruçla ilgili sorular gelirken, son zamanlarda ise zekat soruları çokça gelmeye başladı.
Zekat nasıl verilir, kimlere verilir?
Ayrı yaşayan çocuklara zekat verilebilir mi?
Altın ve mal varlığı üzerinden zekat hesabı nasıl yapılır?
Gibi çokça sorular geliyor.
Yaşlı vatandaşlarımız zekatlarını hesaplamamız için bizden yardım istiyorlar.
Biz de sistem üzerinden hesaplamalarını yaparak onlara yardımcı oluyoruz.
Ayrıca hastanelerdeki doktorlar ve hastalar; endoskopi, kolonoskopi, kortizon kullanımı veya ameliyat süreçlerinin oruca etkisini sıkça sormaktadırlar." dedi. "Vatandaşlarımız bilgi için 190 hattını ve e-Devlet'i kullanabilir" Vatandaşlara güvenilir bilgi kaynaklarını hatırlatan Altın, "Sosyal medyada birçok hoca program yapmaktadır ancak vatandaşlarımız bazen bilgiyi teyit etmek için 190 hattını arıyorlar.
Biz de onlara Kur'an, sünnet ve sahih kaynaklar üzerinden en doğru bilgiyi vermeye çalışıyoruz.
Vatandaşlarımız 190 Fetva Hattı'nı arayabilir veya e-Devlet üzerinden 'Dini Soru Sor' kısmından sorularını yazılı olarak iletebilirler.
Yazılı sorulara da çok kısa sürede cevap verilmektedir." ifadelerini kullandı. "Şafii mezhebi için güvenilir kaynaklar mevcuttur" Altın, Şafii mezhebine mensup vatandaşlar için önerilerini şöyle paylaştı: "Şafii mezhebine mensup vatandaşlarımız için de değerli kaynaklar mevcuttur.
Örneğin, Mehmet Keskin Hocamızın iki ciltlik Şafii İlmihali ve yine Diyanet tarafından basılan Abdurrahman Keskin Hocamızın Şafii İlmihali kitapları oldukça kalitelidir.
Doğru ve güvenilir bilgi arayanlar bu kaynaklardan ve 190 hattından faydalanabilirler."