Haber Detayı
Özdağ: Vatandaşlığı değiştirenler, vatanı değiştirmeye hazırlanıyor demektir
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin düzenlediği iftar programında, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın mesajına yönelik, “Anayasa’nın 66. maddesinde tanımlanan Türk vatandaşlığını değiştirmeyi düşünenlere sesleniyoruz: Vatandaşlığı değiştirenler, vatanı değiştirmeye hazırlanıyor demektir. Buna izin vermeyiz” dedi.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ve beraberindeki parti heyeti Zafer Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Musa Ertugan ve Zafer Partisi Antalya İl Başkanlığı’nın ortak iftar programına katıldı.
Programda açıklama yapan Özdağ, şunları söyledi:- "Ne yazık ki ramazanların tadı kalmadı, bayramların tadı kalmadı.
Ramazan sabır ayıdır, kanaat ayıdır, şükür ayıdır.
Biz de millet olarak sabrediyoruz, şükrediyoruz ve Allah biliyor ya, milletimiz kanaat ediyor; kanaat etmek zorunda kalıyor.
Çünkü adaletin olmadığı, kul hakkının yendiği, bayramların bayram, ramazanların ramazan tadı vermediği günlerden geçiyoruz.- Geçen sene sahurları ve iftarları, bu salonda yaptığım bir konuşmadan dolayı Silivri Cezaevi’nde gerçekleştiriyordum.
Nasip oldu, bu ramazanda yine aynı salonda, bu sefer sizlerle birlikte iftar sofrasında bir araya geldik.
Biz bir araya geldik ama haksız yere tutuklu olan yurttaşlarımız hâlâ hapishanelerde kalmaya devam ediyor ve haksız yargılamalar sürüyor."ADALETSİZLİK SADECE YARGI SİSTEMİNDE DE DEĞİL; PAZARDA, ÇARŞIDA DA VAR"- Belki sizler de görmüşsünüzdür; birkaç gün önce sosyal medyada küçük bir video dolaştı.
Bir vatandaş, orada gördüğü bir başkasına, ‘Acaba İstanbul’da Vatan Caddesi’ndeki Emniyet Müdürlüğü’ne nasıl gidebilirim’ diye soruyor.
Soruyu sorduğu kişi ise, ‘Twitter kullanıyor musun’ diyor. ‘O zaman Twitter’a ‘Hükümet istifa’ yaz, seni hemen götürürler’ diyor.
Maalesef böyle bir dönemden geçiyoruz ve düşman ceza hukuku uygulamaları devam ediyor.- Öte yandan, 14 kişiyi diri diri yakarak öldüren bir terörist hapishaneden serbest bırakılıyor ve şimdi şehir şehir dolaştırılıyor.
Belirli bir grup tarafından kahraman gibi karşılanıyor, konuşmalar yaptırılıyor.
Bu adalet mi arkadaşlar?
Bu adalet değil.
Adaletsizlik sadece yargı sisteminde de değil; pazarda, çarşıda da var.
Kul hakkının yenmesi, piyasada her gün yaşadığımız bir gerçek.- Toplumun yüzde 10’u bütün servetin yüzde 68’ini kontrol ederken, 44 milyon insanın sahip olduğu servet Türkiye’nin toplam servetinin yüzde 2,47’sini oluşturuyor.
Bazıları parfüm banyosu yapıp en lüks araçlara binip yurt dışında villalar satın alırken, ithal mal patlaması yaşanırken; 20 bin lira maaşla geçinmeye çalışan emekli, 250 lirayı cebine koyup pazar alışverişine gitmek zorunda kalıyor. 16 bin lira maaş alan bir dul, o 16 bin lirayla ayın sonunu getirebilmek için mücadele ediyor.“HERKESİN YASALAR ÖNÜNDE EŞİT OLDUĞU BİR TÜRKİYE İSTİYORUZ”- Bakın, Hazreti Peygamber Efendimizin buyurduğu gibi; sizden önceki toplulukların helak olmasına neden olan şeylerin başında şu gelir: İçlerinden zengin ve soylu birisi suç işlediği zaman cezasız bırakılır, fakir ve zayıf birisi suç işlediği zaman ise ona ceza verilir.
