Haber Detayı
Demokrasiye, toplumsal yaşama ve ekonomiye büyük darbe: 28 Şubat'ı unutmayacağız!
Türkiye’nin tarihine kara bir leke olarak geçen 28 Şubat ‘postmodern’ darbesinin üzerinden tam 29 yıl geçti. Seçilmiş hükümetin vesayet gölgesinde bırakıldığı ve irtica bahanesiyle başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının elinden alındığı 28 Şubat süreci, ekonomi başta olmak üzere benzeri görülmemiş zararlara yol açtı. Dönemin sembol ismi Merve Kavakçı, "Darbeci zihniyet hâlâ aramızda" diyerek kritik bir uyarı yaptı.
Milletin seçtiği Refah-Yol hükümetine yönelik 1997'de gerçekleştirilen 28 Şubat postmodern darbesinin üstünden 29 yıl geçti. 28 Şubat 1997'de toplanan Milli Güvenlik Kurulu, Türk demokrasi tarihine 'postmodern darbe' olarak geçen bir sürecin kapısını araladı.
Tankların gölgesinde alınan kararlar, brifingler ve bürokratik baskılarla seçilmiş hükümet tasfiye edildi.
Milli Güvenlik Kurulu kararları 'tavsiye' niteliğinde sunuldu; ancak uygulamada hükümet üzerinde bağlayıcı bir baskı aracına dönüştü.
Milletin namlusu millete çevrildi ve Refah-Yol koalisyonu dağıldı.
Başbakan Necmettin Erbakan istifaya zorlandı.
Akabinde parti kapatma ve siyaset yasakları geldi. 8 yıllık kesintisiz eğitim düzenlemesi, katsayı uygulaması ve kamudaki başörtüsü yasağı gibi adımlar, sürecin toplumsal yansımaları oldu.
Akabinde ise büyük bir yıkım baş gösterdi. 28 Şubat, klasik darbe formatından farklı olarak; medya, yargı, bürokrasi ve askeri vesayetin eşzamanlı devreye girdiği çok katmanlı bir müdahale modeli olarak Türk siyasal hayatında yerini aldı.
Necmettin Erbakan'ın Başbakan, DYP Genel Başkanı Tansu Çiller'in ise Başbakan Yardımcısı olarak görev yaptığı Refah-Yol hükümeti, rejim tartışmaları nedeniyle organize bir baskıya maruz bırakıldı.
Hükümet rejim karşıtıymış gibi lanse edildi.
Sincan'da düzenlenen 'Kudüs Gecesi' bahane edilerek tartışmalar daha da alevlendirildi.
Başbakan Erbakan'ın 1 Şubat'ta 'üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakan' kararnameyi Bakanlar Kurulu'nda imzaya açması darbeci zihniyeti harekete geçirdi.
DEMOKRASİYE TANKLI TEHDİT 4 Şubat'ta Sincan'da tankların yürütülmesi, askerin hükümete bir uyarısı olarak değerlendirilirken dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Çevik Bir'in 'Sincan'da demokrasiye balans ayarı yaptık' sözleri hafızalara kazındı.
EKONOMİK YIKIM GETİRDİ 28 Şubat darbesi Türk ekonomisini de çökertti.
Sabah'ın haberine göre TMSF'ye devredilen banka sayısı 1997'den 2001 krizine kadar geçen sürede 20'yi aştı.
Enflasyon, Aralık 1997'de yüzde 99.1'e yükseldi. 28 ŞUBAT'IN AĞIR BİLANÇOSU On binlerce başörtülü öğrenci okullarından uzaklaştırıldı.
Katsayı zulmü ile eğitimde fırsat eşitliği ortadan kaldırıldı.
Faiz giderleri 9,4 kat arttı.
Döviz 5,5 kat arttı. 250 milyar dolarlık ekonomik kayıp. 3 bin 527 öğretmenin görevine son verildi. 4 bin 625 MEB personeli fişlendi.
Subay ve astsubaylar ordudan atıldı.
MİLLİ UNSURLARI TASFİYE EDENLER FETÖ'NÜN ÖNÜNÜ AÇTI!
O dönem sözde irtica iddiasıyla albay rütbesindeyken ordudan ihraç edilen İbrahim Keleş, 'O dönemde 'Dokunulmayan'lar FETÖ'nün adamlarıydı. 28 Şubatçılar, milli unsurları tasfiye ettiği için önü açılan FETÖ'cüler TSK içinde kadrolaştı ve 15 Temmuz yaşandı. 15 Temmuz ihaneti sonrasında yargılanan kişilerin rütbelerine bakıldığında bu gerçek ortaya çıkıyor.' ifadelerini kullandı.
HESAP VERDİLER 103 sanıklı 28 Şubat darbe davası 2013 yılında açıldı.
Çevik Bir, Erol Özkasnak ve Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu14 sanık hakkında müebbet hapis cezası verildi.
