Haber Detayı

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, İstanbul'da partisinin İl Teşkilatı İftar Programı'nda ko...
Politika haberler.com
28/02/2026 21:56 (3 saat önce)

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, İstanbul'da partisinin İl Teşkilatı İftar Programı'nda ko...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran'a yönelik İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun kışkırtmalarıyla başlayan Amerika-İsrail saldırılarından derin üzüntü ve endişe duyduklarını belirterek, "İran'ın egemenliğini açıkça ihlal etme yanında dost ve kardeş İran halkının huzuruna kasteden...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran'a yönelik İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun kışkırtmalarıyla başlayan Amerika-İsrail saldırılarından derin üzüntü ve endişe duyduklarını belirterek, "İran'ın egemenliğini açıkça ihlal etme yanında dost ve kardeş İran halkının huzuruna kasteden sabahki saldırıları esefle karşılıyoruz.

Aynı şekilde, her ne sebeple olursa olsun Körfez'deki kardeş ülkelerimize yönelik İran'ın füze ve dron saldırılarını da kabul edilemez buluyoruz." dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Başkanlığınca Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi Hangar İstanbul'da düzenlenen İl Teşkilatı İftar Programı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye olarak bu mübarek günlerde bölgede ve İslam dünyasında huzur, barış ve istikrar ortamının hakim olması için çalıştıklarını ifade etti.ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına değinen Erdoğan, şunları söyledi:"Komşumuz İran'a yönelik Netanyahu'nun kışkırtmalarıyla başlayan Amerika-İsrail saldırılarından derin üzüntü ve endişe duyuyoruz.

Malumunuz, uzun bir süredir anlaşmazlıkların diyalog yoluyla müzakere masasında çözülmesi için çok ciddi emek verdik.

Özellikle bu süre içerisinde Sayın Trump'la ve Sayın Pezeşkiyan'la telefonda görüşmeler yaptım.

Bölgemizdeki başka ülkeler de aynı şekilde ellerinden geleni yaptı.

Ancak hem taraflar arasındaki güven bunalımı aşılamadı hem de İsrail'in süreci zehirleme çabaları devam ettiği için istenen netice alınamadı.

İran'ın egemenliğini açıkça ihlal etme yanında dost ve kardeş İran halkının huzuruna kasteden sabahki saldırıları esefle karşılıyoruz.

Aynı şekilde, her ne sebeple olursa olsun Körfez'deki kardeş ülkelerimize yönelik İran'ın füze ve dron saldırılarını da kabul edilemez buluyoruz.

Sağduyu ve aklıselim hakim olmaz, diplomasiye alan açılmazsa bölgemiz bir ateş çemberine sürüklenme riskiyle karşı karşıyadır.

Buna izin verilmemelidir.

Savaşın daha da büyümemesi, daha fazla kanın akmaması, -Allah korusun- bölgemizin daha büyük acıları yaşamaması için başta İslam dünyası olmak üzere tüm aktörlerin acilen harekete geçmesi gerekiyor.

Biz Türkiye olarak ilk günden beri olduğu gibi sorunların suhuletle çözümü noktasında üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz ve yapacağız."Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sabahtan itibaren gerek Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın gerek MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın gerekse tüm ilgililerin muhataplarıyla yoğun temas halinde olduklarını aktararak, "Biz de gelişmeleri anbean takip ediyoruz.

Hudut güvenliğimiz ve hava sahamız açısından zaten bir sorunumuz yok.

Askerimiz, jandarmamız, polisimiz ve istihbaratımız her türlü tedbiri en üst seviyede alıyor.

Ülkemizin ve milletimizin güvenliğini önceleyen bir politikayla inşallah bu hassas süreci başarıyla yöneteceğiz.

Eş zamanlı olarak önce ateşkesin tesisi, ardından da müzakere masasına dönülmesi için diplomatik çabalarımızı hızlandıracağız.