İşte bu toplumlar helak olur.
Eski Kızılay Genel Müdürü’nün kızı ölümlü bir trafik kazası yaptı.
Bir gün bile hapishaneye girmedi.- Aynı kazayı fakir veya muhalif bir insan yapsaydı, şu anda hapisteydi.
İşte bu adil değil.
Biz, herkesin yasalar önünde eşit olduğu bir Türkiye istiyoruz.
Anayasa’nın 10. maddesinin, yani bütün yurttaşların yasalar önünde eşit olduğunu söyleyen maddenin uygulandığı bir Türkiye istiyoruz.- Türk halkının büyük çoğunluğu fakirleşirken, küçük bir azınlığın kontrolsüz bir şekilde zenginleşmesine, bu ülkenin zenginliklerini talan etmesine ‘hayır’ diyoruz.
Herkese aynı yasaların, aynı adalet anlayışıyla uygulandığı bir Türkiye’nin mücadelesini veriyoruz.”“DEMEK Kİ ÖCALAN’IN MAHKUM STATÜSÜ SONA ERDİ, ARTIK YENİ BİR STATÜ VERİLECEK”Özdağ, "statü" ve "baş müzakereci" tartışmalarına ilişkin şu değerlendirmelerinde bulundu:- "Bütün bunlar olurken, bu sürecin içerisinde İmralı’daki bir teröristin yapılan pazarlıklar neticesinde yeni bir statü elde ettiğini görüyoruz.
Bir taraftan MHP, öbür taraftan DEM; Öcalan’ın barışa olan hizmetlerinden dolayı yeni bir statü istiyor.
Öcalan Türkiye’ye huzur getiriyormuş gibi bir tablo çiziliyor.- Sanki 1976’dan 2026’ya kadar geçen 50 yıl içerisinde on binlerce yurttaşımızın ölümüne neden olmamış gibi; kadın, erkek, çocuk, bebek demeden binlerce insanı öldürtmemiş gibi; beşikteki bebeği, kümesteki tavuğu öldürün emrini vermemiş gibi…- Şimdi Öcalan Türkiye’ye barış getiriyor deniyor ve ona yeni bir statü gerektiği ifade ediliyor.
Demek ki Öcalan’ın mahkûm statüsü sona erdi, artık yeni bir statü verilecek.
Peki bu statü nasıl verilecek?Özdağ, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat 2025'te yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı'nın birinci yıl dönümündeki yeni mesajında yer alan ifadelere ilişkin şunları söyledi:- "Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki Öcalan Komisyonu’nun çıkardığı raporla, Öcalan’ın nasıl serbest kalacağına ve PKK’lılara nasıl af getirileceğine ilişkin yol haritasının çizildiği söyleniyor.
Öcalan’ın yeni statüsünün ne olacağını ise, yaptığı ikinci açıklamada kendisi ortaya koyuyor.- Kendisini baş müzakereci ve Cumhuriyet’in yeniden kuruluşunun kurucu önderi olarak gösteriyor.
Bu utanmaz açıklamasında, Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’nin nasıl yanlış kurulduğunu ve devletin nasıl yeniden kurulması gerektiğini anlatıyor.- Demokrasi ve hukuk dersi vermeye kalkıyor.
Vatandaşlığı yeniden tanımlayacağımızı söylüyor.
Buradan, Anayasa’nın 66. maddesinde tanımlanan Türk vatandaşlığını değiştirmeyi düşünenlere sesleniyoruz: Vatandaşlığı değiştirenler, vatanı değiştirmeye hazırlanıyor demektir.
Buna izin vermeyiz.”