Haber Detayı

Masumiyet Müzesi'nin gerçek mimarı: Kim bu İhsan Bilgin
özel odatv.com
27/02/2026 23:35 (2 saat önce)

Masumiyet Müzesi'nin gerçek mimarı: Kim bu İhsan Bilgin

Çukurcuma’daki küçük bir apartmanı Orhan Pamuk'un Masumiyet Müzesi'ne dönüştüren Prof. Dr. İhsan Bilgin’in arşivde kalan sözleri ve projeye dair yaklaşımı, hayal ile gerçek arasındaki farkları ortaya koyuyor.

YIL: 1999Orhan Pamuk, 1999 yılının Ekim ayında Mimar İhsan Bilgin’in ofisine giderek yazmayı planladığı romanı anlattı.

Çukurcuma’da satın aldığı küçük bir apartmanı romanın merkezine yerleştireceğini ve orayı gerçek bir müzeye dönüştürmek istediğini söyledi.Söz konusu yapı, Çukurcuma Caddesi 24 numaradaki Brukner Apartmanı’ydı. 60 metrekare taban alanına sahip, üç katlı, üç cepheli küçük bir 20. yüzyıl başı apartmanı.

Romanın anlatısı bu binanın mekansal düzenine göre kurgulanacaktı.Bu, alışılmış bir proje değildi.

Mimarlık pratiği genellikle gerçek mekanlarla çalışır; burada ise edebi bir kurgu gerçek mekana müdahale ediyordu.

Hayali bir karakterin biriktirdiği nesneler, gerçek bir müze mekanına dönüşecekti.Bilgin, daha sonra Arkitekt'in hazırladığı belgeselde bu durumu “hayal ile gerçek arasındaki ilişkinin tersyüz olması” olarak tarif edecekti.YIKIM İSTEMEDİBilgin’in ilk değerlendirmesi yapının müze işlevi için yetersiz olduğu yönündeydi.

Küçük ve parçalı plan şeması, ziyaretçi sirkülasyonu açısından sorun yaratacaktı.Buna rağmen binanın bütünüyle yıkılmasına karşı çıktı.Gerekçesi şuydu: Hatıralar üzerine kurulu bir müzenin fiziksel mekanının tümüyle ortadan kaldırılması, projenin mantığını zayıflatacaktı.Çözüm olarak dış kabuğu koruyup iç mekanı dönüştüren bir strateji geliştirdi.

Yapı içten boşaltıldı, cepheler geçici desteklerle ayakta tutuldu.

Ardından çelik bir iskelet kurularak yeni mekansal kurgu oluşturuldu.

Parçalı apartman planı, dikey bir galeri ve yeni bir merdiven aracılığıyla bütünleştirildi. 2003 yılında kabuğun restorasyonu ve iç taşıyıcı sistemi tamamlandı.Çatı katı Kemal’in müzeyi kurarken yaşadığı odaya, bodrum katı ise müzenin kahvesine dönüştürüldü.İLK ANLAŞMAZLIKProjenin mimari kurgusu kabul gördü; ancak sergileme aşamasında yaklaşım farkları belirginleşti.Bilgin, kumlanmış cam yüzeylerle kaplı, nesnelerin tavandan sarkıtıldığı, mekanın koordinatlarının askıya alındığı bir sergileme önerdi.

Nesnelerin tek tek değil, mekansal atmosfer içinde algılandığı bir düzen tasarladı.Pamuk bu öneriyi fazla soyut buldu.

Nesnelerin romandaki örüntüye sadık biçimde sergilenmesini istedi.

Sonuçta müze, romanın bölüm yapısına paralel bir düzenle kurgulandı.Bilgin’in ifadesiyle, sürecin kurucusu ve küratörü Pamuk’tu; mimar ise mekansal zemini hazırlayan taraftı.Masumiyet MüzesiPAMUK’UN İSTEĞİ: BABAANNE EVİYıllar sonra yaptığı bir konuşmada Bilgin, süreçteki kişisel hayal kırıklığını da anlattı.Pamuk’un hayal ettiği mekanın ‘babaanne evi’ gibi dağınık, üst üste yığılmış nesnelerden oluşan bir atmosfer olduğunu; kendisinin ise bir müze tasarladığını söylüyordui.