Bu zor günleri aşana kadar devlet ve millet olarak bölgedeki tüm kardeş halkların yanında olmaya devam edeceğiz." diye konuştu."28 Şubat müdahalesi, 27 Mayıs'ın, 12 Mart'ın, 12 Eylül'ün yeni bir halkasıdır"Türk siyasi tarihinin "en kara günlerinden" 28 Şubat müdahalesinin 29. yıl dönümü olduğunu anımsatan Erdoğan, "Demokrasimizin kalbine zehirli bir hançer misali saplanan 28 Şubat post modern darbesinin üzerinden tam 29 sene geçti.

Öncelikle bir noktayı burada dikkatinize sunmakta fayda görüyorum.

Post modern darbe olarak nitelenen 28 Şubat müdahalesi, 27 Mayıs'ın, 12 Mart'ın, 12 Eylül'ün yeni bir halkasıdır.

Darbeler silsilesinin devamıdır.

Aynı halk düşmanı zihniyetin, aynı mütekebbir ideolojinin eseridir.

Öne sürülen bahaneler ve kullanılan araçlar değişse de daha önceki tüm darbelerde olduğu gibi hedef değişmemiş, hedef milletin iradesi ve milletin tercihi olmuştur." ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Şubat'ın geride devasa bir enkaz yığını bıraktığını, hem ekonomik hem sosyal hem de bireysel ciddi travmalara yol açtığını vurgulayarak, şunları kaydetti:"Bilhassa, Türk demokrasisi ve Türkiye ekonomisi telafisi yıllar sürecek çok ağır yaralar almıştır.

Yapılan hesaplamalar 28 Şubat müdahalesinin Türkiye'yi 381 milyar dolar zarara uğrattığını ortaya koyuyor.

Bununla birlikte yüz binlerce insanımız inançlarından, görüşlerinden, dış görünüşlerinden dolayı mağdur edildi. 28 Şubat özellikle kadınların ve kız çocuklarının hayatında gerçekten travmatik izler bıraktı.

Üniversite kapılarındaki ikna odalarında başörtülü öğrencilere psikolojik şiddet uygulandı.

Bu kardeşlerimiz okullara alınmadı, binlercesi eğitimini yarım bırakmak zorunda kaldı.

Katsayı uygulaması ve 8 yıllık kesintisiz eğitim dayatmasıyla imam hatip okulları ve meslek liselerinin önü kesildi."Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:"Partilerimizi kapatarak bize 'Siyaset yapamazsınız.' dediler.

Uyduruk yargı kararlarıyla bizi siyasetten tasfiye etmeye çalıştılar.

Hatta çıktılar, utanmadan 'Muhtar bile olamazsınız.' dediler.

Önümüze duvar ördüler, engel çıkardılar.

Bizi engellemek, bizi millete hizmet yolundan alıkoymak için her türlü hukuksuzluğu sergilediler.

Ama biz bunların hiçbirine boyun eğmedik, karamsarlığa kapılmadık, ümitsizliğe düşmedik.

Asla yeis içinde olmadık.

Allah'a dayandık, sa'ye sarıldık, hikmete ram olduk. 'Yol varsa budur, bilmiyoruz başka çıkar yol.' dedik.

Birbirimize daha sıkı kenetlenerek, saflarımızı daha da sıklaştırarak, sabır, tahammül ve imanla bize, aziz milletimize ve siyasi görüşlerimize yönelik saldırıları tek tek bertaraf ettik. 28 Şubat döneminde işinden atılan veya istifaya zorlanan kardeşlerimizin haklarını kendilerine iade ettik.

Başörtüsüne yönelik keyfi uygulamalara ve anlamsız yasaklara son verdik. 28 Şubat'ın faillerini Türk adaletine teslim ederek millete ve demokrasiye karşı işledikleri suçlardan ötürü yargılanmalarını sağladık.

En son 15 Temmuz sonrasında 28 Şubat'a en büyük desteği veren FETÖ'yü de tasfiye ederek 28 Şubatçıların önünü açtığı, palazlandırdığı, daha sonra milletin başına musallat ettiği bir beladan milletimizi kurtardık."(Sürecek)

İlgili Sitenin Haberleri