Haber Detayı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Finansal piyasalar açısından 2026 yılı iyi geçecek
Ekonomi ekonomim.com
28/02/2026 00:00 (1 saat önce)

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Finansal piyasalar açısından 2026 yılı iyi geçecek

Özel sektör ve vatandaşlara yönelik mesaj veren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, finansal göstergelerdeki iyileşmeye dikkat çekti. Enflasyonla mücadelede kararlı olduklarını ve risklerin gerilediğini belirten Yılmaz, “Finansal piyasalar açısından 2026 yılının iyi olacağını söyleyebilirim. Politikalarımızı kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz ve kalıcı sosyal refahı sağlayacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) tarafından düzenlenen Geleneksel İftar Programı’nda iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi.

Programda küresel ekonomideki dönüşüm sürecini ve Türkiye’nin makroekonomik görünümünü değerlendiren Yılmaz, büyümenin dünya ortalamasının üzerinde seyrettiğini söyledi.

Finansal risklerin gerilediğini belirten Yılmaz, 2026 yılının finansal piyasalar açısından daha olumlu bir yıl olacağını ifade etti.

Dünyadaki güç dağılımının ve ekonomik dengelerin değiştiğini belirten Yılmaz, yeni bir siyasi atmosferin henüz oluşmadığını ifade ederek, “Eski düzen güç kaybediyor ama dünyamızda yeni bir düzen de oluşmuş değil.

Dolayısıyla bir geçiş sürecindeyiz.

En tehlikeli zamanlar da bu geçiş zamanlarıdır.

Bu dönemlerde özellikle ülkelerin iç yapılarını, iç bünyelerini güçlü tutmaları, iç cephelerini güçlendirmeleri, birlik beraberliklerini, dayanışmalarını kuvvetlendirmeleri her zamankinden daha önemlidir” diye konuştu.

Yıl geneli büyüme tahmini 3,5 seviyesinde Enflasyonla mücadelede kararlı olduklarını vurgulayan Yılmaz, “Geçen yıl, henüz son çeyrek çıkmadığı için yine tahminen söylemek durumundayız, ilk üç çeyrekte 3,7 büyüme kaydettik.

Ekonomimiz dünya ortalamasının üstünde.

Hem don hem kuraklık yaşadığımız tarımın, enflasyonu gıda fiyatları kanalıyla olumsuz etkilediği bir yıl olmasına rağmen ilk üç çeyrekte 3,7 büyüdük.

Yıl genelinde de 3,5 civarı bir büyüme olacağını tahmin ediyoruz.

Şu anda mal ve hizmet ihracatımız 396 milyar dolara geldi. 2025'te ekonomik büyüklüğümüz ise -tahmini olarak söylüyorum- ilk defa 1,5 trilyon doları aşmış oldu.

Bu büyüklüklerimizle dünyanın 16. büyük ekonomisiyiz.

İnşallah kamusuyla özeliyle hep birlikte daha güçlü olacağız” dedi.

Deprem harcamalarını rağmen borçluluk düzeyi düşük Bu yılın finansal piyasalar, özel sektör ve vatandaşlar için daha iyi bir yıl olacağını söyleyen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Finansal piyasalar açısından da 2026 yılının iyi olacağını söyleyebilirim.

Finansal risklerimizi oldukça aşağıya düşürmüş durumdayız.

Cari açığımız yüzde 1,6 oldu.

Bütçe açığımız son tahminlerimize göre yüzde 2,9 civarında.

Avrupa'yla mukayese ederseniz çok çok iyi bir noktadayız. 90 milyar doların üzerinde depreme ekstra harcama yaptığımız halde bütçemizi yine disiplinli bir şekilde sürdürüyoruz.

Bu sene artık büyük oranda bu yük omuzlarımızdan kalkmış olacak.

Borçluluk düzeyimiz de buna rağmen oldukça düşük.

Kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 24-25 civarında.

Merkez Bankamızın rezervleri 200 milyar doları aşmış durumda.

CDS risk primimiz bir dönem çok yükselmişti.

Şimdi 200'e yakın bir seviyede seyrediyor.

Cari açığımız düştüğü için dış dünyadan daha az borçlanıyoruz.

Bu konularda kararlı bir şekilde politikalarımızı hayata geçirmeye devam edeceğiz ve kalıcı sosyal refahı sağlayacağız.”  ASKON’dan katılım bankalarına birleşme mesajı Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, Anadolu’nun üretim gücünü ve işletmelerin ticari birikimini Türkiye ekonomisinin merkezine taşıdıklarını ifade etti.

İki kamu katılım bankasının birleşme sürecine ilişkin değerlendirmede bulunan Aydın, şunları söyledi: “Bir süredir iki önemli kamu katılım bankamızın birleşme süreci içerisinde olduğunu biliyoruz.

ASKON'lu üyelerimiz ve faiz hassasiyetini ön plana koyan tüm iş insanlarımızı ilgilendiren önemli bir süreçteyiz.

Faizin ve finansmana erişimin bu denli yüksek ve zor olduğu dönemde yine birleşme neticesinde kısa süreli de olsa bilinmezlik ve katılım finansmanına ulaşmada zorluk yaşanabileceği endişesi bizde hasıl olmuştur.

Biz tabii ki güçlü bir katılım bankacılığını çok önemsiyoruz.

Lakin bu sürecin hemen ve hızlı değil, faizlerin düştüğü, finansmana erişimin kolaylaştığı ve seçim atmosferinin geçtiği bir dönemde gerçekleşmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz.”

İlgili Sitenin Haberleri