Referanslardan biri Londra’daki Sir John Soane's Museum idi; Hatta Pamuk’a orayı görmesi için tavsiyede bulunan da Bilgin’di.

Zira burası koleksiyoncu bir ev-müze mantığına sahipti.Bilgin’e göre esas kırılma, inşaat sürecinde yaşandı.

Cephelerin askıya alındığı, iç mekanın tamamen boşaltıldığı riskli uygulama sırasında Pamuk’un sürece aktif katılım göstermemesi, mimarın beklentisini boşa çıkardı.Projenin son aşamalarında yollar ayrıldı, Bilgin açılış törenine katılmadı.İhsan Bilgin daha sonra bu durumu kişisel bir husumet olarak değil, yaklaşım farkı olarak tanımlayacak, müze hakkında konuşmamayı tercih ettiğini de ekleyecekti.İHSAN BİLGİN KİMDİRProf.

Dr.

İhsan Bilgin, Türkiye’de mimarlık düşüncesini kuramsal tartışmalarla birlikte ele alan ve bu yaklaşımı tasarım pratiğiyle buluşturan isimlerden biriydi. 1953 doğumlu Bilgin, ortaöğrenimini İstanbul Erkek Lisesi’nde tamamladıktan sonra İTÜ Mimarlık Fakültesi’nden mezun oldu. 1980’de yüksek mimar, 1990’da doktor unvanını aldı. 1994’te Yıldız Teknik Üniversitesi’nde doçent, 2000’de profesör oldu.Prof.

Dr.

İhsan Bilgin1990’larda Almanya’daki Aachen RWTH’da imar, iskân, barınma ve kentleşme tarihi üzerine çalışmalar yürüttü. 1996’da İstanbul’da düzenlenen Habitat II konferansının danışma kurulunda yer aldı.2004’te İstanbul Bilgi Üniversitesi’ne geçen Bilgin, Mimari Tasarım Yüksek Lisans Programı’nın kurucu direktörlüğünü üstlendi; 2009’da açılan Mimarlık Fakültesi’nin kurucu dekanı olarak görev yaptı.

Akademik çalışmalarının yanı sıra editörlük ve küratörlük faaliyetlerinde de bulundu.

Santralistanbul’daki şehir sergilerinin küratörlüğünü ve kitaplarının editörlüğünü yürüttü.Uygulanan projeleri arasında Evidea Yerleşmesi (Emre Arolat ve Nevzat Sayın ile), Şehrizar Konakları (Nevzat Sayın ve Han Tümertekin ile), Masumiyet Müzesi, Okur Yalısı restorasyonu, Karaca Mağazaları kurumsal mekan tasarımı ve Osmanlı Bankası Müzesi yer aldı.

Ayrıca Viyana, Chicago – Metropol ve Mimarlık, Paris–Berlin – Metropol ve Mimarlık IV ve Mimarın Soluğu – Peter Zumthor Mimarlığı Üzerine Denemeler adlı kitapları bulunuyor.2020 yılında Bilgi Üniversitesi’ndeki derslerinin sonlandırılması üzerine TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi bir dayanışma açıklaması yayımladı.

Karara ilişkin ayrıntılı gerekçe kamuoyuna açıklanmadı; süreç, meslek çevrelerinde üniversitelerdeki yapısal dönüşüm ve akademik özerklik tartışmaları kapsamında değerlendirildi.Prof.

Dr.

İhsan Bilgin, 7 Mayıs 2022’de hayatını kaybetti.

Uzun yıllar görev yaptığı Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü, yayımladığı açıklamada Bilgin’i “bölümümüzde uzun yıllar görev yapmış değerli hocamız” sözleriyle andı.Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri