Haber Detayı
İSO Başkanı Erdal Bahçıvan: Avrupa Birliği'ne karşı daha güçlü olmak zorundayız
İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, Gümrük Birliği ve vize konusunda Avrupa Birliği’nin Türkiye karşı yaklaşımına tepki gösterdi. Bahçıvan, “30 yıldır AB ile yaşadığımız nişanlılık dönemi itibarını kaybetti. AB’nin küstah tutumuna karşı mutlaka, iş dünyası, bürokrasi ve hükümet olarak daha güçlü durmalıyız” dedi.
Hamit VAROLİstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan, Avrupa Birliği’nin (AB) Türkiye’ye karşı yaklaşımını ve Gümrük Birliği ile vizeye yönelik tavrını sert bir dille geliştirdi.
Hadımköy-Arnavutköy Sanayici ve İş İnsanları Derneği’nin (HASİAD) iftar programında konuşan Bahçıvan, AB’yi Türkiye’yi karşı izlediği tutumdan dolayı ‘küstah’ olarak nitelendirdi.
AB’deki gidişat ve değişimin çok yakından takip edilmesi gerektiğini dile getiren Bahçıvan, AB’nin içinde yaşadığı krizden kurtulmak için bir takım kararlara imza attığını, bunun da Türkiye’ye etkileri olduğunu söyledi.İmzalanan Gümrük Birliği anlaşması ile AB ile Türkiye arasında 30 yıldır bir nişan dönemi yaşandığını dile getiren Bahçıvan, “Artık bu nişanlılık itibarını kaybetmiş olabilir.
Bu noktada müzakere gücümüzü kullanabilir, fırsatları doğru değerlendirebiliriz.
AB’nin küstah tutumuna karşı mutlaka, iş dünyası, bürokrasi, bakanlar ve hükümet olarak daha güçlü durmak zorundayız” dedi.“Türkiye büyük pazar, kendimizi ezik hissetmeyelim”Dünyaya örnek gösterilen Türk müzakere kültürünün aynı ahenk ve sertlikle AB’ye karşı kullanılması halinde Türkiye’nin elinin daha güçlü olacağını ifade eden Bahçıvan sözlerini şöyle sürdürdü:“Geçmişte ‘AB bizim en büyük pazarımız, bu yüzden fazla kırmayalım’ düşüncesindeydik.
Birliğe üye 27 ülkeye bakıldığında, kendi aralarındaki ihracat dışarıda bırakıldığında Türkiye, AB için önemli bir pazar.
AB’nin en fazla ihracat yaptığı 5’inci ülke Türkiye.
İsviçre ve İngiltere’yi dışarıda bıraktığımız taktirde AB en fazla ihracatı ABD ve Çin’in ardından Türkiye’ye yapıyor.
O yüzden kendimizi ezik hissetmeyelim.”“Kedinin kuyruğu ile oynadığı gibi bizle oynuyorlar”Avrupa’nın büyüklüğünün farkında olduklarını vurgulayan Bahçıvan, dünyanın içinde bulunduğu duruma bakıldığında Türkiye’nin Avrupa’nın siperi, bariyeri, suru ve kapısı olduğuna dikkat çekti.
Bahçıvan, “Dünyada bir göç dalgası yaşanıyor.
Bugün bu dalgının Yunanistan’ın sınır kapısına dayandığında neler olabileceğini Avrupa Birliği bir düşünsün.
Ayrıca Avrupa’da 5 milyona yakın Türk vatandaşı yaşıyor.Her biri AB’nin üreticisi, tüketicisi, bankalardaki tasarruf sahibi” ifadelerini kullandı.
AB’nin Türk iş insanlarına uyguladığı vize politikasını da eleştiren Bahçıvan, “Avrupa’dan makine alacağız.
Makineyi test edecek operatör vize alamıyor.
Fuarlara katılmak, mal almak için vize istediğimizde bizi aylarca bekletiyorlar.
Mallarımız serbestçe AB’ye giriyor, biz vize için bekletiliyoruz.
Kedinin kuyruğu ile oynadığı gibi bizimle oynuyorlar.
AB’nin bunu bize yapmaya hakkı yok” değerlendirmesinde bulundu."Türkiye'ye tek taraflı bakmaya hakları yok"Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a seslenen Bahçıvan şunları söyledi:“Bakanlarımızdan rica ediyorum.
Siz AB ile yapılan müzakerelerde biraz fazla kibar olabiliyorsunuz.
Biz Tahtakale’de Eminönü’nde, Karaköy’de büyüdük.
Bizi de yanınıza alın müzakerelerde bizi de biraz kullanın.
AB ile nasıl konuşulacağı, nasıl mücadele edileceği noktasında bizi de değerlendirin.
Sizin nazik lafınızı asla bozmayız.
Ancak AB’nin Türkiye’ye tek taraflı bakış açısıyla bakmaya hakkı yok.
Aramızda bir Gümrük Birliği sorunu var.
Onun için önümüzdeki dönemde Gümrük Birliği konusunda bizim için mutlaka gözden geçirilmesi gereken bir dönem olacak.”“Dünyadaki değişimi kaçırmayalım”Dünyada baş döndürücü teknolojik bir değişim yaşandığına dikkat çeken İSO Başkanı Bahçıvan, Türkiye’nin de bu konuda geri kalmaması gerektiğini dile getirdi.
Bahçıvan, “Şu anda Türkiye olarak stresli bir dönemden geçiyoruz.
Bir tarafından enflasyon mücadele sürecindeki zorluklarla mücadele ederken, diğer taraftan dünyadaki değişimin yaptığımız işlere verdiği olumlu ve olumsuz katkıları yakından takip ediyoruz.Bir taraftan enflasyon sorununun çözümüne dönük politikalara odaklanmışken, dünyadaki değişimi bazen kaçırabiliyoruz.
Benim iş dünyasından talebim, hangi sektör olursa olsun, pazarlarımız, rakiplerimiz ne boyutta değişse de dünyadaki değişimi kaçırmayalım” değerlendirmesi yaptı.