Haber Detayı
Kassam'dan İran açıklaması: Filistin'i desteklediği için hedef alındı
Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugayları, İran’a yönelik ABD-israil saldırılarını kınayarak Tahran’la tam dayanışma ilan etti; saldırının yalnızca İran’a değil tüm İslam dünyasına yönelik olduğunu belirtti.
Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, İran’a yönelik ABD ve israil saldırılarına ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayarak Tahran yönetimiyle “tam dayanışma” içinde olduklarını duyurdu.
Açıklamada saldırının yalnızca İran’ı değil, tüm İslam dünyasını hedef aldığı belirtti.
Kassam Tugayları, İran’ın Filistin’e ve direniş hareketlerine verdiği desteğin saldırıların temel nedeni olduğunu belirtti.
İran halkına yönelik saldırıları kınadı ve hayatını kaybedenler için taziye mesajı yayımladı.
Açıklamada ayrıca İran’ın saldırılara verdiği askeri karşılık “Gerçek Vaat 4” operasyonu kapsamında değerlendirilerek desteklendiği ifade edildi.
İran Silahlı Kuvvetleri ve Devrim Muhafızları’nın saldırılara karşılık verecek kapasiteye sahip olduğu belirtilen açıklamada, israilin Gazze’de iki yıl boyunca direnişi kıramadığı hatırlatılarak İran’ın da teslim olmayacağı iddia edildi.
Kassam, söz konusu saldırıyı “İslam ümmetinin egemenliğine ve onuruna yönelik bir ihlal” olarak nitelendirirken, bölge halklarını İran’la dayanışmaya ve ABD ile israil politikalarına karşı ortak tutum almaya çağırdı.
Açıklamada ayrıca, Gazze’de başlayan çatışmaların ardından Filistin’i destekleyen aktörleri hedef alan geniş çaplı bir baskı süreci yürütüldüğü belirtildi.
Kassam Tugayları, bölgede yaşanan gerilimin devam edebileceği uyarısında bulunarak, İsrail’e karşı mücadelenin süreceğini ve gelişmelerin yeni çatışma dalgalarına yol açabileceğini savundu.
Açıklamada şöyle denildi; Siyonist düşman, bölgemizdeki azgınlığını ve vahşetini kimseyi umursamadan sürdürmekte, suçlarının ve Filistin’e ile Arap ve İslam ülkelerine yönelik saldırılarının başlıca hamisi olan Amerika’nın desteğine güvenmektedir.
Bu saldırganlığın yeni bir perdesinde, İslam Cumhuriyeti İran; siyonist-Amerikan suç niteliğindeki bir saldırıya maruz kalmaktadır.
Bu saldırı, siyonist düşmanın Gazze’de gerçekleştirdiği soykırımın ve son iki yıl içinde Lübnan, Yemen, İran, Katar ve diğer ülkelere yönelik saldırılar zincirinin devamı niteliğindedir.
Bizler Şehid İzzeddin el-Kassam Tugayları olarak, İran’a ve halkına yönelik bu suç saldırısı karşısında aşağıdakileri vurguluyoruz: Birincisi: İslam Cumhuriyeti ve aziz halkıyla tam dayanışma içinde olduğumuzu ilan ediyoruz.
Bu saldırının temel sebebinin, İran’ın Filistin’e ve direnişine verdiği destek ile siyonistlere ve onların destekçilerine karşı açık ve net duruşu olduğunu defalarca ifade ettik ve yine ediyoruz.
Şehitlerini rahmetle anıyor, yaralılarına Allah’tan şifa diliyor, İran’ı ve halkını her türlü kötülükten korumasını temenni ediyoruz.
İkincisi: “Gerçek Vaat 4” operasyonu kapsamında İran’ın siyonist-Amerikan saldırganlığına verdiği karşılığı tebrik ediyor; İran Silahlı Kuvvetleri’ne ve kahraman Devrim Muhafızları’na tam güven duyduğumuzu ifade ediyoruz.
Onların saldırganlarla mücadele etme kararlılığına, ağır kayıplar verdirecek ve caydırıcı dersler öğretecek güçte olduklarına inanıyoruz.
Gazze halkının iradesini iki yıl boyunca kıramayan bu kırılgan düşman, Allah’ın izniyle İslam Cumhuriyeti’ni ve büyük İran halkını da boyun eğdiremeyecek ve başarısızlığa uğrayacaktır.
Üçüncüsü: Bu Nazi nitelikli saldırı, İslam ümmetinin tamamına yönelik bir saldırı ve onun egemenliği ile onurunun ihlalidir.
Ümmet halklarını İran halkının yanında durmaya ve siyonist ile Amerikan politikalara karşı öfkeyle harekete geçmeye çağırıyoruz.
İran bugün ümmet için ileri bir savunma hattı oluşturmaktadır.
Eğer düşman ümmetin savunma hatlarını kırmayı başarırsa, herkes sırasının gelmesini beklemelidir; çünkü onların gözünde hepimiz düşmanız ve “Büyük İsrail” hayali sizlerden uzak değildir.
Dördüncüsü: Siyonistler ve destekçileri, “Aksa Tufanı” operasyonundan bu yana süren saldırılarıyla Filistin’i ve direnişini destekleyen herkesten intikam almak ve Filistin’e destek vermeyi düşünen herkesi caydırmak istemiştir.
Ancak planları Allah’ın yardımıyla tersine dönecektir.
Ümmetin siyonistlerle mücadelesi, onların Filistin’den tamamen yok oluşuna kadar sürecektir.
Bu siyonist kibir, belki de yeni “tufan” dalgalarını tetikleyerek bu geçici varlığın kaçınılmaz sonunu daha da yaklaştıracaktır.