DÖNEMİN TANIKLARI KONUŞTU: ELLERİNE FIRSAT GEÇSE BETERİNİ YAPARLAR 28 Şubat'taki vesayet zulmünün mağdurları, özgürlükleri için Erdoğan'ın açtığı yolda yürümeye devam ediyor. 28 Şubatçı zihniyet ise her fırsatta milletin değerlerine saldırıyı sürdürüyor.
AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI LEYLA ŞAHİN USTA: 28 Şubat karanlık ve acımasız bir kıyım.
İnandığı gibi yaşamaya çalışan kararlı Müslümanların kadınerkek demeden haksızlığa uğradığı yıllar olarak hepimizin hafızalarında yer etti.
Türkiye'de laiklik elden gidiyor, irtica tehdidi en büyük tehlike denilerek haklar, hukuk, adalet rafa kaldırıldı.
Askeri vesayetin her alanda tahakküm ettiği bir dönem.
Sadece başörtülü olduğumuz için tüm kapılar yüzümüze kapandı.
Asıl amaç darbeci vesayetçi zihniyetin iktidarını korumak ve gücünü devam ettirmekti.
Hiç acımadılar, hiç umursamadılar, hayatlarımızın üzerinden tanklar ile geçtiler.
BÜYÜKELÇİ DOÇ.
DR.
MERVE KAVAKÇI: 28 Şubat telafisi mümkün olmayan kayıplar verdirdi.
Bir kısım 28 Şubatçılar göçtü gitti, ama yerlerini yenilerine de bıraktı.
Ben 28 Şubatçıların bugünlerde gördüğümüz ramazan alerjili kesimle sınırlı olmadığını düşünenlerdenim.
Laiklik sopasını açıktan gösterenleri bir kenara bırakırsak, kendini demokrat, liberal, özgürlükçü solcu gibi maskeler arkasına gizleyen önemli bir kesimin de olduğunu görüyor, biliyorum.
Pusuda bekleyenler onlar!
Ellerine fırsat geçse 90'larda yaşattıklarının bin beterini yapmaya hazırlar.
Beklemedeler!
GAZETECİ İSMAİL NACAR: 28 Şubat, FETÖ'yü büyüten NATO'cu generallerin teşvikiyle başlatılan postmodern bir darbe girişimiydi.
Ekonomiyi düzeltmek için kolları sıvayan ve Kürt sorununu çözme girişiminde bulunan Başbakan Erbakan'dan İsrail ve ABD lobisi ile içerideki büyük sermaye çevreleri rahatsızdı.
Kudüs gecesi, iftar yemeği, Aczmendiler ve laiklik ise bu operasyonun malzemesiydi.
EMEKLİ ALBAY ARİF ÇELENK: Bugün emperyalistlerin Gazze'de uyguladığı zulüm, 28 Şubat'ta emperyalizmin yerli işbirlikçisi, görünmeyen ama her yerde hissedilen Batı Çalışma Grubu tarafından bu asil milletin evlatlarına uygulandı.
Bir imza ile meslekten koparılanlar...
Bir yafta ile ötekileştirilenler...
Sessiz acılar...
AK PARTİ ANKARA MİLLETVEKİLİ LÜTFİYE SELVA ÇAM: 28 Şubat soğuk savaş sonrası şekillenen küresel düzenle uyumlu bir 'iç dizayn' hamlesiydi.
Süreç manşetler, brifingler, medya kampanyaları ve hukuki düzenlemeler üzerinden zamana yayılan sistematik bir baskı üretti.
Bu sadece bir hükümete değil, milletin kendi emeğiyle yükselme iradesine yönelik müdahaleydi. 2015 yılında TBMM'de başörtüsüyle yemin ettiğim anı hatırladım.
Kaybolan yıllarım gözümün önünden bir film şeridi gibi geçti.
AK PARTİ DÜZCE MİLLETVEKİLİ AYŞE KESİR: 28 Şubat'ta laiklik bahanesiyle kadınlar üzerinden milletin değerlerine düşmanlık yapıldı, millete rağmen elitizm dayatıldı.
CUMHURBAŞKANIMIZ SAYESİNDE EĞİTİMİMİZİ TAMAMLADIK 28 Şubat Öğrenci Derneği Trabzon Temsilcisi Aynur Özdemir: Üniversitede öğrenciyken başörtüsü yasağı çıkarıldı.
Başörtülü öğrencilerin kampüse girişi yasaklandı.
Mobbing uygulandı.
Sınavlara giremedik ve bu yüzden okuldan atıldık.
Cumhurbaşkanımız sayesinde yasaklar kalktı ve üniversite eğitimimi tamamladım. 28 Şubat sürecinde Kahramanmaraş Göksun Devlet Hastanesi'nde görev yapan Ebe Mahiye Geçeli: Başörtüsü yüzünden sürgün edildim.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sayesinde üniversite hayalini gerçekleştirebildim.
Şimdi iki üniversite bitirdim