Haber Detayı

Gençlerin geleceğinde yoksulluğun görünmeyen etkisi: Eşitsizlik hayalleri etkiliyor
Ekonomi ekonomim.com
28/02/2026 12:00 (2 saat önce)

Gençlerin geleceğinde yoksulluğun görünmeyen etkisi: Eşitsizlik hayalleri etkiliyor

Hayal kurmak, gelecekteki ekonomik durumu değiştirebilir mi? İngiltere’de bir kuşağı onlarca yıl izleyen bir araştırmanın sonuçlarına göre, düşük gelirli ailelerden gelen çocukların daha sınırlı hedefler koyabildiklerini, ebeveyn beklentilerininse akademik yeteneklerden daha belirleyici olabildiğini ortaya koydu. Ayrıca, gençlikte belirlenen hedeflerin; gelir, meslek ve mutluluk üzerinde kalıcı etkiler bıraktığı görülürken, hedeflerle gerçekleşenler arasındaki mesafe açıldıkça, psikolojik maliyetin de arttığı ortaya çıktı.

“Tek yapmak gereken hayal kurmak mı?

Kuşaklararası hareketlilik ve gelişimde hedeflerin rolü” (All I Have to Do Is Dream?

The Role of Aspirations in Intergenerational Mobility and Well-being) başlıklı araştırmada, genç yaşta eğitim ve meslek hedeflerine yönelik kurulan hayallerin hem ekonomik konumu hem de yetişkinlikteki mutluluk düzeyini belirleyebildiği ortaya çıktı.

Ancak çalışma, yüksek hedeflerin her zaman yüksek mutluluk anlamına gelmediğini de gösterdi.

İngiltere’de 1958 doğumlu bir kuşağı uzun yıllar boyunca izleyen araştırmanın sonuçlarına göre, sosyal hareketlilik (sosyoekonomik gruplar arası değişimler) yalnızca gelir, eğitim ve yetenekle açıklanamazken, hedefler de belirleyici rol oynuyor. “Eşitsizlik” hayallerde başlıyor Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, “hedeflerdeki eşitsizlik” oluyor.

Düşük gelirli ailelerden gelen çocuklar, eğitim ve meslek hedeflerini belirgin bir biçimde daha düşük seviyede tutuyor.

Sosyal sınıf farkı yalnızca gelirde değil, “gelecek beklentilerinde” de görülüyor.

Anne ve babaların çocukları için kurduğu gelecek hayalleri de çocukların hedeflerini belirlemede en güçlü unsurlardan biri oluyor.

Anne babanın beklenti seviyesi, çocuğun akademik yeteneğinden daha çok belirleyici oluyor.

Bu durum, sosyal geçişkenliğin daha başlangıç aşamasında sınırlanabileceğinin bir göstergesi olarak görülüyor.

Hedef, motivasyon yaratıyor Çalışma, yüksek hedeflerin yüksek sonuçlara destek olduğunu da ortaya koyarken, daha erken yaşta, daha yüksek eğitim ve meslek statüsü hedefleyen bireylerin, ilerleyen yıllarda gerçekten bu konumlara ulaşabildiği görülüyor.

Bu ilişki, aile geliri ya da yeteneklerle açıklanamazken, hedef koymanın, çaba düzeyini ve yatırım kararlarını etkileyen ayrı bir motivasyon oluşturduğu görülüyor.

Diğer bir deyişle, hayal kurmak, ekonomik sonuçlar üzerinde ölçülebilir bir etkiye sahip olabiliyor.

Ulaşılamayan hedeflerin bedeli Öte yandan madalyonun bir de diğer yüzü var.

Gençlikte belirlenen hedeflerle yetişkinlikte ulaşılan sonuçlar arasındaki fark büyüdükçe, yaşam memnuniyeti azalıyor.

Özellikle meslekte hedeflerine ulaşamayan bireylerin ruh sağlığı daha zayıf oluyor.

Bu durumda da yüksek hedefler her koşulda faydalı olmayabiliyor.

Hedefle gerçeklik arasındaki fark, hayal kırıklığı da yaratabiliyor.

Sosyal geçişkenlik Araştırmaya göre, sosyal konum yalnızca maddi imkânlarla değil, zihinsel ufukla ya da vizyonla da şekilleniyor.

Hayaller, motive edici bir güç olabilirken, toplumsal yapı o hayalleri desteklemediğinde, psikolojik maliyet de yıpratıcı sonuçlar oluşturabiliyor.

Çalışma, sosyal politika tartışmalarında yalnızca gelir eşitsizliğine değil, fırsat algısı ve beklenti oluşumuna da odaklanılması gerektiğini gösterirken, eşitsizliğin hayalleri sınırlamasının etkilerine dikkat çekiyor.  

İlgili Sitenin Haberleri